AK Parti Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Yaşar Özdemir, Kastamonu Belediyesi’nde çalışan işçilerin ücretleri ve toplu iş sözleşmesi sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Belediye yönetiminin “İşçinin hakkını yedirmeyeceğiz” söylemiyle göreve geldiğini belirten Özdemir, belediye işçisinin maaşı ve alın teri söz konusu olduğunda da aynı adalet anlayışının gösterilmesi gerektiğini savundu.
Özdemir, açıklamasında belediye yönetimine şu soruları yöneltti:
“İşçinin hakkını yedirmeyeceğiz” diyerek yola çıkanlara sormak gerekiyor: Meydanlarda adalet diye haykırırken bahsettiğiniz adalet, belediye işçisinin maaşı ve alın teri için de geçerli değil mi? Mesele, “Ben gelirsem” fısıltısıyla mavi boncuk dağıtmak değil; işçinin yüzünü güldürmek, çalışma şevkini artırmak ve emeğinin karşılığını hakkaniyetle vermektir. İki buçuk yıldır yönettiğiniz Kastamonu Belediyesi’nde, toplu iş sözleşmesi dışında işçinin refahını artırmak için ne yaptınız? İşçiye ne kadar ücret artışı sağladınız, emekçinin hayatına ne kattınız?”

“Bütçeyi iki buçuk yıldır yöneten de sizsiniz”
Belediye yönetiminin bugün bütçeyi gerekçe gösterdiğini ifade eden Özdemir, söz konusu bütçenin iki buçuk yıldır aynı yönetim tarafından yönetildiğini belirterek işçiyle yaşanan anlaşmazlığın çözüm yöntemini eleştirdi.
Özdemir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün bütçeyi gerekçe gösteriyorsunuz. O bütçeyi iki buçuk yıldır yöneten de sizsiniz! Üstelik işçiyle anlaşmazlığın hakem heyetine taşınması, kendi çalışanıyla doğrudan muhatap olmak yerine sendikaların yolunun gösterilmesi ve çalışanlara aba altından sopa göstererek belediyenin çıkış kapısının işaret edilmesi hangi anlayışa, hangi adalete sığar?”
Kastamonu Belediyesi ile işçiler arasındaki anlaşmazlığın hakem heyetine taşınmasının kent tarihinde bir ilk olduğunu ileri süren Özdemir, bu durumun geçmişte verilen sözlerle bugünkü uygulamalar arasındaki çelişkiyi gündeme getirdiğini savundu.
Özdemir, açıklamasının devamında şöyle dedi:
“Kastamonu tarihinde bir ilk olarak anlaşmazlığın hakem heyetine taşınması, verilen sözlerle bugünkü uygulamalar arasındaki çelişkiyi bir kez daha gündeme getiriyor. Muhalefetteyken eleştirdiğiniz meseleleri bugün çözmek bir yana, işçinin derdini dinlemekten ve onunla doğrudan muhatap olmaktan kaçınıyorsanız, ortada ciddi bir çelişki vardır.”
“İşçinin hakkı bir lütuf değil”
İşçi ve emekçilerin haklarının siyasi tartışmaların konusu haline getirilmemesi gerektiğini belirten Özdemir, çalışanların emeğinin karşılığını almasının bir lütuf değil, temel bir hak olduğunu vurguladı.
Özdemir, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Unutmayın; işçinin, emekçinin hakkı bir lütuf değil, alın terinin karşılığıdır. Adalet yalnızca meydanlarda dile getirilen bir slogan değil, yönetimde de hayata geçirilmesi gereken bir ilkedir. İşçinin hakkı siyasete malzeme değil, emekçinin alın teridir. Söz değil icraat, vaat değil adalet bekliyoruz!”




