Baro tarafından yapılan açıklamada, Atlas Çağlayan’ın hunharca katledilmesinin derin bir üzüntü yarattığı belirtilerek, “Şiddetin, kabadayılığın ve tehditkâr dilin özendirildiği; hukukun, emeğin ve insan hayatının değersizleştirildiği bir iklim oluşturulmaktadır. Bu ortamda şiddetin sokağa taşması ne yazık ki kaçınılmaz hâle gelmektedir” denildi.

‘Anne Kart’ uygulaması tam not aldı!
‘Anne Kart’ uygulaması tam not aldı!
İçeriği Görüntüle

Açıklamada özellikle sosyal medya içeriklerine ve görsel yayınlara dikkat çekilerek, televizyon dizileri ve dijital platformlarda suçun romantize edildiği, zorbalığın ve şiddetin gençler üzerinde yıkıcı etki oluşturduğu ifade edildi. Failin değil çoğu zaman mağdurun görünmez kılındığı bu içeriklerin, çocukları ve gençleri olumsuz etkilediği kaydedildi.

"Atlas’ın adı bir istatistik değil, vicdan çağrısı olmalıdır

Baro açıklamasında, Atlas Çağlayan’ın yaşam hakkının elinden alınmasının, denetimsiz ve sorumsuz kültürel ortamın en ağır bedellerinden biri olduğu vurgulandı. “Atlas Çağlayan’ın adı, bir istatistik olarak değil; toplumsal sorumluluğun ve hukuki vicdanın hatırlatıcısı olarak yaşamalıdır” ifadelerine yer verildi.

Kastamonu Barosu ayrıca çözüm önerilerini de sıraladı. Buna göre;

– Şiddeti ve suçu özendiren sosyal medya içeriklerine karşı etkin denetim mekanizmalarının işletilmesi,

– Televizyon ve dijital yayınlarda çocukları ve gençleri koruyacak sorumlu yayıncılık anlayışının zorunlu hale getirilmesi,

– Eğitim, medya ve hukuk politikalarının yaşam hakkı merkezli olarak yeniden ele alınması gerektiği belirtildi.

“Cezasızlık algısı yeni mağduriyetlerin önünü açar

Açıklamanın son bölümünde ise kamuoyunda tartışılan af ve infaz düzenlemelerine de dikkat çekildi. Ağır şiddet suçlarında cezasızlık algısı oluşturabilecek düzenlemelerin hukukun caydırıcılığını zayıflattığı belirtilerek, “Failin yaşı veya başka gerekçelerle adalet duygusunun örselenmesi, yeni mağduriyetlerin önünü açmaktadır” denildi.

Muhabir: Serkan Kebecioğlu