Kastamonu'nun yerel yayın kuruluşu TV366 ekranlarında, gazeteci İrfan Salcı tarafından hazırlanan içerikte Türkiye'nin ortak hafızasına kazınan Çanakkale Türküsü'nün az bilinen Kastamonu hikayesi izleyicilerle paylaşıldı.
Türkü, Verencik Köyünden Derlendi
Çanakkale denildiğinde tüm Türkiye'nin aklına gelen ilk ezgilerden olan türkünün, kaynak ve derleme kayıtlarında Kastamonu yöresine ait olarak geçtiğini belirten Salcı, hikayenin merkezinde Kastamonu'nun önemli halk kültürü isimlerinden İhsan Ozanoğlu'nun bulunduğunu kaydetti. Salcı'nın anlatımına göre türkü, İhsan Ozanoğlu tarafından Kastamonu'nun Verencik köyünde yaşayan Rüveyde Kadın'dan derlendi. Notalara dökülen ezginin Muzaffer Sarısözen'e ulaştırılmasıyla Türkiye'ye mal olduğunu ifade eden Salcı, resmi kayıtlarda derleyenin Muzaffer Sarısözen, kaynak kişinin İhsan Ozanoğlu, yöresinin ise Kastamonu olarak tescillendiğini belirtti.
En Ağır Bedeli Ödeyen Şehirlerden Biri
Türkünün neden Kastamonu'dan çıktığına dair tarihi gerçeklere de değinen İrfan Salcı, Kastamonu'nun Çanakkale Savaşı'nda bu türkünün anlattığı acıyı en ağır yaşayan şehirlerden biri olduğunun altını çizdi. Araştırmalara göre Çanakkale'de 2 bin 425 Kastamonulunun şehit düştüğünü hatırlatan Salcı, sadece Araç ilçesine bağlı Güzlük köyünün 25 şehit vererek kayıtlara geçtiğini vurguladı.
Bir Annenin Oğluna Vedası
"Ana ben gidiyom, düşmana karşı" dizelerinin Kastamonu'da yalnızca bir türkü sözü olmadığını belirten Salcı, bu dizelerin ardındaki hüznü şu sözlerle dile getirdi:
"Bu sözler bir annenin oğluna vedasıydı. Bir köyün sessizliğiydi. Ve Çanakkale'ye giden binlerce Kastamonulunun geride bıraktığı acıydı. Çanakkale Türküsü bugün hepimizin türküsü... Ama onun Kastamonu'da derlenen, Kastamonu'nun hafızasından süzülüp Türkiye'ye mal olan bir hikâyesi var. Belki de bu yüzden, her söylendiğinde yalnızca Çanakkale'yi değil, Kastamonu'nun evlatlarını da hatırlatıyor."