Kastamonu Cumhuriyet Meydanı’nda kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde “alın terinin, hakkın ve adaletin sesi yükseldiğini” belirten CHP Grup Başkanvekili Serkan Mütevelli, Belediye Başkanı Hasan Baltacı’nın meydandaki konuşmasının kapsayıcı ve birleştirici olduğunu söyledi.

Mütevelli, 1 Mayıs’ta meydanda verilen birlik ve dayanışma mesajının hedef alındığını ifade ederek şöyle konuştu:

"Geçtiğimiz hafta 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladık. Meydanlarda alın terinin, hakkın ve adaletin sesi yükseldi. Tüm dünyada olduğu gibi Kastamonu Cumhuriyet Meydanı’nda da işçilerimiz, emekçilerimiz, sendikalarımız ve vatandaşlarımız bir araya geldi; taleplerini dile getirdi, dayanışmalarını büyüttü.

O meydanda Belediye Başkanımız Sayın Hasan Baltacı da bir konuşma yaptı. Emeğin yalnız olmadığını, mücadelenin ancak birlikte verildiğinde anlam kazandığını ifade etti. “Kimseyi geride bırakmayacağız, omuz omuza olacağız” diyerek emek mücadelesinin birlikte büyüyeceğini vurguladı. En önemlisi de emek mücadelesiyle adalet mücadelesinin ayrılmaz bir bütün olduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koydu.

Buradan bir kez daha, başta belediyemizde çalışan işçi kardeşlerimiz olmak üzere tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.

Sayın Başkanım, değerli meclis üyeleri; Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Şube Başkanı, Belediye Başkanımız Sayın Hasan Baltacı’nın bu kapsayıcı ve birleştirici konuşmasını eleştirmiş, meydanda verilen birlik ve dayanışma mesajını hedef almıştır.

1 Mayıs; emeğin, alın terinin ve dayanışmanın günüdür. Bugünün gerçek sahibi, meydanları dolduran, hakkını arayan emekçilerdir. Emeği savunmak sadece söz söylemekle olmaz. Emeği savunmak; duruşla, hayatla ve temsil edilen anlayışla ölçülür.

Bugün emek adına söz söyleyenlerin, temsil ettikleri yapının uygulamalarına da bakmak gerekir. Bir sendika genel başkanının, üyelerine sosyal konut vaadiyle TOKİ’den Kuşadası’nda aldığı arazi üzerine 1300 adet lüks villa yaptırdığı iddiası hâlâ kamuoyunun gündemindedir.

Şimdi sormak istiyorum: Emeği savunmak, emekçinin hayalini ayrıcalıklı projelere dönüştürmek midir? Bu çelişki ortadayken, 1 Mayıs Meydanı’nda verilen birlik ve dayanışma mesajını hedef almak, en hafif tabiriyle samimiyet sorgulamasını da beraberinde getirir.

Bugün yapılan bu tür açıklamalar ne emeğe katkı sunar ne de adaleti büyütür. Aksine, emekçinin birliğini zayıflatır; ortak mücadeleyi parçalamaya hizmet eder.

Şunu herkes çok iyi bilmelidir: Emek mücadelesiyle adalet mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Biri olmadan diğeri eksiktir. Adalet yoksa emek sömürülür; emek yoksa adalet anlamını yitirir. Bu gerçeği görmezden gelenler, emekçinin yanında değil karşısında durmaktadır.

Hep söylediğimiz gibi siyaset, öncelik belirleme işidir; taraf olma işidir. Bizim tarafımız meydanlardır, emekçilerdir, haktır, hukuktur, adalettir.

Biz emeği de adaleti de birlikte savunmaya devam edeceğiz. Bu mücadeleyi bölmeye çalışanlara rağmen birlikte, omuz omuza kazanacağız"

NAMLI: “KONU BELEDİYE KÜRSÜSÜNE TAŞINMAMALIYDI

Mütevelli’nin sözlerinin ardından AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı, 1 Mayıs Emekçi Bayramı’nda konunun belediye kürsüsüne taşınmasını uygun bulmadığını belirtti. Namlı, sosyal medya üzerinden yapılan bir açıklamaya yine sosyal medya üzerinden yanıt verilebileceğini ifade etti.

Namlı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"1 Mayıs Emekçi Bayramı’nda konunun kürsüye taşınmasını uygun bulmuyorum. Sosyal medya üzerinden yapılan bir açıklamaya, siz de uygun bir şekilde sosyal medya üzerinden yanıt verseydiniz daha iyi olurdu. Belediye kürsüsünde yapmasaydınız daha iyiydi.

Madem yaptınız, ben de bu konuda düşüncelerimi söyleyeyim. Siz orada “adaletmiş”, “Silivri’ye selam” falan o tip konulara girmeyecektiniz. Sadece emekçinin bayramını kutlasaydınız hiçbir sıkıntı olmayacaktı.

Ben de bu arkadaşımızla görüştüm. Açıklamasında zaten söylediği konu da odur. “İşçi hakkı, emek” diyorsunuz ama acaba siz belediyedeki işçilerin hakkını veriyor musunuz? Belediyede gerçekten mobbing yapılanlar var mı? Çünkü çok şikâyet geliyor"

BALTACI: “NEYİ SÖYLEYİP SÖYLEMEYECEĞİMİZİ BU ÜLKENİN İHTİYAÇLARI BELİRLER”

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı’nın eleştirilerine yanıt veren Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, 1 Mayıs etkinliklerine her zaman katıldıklarını belirterek, siyasi mücadelelerinin temelinde emek ve adalet mücadelesinin bulunduğunu söyledi.

Baltacı, emek ve adalet mücadelesini birbirinden ayrı görmediklerini vurgulayarak şunları söyledi:

“1 Mayıs’ta biz, işçi sınıfının, emekçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününe kendimizi bildik bileli her seferinde katılırız. Orada da ifade ettim; siyasi mücadelemizin esasında emeğin ve adaletin mücadelesi vardır. Bu iki mücadeleyi biz birbirinden ayrı görmeyiz.

Uzunca süredir yürüdüğümüz yollar, yaptığımız işlerin tamamı; emeğin hak ettiği değeri bulması ve bu ülkenin adaletli bir şekilde yönetilmesi mücadelesinden başka bir şey değildir.”

Namlı’nın “Keşke şunları söyleseydiniz, keşke bunları söylemeseydiniz” sözlerine yanıt veren Baltacı, sendikacılık anlayışı üzerinden değerlendirme yaptı.

Başkan Baltacı, şöyle devam etti:

“Az önce Sayın Grup Başkanvekili Ahmet Namlı, ‘Keşke şunları söyleseydiniz, keşke bunları söylemeseydiniz’ gibi bir şey ifade etti. Şimdi, bu ülkede sendikacılık üzerinden anlatayım size: İki tip sendika vardır. Birisine iktidar sınırlarını çizer, ‘Bunları söyleyeceksin, bunları söylemeyeceksin’ der. Birisine de işçiler yol gösterir, ‘Benim taleplerimi söyleyeceksin’ der.

Şimdi bir sendika başkanının ya da bir başkasının bize neyi söyleyip söylemeyeceğimizi söylemesi haddi değildir arkadaşlar. Bu ülkede adalet mücadelesinin, her şeyden önce adı Adalet ve Kalkınma olan bir parti tarafından savunulması gerekirken, 24 yılın sonunda bu ülke her alanda adalet arar duruma geldi.

Dolayısıyla biz kürsüye çıktığımızda neyi söyleyip söylemeyeceğimizi bu ülkenin ihtiyaçları belirler. Bize hiç kimse dayatamaz. Sendikacılık adına, iktidarın emekçilerin başına diktiği gardiyanlık görevini yapanlar, bize işçilerin ve emekçilerin mücadelesini öğretemezler.

İktidarın arka bahçesi durumuna gelmekten çıkıp, bir an önce o işçilerle, emekçilerle kol kola girmelerini kendilerine tavsiye ederim. Çünkü bugünler de gelip geçecek. Esasında sendikal mücadele her zaman iktidara karşı yapılmıştır.”

“MOBBİNG YA DA BASKI VARSA İSİM VEREREK KONUŞUN”

Kastamonu Belediyesi’nde işçilerin hakları ve mobbing iddialarıyla ilgili de konuşan Baltacı, somut iddiası olanların isim vererek konuşması gerektiğini söyledi. Göreve geldiklerinde mali disiplin, organizasyon ve kurumsallaşmayı sağlama hedefi koyduklarını belirten Baltacı, belediyede çalışma düzeninin değiştiğini ifade etti.

Baltacı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bir diğer mesele; Kastamonu Belediyesi’nde işçilerin haklarını veriyor muyuz, vermiyor muyuz? Vermediğimizi ispat ediyorsanız burada mutlaka konuşmanız lazım arkadaşlar. Mobbing ya da başka baskı unsurları varsa isim vererek konuşursanız, biz de isim vererek burada mutlaka cevap veririz.

Biz Kastamonu Belediyesi’nde görevi devraldığımızda iki şeyi üstüne basa basa söyledik. Bir; burada mali disiplini sağlayacağız. İki; organizasyonu ve kurumsallaşmayı sağlayacağız dedik. Bizden önceki dönemlerde yapılamayan kurumsal kapasiteyi artıracağımızı söylemiştik ve geldiğimiz noktada artırdığımızı görüyoruz.

Bundan rahatsız olan varsa, özellikle çalışanların içerisinde bundan rahatsız olan varsa, lütfen isim isim verirseniz çok memnun olurum. Bu belediye, eş dost, arkadaş referansıyla işe girip birilerinin oturup birilerinin çalıştığı bir belediye olmaktan çıkmıştır.”

“Burası, 1200 personelin 8 saat boyunca bütün kapasitesiyle çalışacağı bir yerdir” diyen Baltacı, belediyenin en önemli kaynağının personel olduğunu belirtti.

Başkan Baltacı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Öyle üç beş tane gariban çalışacak, birkaç tanesi ‘Benim amcam var, dayım var’ diye burada oturacak; böyle bir yer değildir burası. Burası, 1200 personelin 8 saat boyunca bütün kapasitesiyle çalışacağı bir yerdir. Çünkü bizim bütçemizdeki en önemli kaynağımız aslında personelimizdir. Personelin alın teriyle burası ayakta duruyor. Onların alın teriyle biz Yuvamız Kastamonu’ya hizmet ediyoruz.

Şikâyetçi olan varsa burada ismiyle birlikte anlatırsa çok mutlu olurum. Ama şunu söyleyeyim: Bu işten memnun olan yüzlerce çalışanımız var. Daha önceki dönemlerde birilerinin eşi dostu diye göz yumulanların aksine, artık herkes çalışıyor arkadaşlar. Bu belediyede herkes çalışacak.”

“SINIR YÜZDE 40’A KADARSA, ÇALIŞANLARIMIZA FEDA OLSUN”

Konuşmasının son bölümünde belediye çalışanlarının ekonomik haklarına değinen Baltacı, personel giderlerinde yasal sınır bulunduğunu hatırlattı. Bütçenin yüzde 40’ından fazlasının personel gideri olarak ayrılamayacağını belirten Baltacı, belediye imkânları ölçüsünde çalışanlarla paylaşım yapmaya gayret ettiklerini söyledi.

Baltacı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

AK Parti ve CHP arasında “çizgi” restleşmesi
AK Parti ve CHP arasında “çizgi” restleşmesi
İçeriği Görüntüle

“İşçilerin haklarını vermeye gelince; bu konuda iktidarımızın pek iyi bir karnesi olmadığını sizlere hatırlatmak isterim. Bu ülkede emekli maaşları 20 bin TL, asgari ücret 28 bin TL. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamı yüzde 4 oldu. Asgari ücretin 5 bin lirası eridi, 23 bin TL’ye düştü.

Ama biz bütçemizin yettiği ölçüde bunu özellikle belediyemizin çalışanlarıyla paylaşmaya gayret ediyoruz. Ancak yasada şöyle bir sınır var: Belediyenin bütçesinin yüzde 40’ından daha fazlası personel gideri olarak ayrılamaz. Yani bizim bir sınırımız var, yüzde 40’ı geçemeyiz.

Sınırlar yüzde 40’a kadarsa, bu belediyenin çalışanlarına feda olsun. Ben buradan 1200 çalışanımızın hepsine emekleri ve gayretleri için teşekkür ediyorum.

Bizden önce görev almayan, görev verilmeyen personel de vardı. Biz onlara da inandık, güvendik, görev de verdik. Sağ olsunlar, onlar da ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar.

Yine bu konuda herhangi bir şikâyeti olan varsa, birim birim, isim isim burada konuşursa biz de ne olduğunu sizlerle paylaşırız.”

Muhabir: Banu Kebecioğlu