BENLİ SULTAN
Benli Sultan Hazretleri büyük bir veli olarak dikkat çekmektedir.Bu sebeple irşat ve keramet ehlidir. Benli Sultan ismi Kastamonu dışında da anılan 4 veliden biri olarak kabul edilir.Bunu il dışından ve hatta yurt dışından türbeye gelen ziyaretçi fazlalığından anlamak mümkündür.
Benli Sultan ismi en eski kaynak olan “Eş-Şakâiku’n-nu’maniyye” de Benli Sultan, unvanlarıyla birlikte tam adı “Ebû Şâme Şeyh Muhyiddîn Mehmed/Muhammed ''Benli Sultan” olarak geçmektedir. Nakşibendi şeyhi olan zatın doğum yeri ve tarihi bilinmemektedir. Ancak Benli Sultan'ın 16. yüzyıl başlarınada yaşamış olduğu kabul edilir. 1500 yılları başında Tosya'dan, Sivas'tan veya aynı köyden yada başka bir köyden gelip Kastamonu'ya yerleştiğine inanılır. 2.Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemleri dahil olup Kanuni saltanatı yılları başına kadarda yaşadığı bilinmektedir. Bayramiyye tarikatına mensup olan Şeyh Muhyiddin Efendi( Benli Sultan)uzun yıllar bölgede islamiyeti yaymaya çalışmıştır. Nakşi tarikatını Kastamonu'ya ilk defa Benli Sultan tarafından getirildiğine de inanılmaktadır. Gönüller sultanı olarakta kabul gören Benli Sultan zor iklim şartlarına boyun eğmeyen hatta vahşi hayvanlarla bile bağ kurabilen bir veli olduğuna halk tarafından inanılır. Ebû Şâme Şeyh Muhyiddîn Mehmed/Muhammed Efendi'ye Benli Sultan denilmesi ise yanağında büyükçe bir ben bulunmasından ileri gelir.Yöre halkı tarafından kimilerine göre Şeyh Şaban-i Veli'nin kardeşi kimilerine göre ,ise en yakın dostu olarak inanıldığı Benli Sultan'ın ölümünün Şeyh Şaban-i Veli Hazretlerinin 1569 yılındaki ölümünden 3-5 yıl öncesi yani 1563 yılı olması muhtemeldir ve Şeyh Şaban-i Veli'den sonra halk tarafından kerametine en çok inanılan velidir.
BENLİ SULTAN KÜLLİYESİ
Benli Sultan'ın türbesi Kastamonu merkez ilçesine bağlı Hamal köyüne bir saat uzaklıktaki bir yamaç üzerinde Ilgaz Dağı ormanlarının eteklerinde bulunan Ahlat(Tekke) köyünün Benli Sultan mahallesinde bulunur.
Külliye cami, mutfak. misafirhane ve türbeden oluşmaktadır.Külliyenin misafirhane bölümü 1512-1520 yıllarında Yavuz Sultan Selim döneminde muhtemelen onun emriyle yaptırılmıştır.Türbesinde 8 ve ön tarafta 3 olmak üzere toplam 11 sanduka vardır. Kıble tarafında bulunan en büyük sanduka Bayrami Şeyhi olan Ebû Şâme Şeyh Muhyiddîn Mehmed/Muhammed Efendi ( Benli Sultan)'ye aittir. Diğerleri yakınlarına ait olup isimleri bilinmemektedir.Bugün türbesinin güneydoğu köşesindeki derenin başında bulunan görkemli ağacın Benli Sultan'ın inzivaya çekildiği ağaç olduğuna inanılmaktadır. Bu inziva sırasında vahşi hayvanlarla bağ kuran ve onların dilinde anlayan Benli Sultan'a dergahının yapımında ilk yardım edenler ise Benli Sultan'ın dostluk kurduğu işte bu geyikler olur. Ayrıca bu ağacın kovuğundan 3 defa şifa niyetine geçilmektedir.Yine inanışa göre Benli Sultan birgün atıyla dolaşırken ağacın yanına gelir ve ağaç evliyaya olan saygısından yere eğilir. Bunun üzerine evliyada atıyla ağacın üzerinde dolaşır. Bu sebeplerdir ki bugün bile ağacın gövdesinde at nallarının izleri olduğuna inanılır.
Anlatılan bir başka rivayete göre de dergahın Benli Sultanın'ın dergahının yapımı sırasında evliyaya yardım eden geyikleri köyün öküzleri kovalar ve geyiklere zarar verir.Köy halkı ise bu durumu görmelerine öküzlere engel olmaz. Bunun üzerine evliya ''Öküzünüz çift olmasın'' diyerek bedduada bulunur. İnanışa göre ise o günden sonra türbenin bulunduğu köyde kimsenin iki tane öküzü olmamış, bir öküzü başka bir öküz almak isteyen köylülerin öküzlerinden mutlaka birisi ölmüştür. Asırlar önce edilen bu bedduanın etkisinin devam ettiğine bugün bile inanılmaktadır.
Külliyede çıkan bir yangın sonrası külliyenin önce Şeyh Şani Efendi sonra da Şeyh Nureddin Efendi tarafından tamir gördüğü bilgisine ulaşılmaktadır.Külliye daha sonraları ise 1994'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

ASA SUYU
Benli Sultan türbesinde Şeyh Şaban-ı Veli’nin türbesinde yer alan suya “Asa suyu” denildiği gibi Benli Sultan Türbesinin bahçesindeki suya da “Asa suyu” denmektedir. Bu su geyiklerle kurduğu dostluk ve kerametleriyle tanınan Benli Sultan’ın, türbe civarında asasını yere vurarak veya manevi bir işaretle çıkardığına inanılan şifalı bir sudur. Asa suyuyla ilgili anlatılan rivayetler de; Kadının birinin 5 kızı olmuştur ve kocası da kendisi de erkek çocuk istemektedirler. Bir gün kadın rüyasında Benli Sultan’ı görür. Evliya bir oğlunun olacağını müjdeler ve oğlu dünyaya geldikten sonra türbede kurban kesmesini söyler. Bu rüyanın üzerinden çok geçmeden kadın hamile olduğunu anlar. Doğan çocuk da müjdelendiği gibi, erkek olur. Çocuk doğduğu zaman ekonomik durumu pek iyi olmadığından ve o yıllarda da ulaşım zorluğundan dolayı kadın Benli Sultan’ın türbesine giderek kurban kesemez. Bununla birlikte rüyasında söz verdiği kurbanı kendi köyünde keser. Aradan zaman geçip çocuk yedi yaşına gelince, romatizma rahatsızlığı görülür. Bu rahatsızlıktan dolayı da bir süre sonra yürüyemez hale gelir. Ne kadar doktora götürseler de çocukta iyileşme görülmez. Yine bir gün kadın Benli Sultan’ı rüyasında görür. Rüyada evliya kadına “Ben sana kurbanı benim türbemde kesmeni söylemiştim, sen kesmedin. Şimdi kurbanı alıp burada kes de çocuğun iyileşsin”, der. Bu rüya üzerine kurban alınıp, çocukla beraber öküz arabasına binilerek Benli Sultan’ın türbesine gidilir. Fakat yolda giderken kurban ellerinden kaçar. Kadın çaresizlik içindedir. Ağlayarak türbeye ulaştığında, kurbanın türbede olduğunu görür. Hemen orada kurban olarak getirilen koç kesilir ve fakirlere dağıtılır. Çocuk da orada akan Asa Suyu ile yıkanır. Bu olayın kahramanı çocuk, çok sonraları, hikayeyi şöyle tamamlar. “Çocuktum ama çok iyi hatırlıyorum. Çevredekiler suyun çok soğuk olduğunu zatürre olacağımı, annemin yıkamamasını söylediler. Annem Benli Sultan’a çok inandığı için, “bir şey olmaz”, diyerek beni yıkadı. O buz gibi dedikleri su, bana ateş gibi geliyordu. Değil üşümek ben o suda yanarak yıkandım. Bir süre sonra da zaten ne romatizma kaldı ne ağrılar. O günden sonra uygun olan zamanlarda, mümkünse yılda bir defa bu ziyarette Allah rızası için koç kesip dağıtmaya çalışırım”. şeklinde bahseder ve bu hikaye dilden dile yayılır. Asa suyundan şifa bulmak isteyenler bu sudan içmeye ve bu suyla yıkanmaya yıllar içinde devam eder. Bu sudan doldurup götüren kimse ise suyu hiçbir yere dökmemelidir aksi takdirde inanışa göre o kişinin hastalanacığına inanılır. Yine şifa istemek için türbeye gelen ziyaretçilerin yaptığı bir başka uygulama ise, Benli Sultan’ın sandukasının içinden toprak alınıp kokladıktan sonra geri bırakmaktır.
Benli Sultan türbesindeki Asa Suyu ile ilgili bir inanca göre, çocuğu olmayan çiftler bu suyla yıkanırlarsa kısa bir süre sonra çocuklarının olacağına inanılmaktadır. Bunun için karı koca türbeye gelip namaz kılıp dua etmekte, türbenin yanındaki ağacın altında buradan akan suyla sembolik şekilde yıkanmakta ve Allah’tan çocuk sahibi olmayı dilemektedirler.

BENLİ SULTAN TÜRBESİ'NE NASIL GİDİLİR
Kastamonu şehir merkezinden Benli Sultan külliyesine ulaşım sağlamak özel araçlarla mümkündür. Kastamonu merkez Olukbaşı mevkinden Ankara istikametine giderken Havalimanı tabelasını gördükten sonra sürücülerin 27 km gitmesi gerekmektedir. Bu süre yaklaşık 40 ila 50 dakika arası sürmektedir. Yolkonak köyü yolu üzerinden Mescitköy güzergahına sapıldıktan sonra Kaşçılar köyü cami ilerisindeki Ahlat(Tekke) köyünde bulunan Benli Sultan türbesine ulaşım sağlanmaktadır. Kastamonu şehir merkezindeki köy garajlarından Ahlat Köyü veya o güzergahtaki çevre köylere giden minibüslerle de ayrıca türbeye ulaşım sağlanabilir.




