Katılımcılar, stresin ve yoğun yaşam temposunun zamanla değiştirdiği nefes alışkanlıklarını fark ederek bedenlerinin doğal nefes ritmini yeniden hatırlamaya yönelik uygulamalar deneyimledi.
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından Kırşehir’de düzenlenen Yerel Medya Çalıştayı kapsamında, Nefes Eğitmeni ve Farkındalık Uzmanı Emine Tuncer tarafından gazetecilere yönelik uygulamalı “Nefes, Stres Yönetimi ve Farkındalık Atölyesi” gerçekleştirildi.

Yoğun Gündemin İçinde Bir Nefes Molası
Sürekli değişen gündem, düzensiz çalışma saatleri ve haber yetiştirme temposunun oluşturduğu yoğun stresin nefes alışkanlıklarını da etkileyebileceğine dikkat çekilen atölyede, katılımcılar günlük yaşamda çoğu zaman fark etmeden yüzeysel ve düzensiz nefes aldıklarını gözlemleme fırsatı buldu.
Doğal Nefesi Yeniden Hatırlamak
Teorik anlatımın ardından gerçekleştirilen uygulamalı bölümde gazeteciler; diyafram nefesi, ritmik solunum, gevşeme ve farkındalık tekniklerini deneyimledi.
Emine Tuncer, nefes çalışmalarıyla biyoenerji yaklaşımını bütüncül bir uygulama içinde bir araya getirerek katılımcılarla deneyim odaklı çalışmalar gerçekleştirdi.
Çalışmada, insanın dünyaya geldiğinde doğal ve diyafram odaklı nefes aldığı; ancak yaşamın getirdiği stres, kaygılar ve yoğun tempo nedeniyle zamanla bu doğal nefes düzeninden uzaklaşabildiği anlatıldı. Katılımcılar, uygulamalar sırasında bozulan nefes alışkanlıklarını fark ederek bedenlerinin doğal nefes akışını yeniden hatırlamaya yönelik deneyimler yaşadı.

“Nefesimizi Fark Etmek, Kendimizi Fark Etmektir”
Atölyede konuşan Emine Tuncer şunları söyledi: “Doğduğumuzda hepimiz doğru nefes almayı biliriz. Ancak zamanla stres, kaygılar ve yaşamın yoğun temposu nefesimizi değiştirir. Çoğu zaman bunun farkına bile varmayız. Bu atölyede önce nefesimizi fark ettik, ardından bedenimizin unuttuğu doğal nefes ritmini yeniden hatırlamaya yönelik çalışmalar yaptık. Çünkü bazen değişmesi gereken nefesimiz değil, onu unutan alışkanlıklarımızdır.”
Lavanta Tohumlarıyla Farkındalık Mesajı
Atölyenin sonunda katılımcılara lavanta tohumları hediye eden Emine Tuncer, bu hediyenin farkındalığın ve umudun sembolü olduğunu belirtti.
“Her güzel düşünce bir tohumdur. Her farkındalık yeni bir başlangıçtır. Bilinçli alınan her nefes, insanın kendi içine ektiği bir umut tohumudur. Sevgiyle, sabırla ve emekle beslenen her tohum zamanı geldiğinde filiz verir. Diliyorum ki bugün birlikte ektiğimiz farkındalık tohumları yaşamınıza huzur, denge ve güzellik olarak geri dönsün.”
Program sonunda katılımcılar, yalnızca günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri nefes ve farkındalık teknikleriyle değil, aynı zamanda içsel dönüşümü ve umudu simgeleyen lavanta tohumlarıyla da uğurlandı




