Kastamonu Şerife Bacı Öğretmenevi'nde gerçekleştirilen HAK-İŞ Konfederasyonu Hizmet-İş Sendikası Batı Karadeniz Şubesi'nin 2. Olağan Genel Kurulu, Nasrullah Kadı Cami Baş İmam Hatibi Kahraman Şekercioğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilaveti, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Divan başkanlığını Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Celal Yıldız’ın üstlendiği kongrede, şube faaliyet raporu görüşülerek ibra edildi. Yoğun katılımın sağlandığı programa; sendika genel merkez yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları yetkilileri, çevre illerin şube başkanları ve çok sayıda sendika üyesi iştirak etti.

Yeni yönetim kurulu belli oldu
Genel kurulun en önemli gündem maddesi olan seçimlere tek aday olarak gidildi. Yapılan oylama sonucunda delegelerin desteğini alan mevcut başkan Mustafa Çağlı, yeniden şube başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Mustafa Çağlı başkanlığında oluşturulan yeni yönetim kurulunda asıl üyeliklere Nihat Oruç ve Okan Ece getirildi. Yönetim kurulunun yedek üyeleri ise Orhan Makara, Mustafa Arabacı ve Ziya Ay oldu. Denetleme kurulu asıl üyeliklerine Demirhan Demircioğlu, Serhat Çelik ve Oğuz Büyükkapucu seçilirken; disiplin kurulu asıl üyelikleri Hilmi Karaman, Aykut Karahan ve Murat Bakır'dan oluştu. Kongrede ayrıca Mustafa Çağlı, Nihat Oruç ve Okan Ece üst kurul delegesi olarak belirlendi.
Özdemir: "Modern köleydik"
Genel kurulda katılımcılara hitap eden HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, sendikanın taşeronluktan kadroya uzanan zorlu mücadelesini anlattı. Özdemir, "HİZMET-İŞ Sendikasının olduğu yerde birlik, beraberlik ve kardeşlik var. Bizim sendikamız kurulduğu günden beri özellikle birliği, beraberliği ve kardeşliği savunan bir sendika. Bu kadar zorluğa rağmen, işverenler ve hükümetler karşı dururken HİZMET-İŞ Sendikası üye sayısını 276 binden 286 bine çıkararak Türkiye’deki birinciliğini sürdürdü" ifadelerini kullandı.

Taşeron işçiliğin zorluklarına da değinen Özdemir sözlerine şöyle devam etti:
"Ben bir belediye şirket işçisiyim. Bizler modern köleydik. İznimiz yok, fazla mesaimiz yok, konuşma hakkımız yoktu. Genel Başkanımız Mahmut Arslan ısrarla, 'Türkiye’de kanayan bir yara var. Bu taşeron problemini çözmemiz lazım' diyerek büyük bir mücadele başlattı. Sesimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan duydu ve dünyada bir ilk olarak Türkiye’de taşeron uygulaması bitirildi."
Özdemir ayrıca vergi adaletsizliği ve 6772 sayılı kanundan kaynaklanan ilave tediye hakları için de yoğun bir mücadele verdiklerini sözlerine ekledi.
Çağlı: "Bizim mücadelemiz makam değil, alın teri mücadelesidir"
Yeniden başkanlığa seçilerek teşekkür konuşması yapan Mustafa Çağlı, geride kalan süreçte iş yeri ve üye sayılarını yüzde yüz oranında artırdıklarını belirtti. Çağlı, "Birinci Olağan Genel Kurulumuzda sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirmenin huzuruyla huzurlarınızdayız. İş yeri sayımızı ve üye sayımızı yüzde yüz artırarak alnımızın akıyla yeniden karşınıza çıktık" dedi.

Ev işçilerinin örgütlenmesindeki başarılarına da değinen Çağlı, "Kadın Komitemiz olarak yaklaşık 7 bin 500 ev işçisini sendikamız çatısı altında buluşturduk. Bizim mücadelemiz makam mücadelesi değil; emekçinin alın terini, ekmeğini ve geleceğini koruma mücadelesidir. Üyelerimizin kazanılmış haklarından asla taviz vermeden onların sesi ve güvencesi olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Çemekoğlu: "Bu dava, görünmeyen emeği görünür kılma davasıdır"
Hizmet-İş Sendikası Batı Karadeniz Şubesi Kadın Komitesi Başkanı Zühre Çemekoğlu ise kongrede yaptığı duygusal konuşmada geçmişteki zor çalışma koşullarını hatırlattı. Çemekoğlu yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı:
"Bizler bir zamanlar şirket çalışanıydık. Hastanelerde aynı koridorlarda çalışıyor, aynı hastalara hizmet ediyorduk. Ama ne yazık ki aynı değeri görmüyorduk. İsmimizle değil, temizlik personeli olduğumuz için 'Pakiş' diye çağrılıyorduk. Bir insanın adı, emeği ve onuru yok sayılıyordu. Taşeron sisteminin zincirleri kırıldı, kadrolar alındı ve bizler yeniden insan olduğumuzu hissettik. Bugün artık bize Ahmet Bey, Ayşe Hanım diye hitap ediliyor. Bu dava sadece üye sayısını artırma davası değildir. Bu dava, görünmeyen emeği görünür kılma davasıdır. Bu dava, insan onurunu koruma davasıdır."

Genel kurul, dilek ve temenniler bölümünde katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşması ile birlik ve beraberlik mesajlarının verilmesinin ardından sona erdi.





