Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla gerçekleştirilen AK Parti Kastamonu Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci, sanayi, altyapı, su yönetimi ve sağlık yatırımlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Ekmekci, Kastamonu’nun ilan edilen Mega Endüstriyel Bölge ile birlikte göç alan, üretim gücü yüksek bir şehir hâline geleceğini söyledi.
Milletvekili Ekmekci Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelik kullanılan ifadeleri eleştirerek, “Devlet adabıyla bağdaşmayan sözler Kastamonululukla bağdaşmaz, kimsenin de haddi değildir” dedi.
Sözlerine Nusaybin’de şanlı Türk bayrağımıza yapılan menfur saldırıyı kınayan Milletvekili Serap Ekmekci şu ifadelere yer verdi:
“Türk milleti bu çirkin saldırı karşısında da ay yıldızlı bayrağımızın kadim gölgesi altında bir kez daha birleşmiş ve gücünü tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Filistin başta olmak üzere, kıyım, vahşet ve terör neticesinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
“BÖLGENİN GÜVENLİK VE HUZUR SİGORTASI TÜRKİYE’DİR”
Komşu ülkelerde cereyan eden son süreç bir kez daha göstermiştir ki bölgenin güvenlik ve huzur sigortası Türkiye’dir. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki ülkemiz; bölgemizde seyreden, kabullenen, sineye çeken bir ülke konumunda olmayıp, bizatihi yön veren, sevk eden ve planını kabul ettiren lider ülke konumundadır, çok şükür. “Allah devletimize zeval vermesin” duasının bölge ülkelerindeki insanların dilinden ve gönlünden dökülüyor olması, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücünün, öneminin ve dostluğunun üstü örtülemez en net göstergesidir.
Her zaman. Türkiye Cumhuriyeti dışarıdaki gücünü, yurt içinde de milletimizin refahı için seferber etmeyi sürdürüyor. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan komutasındaki Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda Kastamonu’muzun yıldız illerden biri olacağını söylemiştik ve her zamanki sloganımız gibi “Yaparsa AK Parti yapar” diyerek milletimize verdiğimiz sözleri bir bir tutmanın haklı gururunu bu kürsüden paylaşmanın onurunu yaşıyoruz, kıymetli arkadaşlar.
“KASTAMONU’DAKİ TOPLAM OSB ALANINI 895 HEKTARA ÇIKARDIK”
Değerli Kastamonulular, Kastamonu’nun sanayiyle kalkınması yolunda attığımız adımların üzerine adım koymaya devam ediyoruz. 1990’lı yıllarda kurulan ancak iktidarımız döneminde hayata geçen Kastamonu Merkez OSB ile, bizatihi iktidarımız döneminde kurulan Tosya, Seydiler ve Taşköprü OSB’lerine ilave olarak geçtiğimiz hafta tüzel kişilik kazanan Araç-İhsangazi OSB’nin de dahil olmasıyla, Kastamonu’daki toplam OSB alanını 895 hektara çıkarmış bulunuyoruz.
Ayrıca Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB ile sadece ilimiz için değil, bölgemiz için de modern, kapsamlı ve sürdürülebilir bir üretim üssünü Kastamonu’ya kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
KASTAMONU BATI KARADENİZ BÖLGESİ’NDEKİ TEK İL OLDU
Geçtiğimiz hafta çok güzel bir haber paylaştık. Resmî Gazete’de Kastamonu Mega Endüstriyel Bölgesi ilan edildi. Samsun–Mersin hattındaki 13 mega endüstriyel bölge ilinden biri olan Kastamonu, Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki tek il olma özelliğini de kazanmış oldu. Bu büyük haber ve Kastamonu’muzun mega endüstriyel bölge ilan edilmesi dolayısıyla başta Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a; Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Fatih Kacır’a ve her zaman olduğu gibi Tarım ve Orman Bakanımız, hemşehrimiz Sayın İbrahim Yumaklı’ya kalbi şükranlarımızı sunuyoruz.
KASTAMONU CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELECEK
Bu projenin büyüklüğünü anlatmak için söylüyorum: Mevcut tüm OSB alanımıza yakın bir ölçekte, Ağlı–Seydiler hattındaki 724 hektarlık alanda kurulacak mega endüstriyel bölgemiz güçlü altyapıya sahip olacak ve lojistik bağlantılarıyla limanlara ve pazarlara bağlanacaktır inşallah. Bu proje sayesinde Kastamonu, sanayinin Marmara’dan Anadolu’ya yayılmasında cazibe merkezi hâline gelecek, göç alan bir şehir olacaktır.
Kamu, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve özel sektörümüzün imecesiyle yerel potansiyelimizi harekete geçirmek, Kastamonuluların birikimlerini ve ortak aklını sanayi sermayesine çevirmek, gurbetteki sanayicilerimizi ilimize döndürmek için şimdi seferberlik vaktidir.
“KASTAMONU HALKI OLARAK ÇOK MAĞDURİYET YAŞADIK”
Su konusuna değinmek istiyorum. Gerçekten bu konuda Kastamonu halkı olarak çok mağduriyet yaşadık. Ancak ne hazindir ki bu konu, Kastamonu Belediye Başkanlığı yönetiminin algı hamleleri neticesinde su sıkıntısı olmaktan çıkarılmış, adeta halkımız için bir sorun hâline getirilmiştir.
“KASTAMONULULUKLA BAĞDAŞMAZ, KİMSENİN DE HADDİ DEĞİL”
Kıymetli dava arkadaşlarım, Kastamonululuk nedir? Bunu bir cümleyle özetlemek isterim: Kastamonululuk ne nüfus cüzdanıyla, ne ikamet belgesiyle, ne de makamla olur. Kastamonululuk; evvela bu kadim memlekete gönül vermekle, bu aziz memleketin her ferdini benimsemekle, bir karış toprağını, bir yudum suyunu, bir nefes havasını mukaddes saymakla olur. Hele hele ülkenin cümle yükünü omuzlamış, bakanlık görevinde gecesini gündüzüne katmış ve üzerine Kastamonu’nun yüksek faydası uğrunda aklıyla, fikriyle taş üstüne taş koymuş Tarım ve Orman Bakanı, hemşehrimiz Sayın İbrahim Yumaklı’ya devlet adabıyla bağdaşmayan, terbiye sınırlarını aşan sözler söylemek hiçbir şekilde Kastamonululuk değildir ve Kastamonululukla bağdaşmaz; kimsenin de haddi değildir.
“BU DÜPEDÜZ KİBİRDİR, ŞİRAZENİN KOPMASIDIR”
Böyle bir üslubu Kastamonu ne görmüştür ne de tarihi boyunca şahit olmuştur. Bu da yetmemiş, acizliklerinden, iş bilmezliklerinden ve yönetemezliklerinden kaynaklanan sorunlara dair halktan gelen eleştirilere karşı da üstten bakan bir tavırla cevap vermişlerdir. Şimdi soruyorum: Oturdukları makamı devlete meydan okumak, hemşehrimiz bakana hakaret âmâsı sözler söylemek ve halkı azarlamak için kullanmak neyin nesidir? Kıymetli Kastamonulular, bu düpedüz kibirdir; bu şirazenin kopmasıdır; bu terazinin şaşmasıdır; bu yoldan çıkmaktır.
“SUSUZLUĞUN FAİLİ YALNIZCA BORU PATLAMASI DEĞİL”
sehrimizin tamamını etkisi altına alan ve bazı mahallelerde günler süren susuzluğun faili, yalnızca boru patlaması değildir. Bu sorunun temelinde Kastamonu Belediye Başkanlığı yönetiminin vizyonsuzluğu ve misyonsuzluğu vardır. Yönetimin susuzluk günlerinde ve sonrasında verdiği tepkiler gösteriyor ki; olan bitenden ders almak, bilim ışığında ortak akılla yeni bir yol haritası oluşturmak yerine, yine algı, yine karalama ve yine halkı azarlama yoluna gidilmiştir.
Şunu da açıkça söylemek isterim: Kastamonu’nun günlerce susuz kalmasının nedeni ne patlayan su borusudur, ne baraj inşaatının bitmemesidir, ne Karaçomak Barajı’ndaki su seviyesinin düşüklüğüdür, ne Devlet Su İşleri’dir ne de Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’dır. Sorunun ana sebebi, Kastamonu Belediyesi yönetiminin kapsamlı bir su yönetim planının bulunmayışıdır.
“ŞEHRİN İÇME VE KULLANMA SUYUNU SAĞLAMAK KASTAMONU BELEDİYESİ’NİN GÖREVİ”
5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre şehrin içme ve kullanma suyunu sağlamak, işletmek ve gerekli tedbirleri almak belediyelerin asli görevleri arasındadır. Soruyorum: Kastamonu Belediyesi bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirmiş midir, getirmemiş midir?
Boru arızasından sonra süreç yönetilememiş, suyun dağıtımı ve iletişim doğru yürütülememiştir. Tamir sonrası yapılan açıklamaların sahaya yansımaması, iş bilmezliğin en net göstergesi olmuştur.
KASTAMONU BELEDİYESİ NE PLAN YAPTI?
İklim krizi nedeniyle dünyanın yeni bir normale geçtiği bir dönemde, Kastamonu Belediyesi su yönetimi konusunda ne plan yaptı, ne uyguladı? Yer altı suları yalnızca Gürleyik’te mi, Ilgaz isalesinde mi vardır? Kastamonu’nun başka hiçbir yerinde su yok mudur? Bu neyin ezberidir, bu neyin ısrarıdır?
Kayıp-kaçak su oranı Kastamonu’da yüzde 31’dir. Bu bile başlı başına büyük bir sorundur. Belediye bu konuda ne yaptı? Barajdan ve kuyulardan gelen suyu tek damla heba etmeden musluklara ulaştırabildi mi?
Su mühendisliği kadroları, saha emekçileri, teknik altyapı… Bunların durumu nedir? Hepimiz cevabı biliyoruz.
Seçim sonrası göreve geldiklerinde iklim ve altyapı risklerini dikkate alarak kısa, orta ve uzun vadeli hangi planları yaptılar? Akademiden destek aldılar mı? Devlet kurumlarıyla iş birliği yaptılar mı? Hayır.
Çağın belediyeleri su bilgi sistemi, sünger kent, yağmur hasadı, sürdürülebilir su yönetimi gibi kavramlarla şehirlerini geleceğe hazırlarken, Kastamonu Belediyesi ne yaptı? Hiçbir şey.
Açılmış içme suyu amaçlı kuyuların bağlantısı yapılmış mıdır? Halkla buluşturulmuş mudur? Bunların cevabı yoktur.
“DEVLET KURUMLARIYLA KAVGA ETMEYİ BIRAKIP İŞ BİRLİĞİ YAPMAYI ÖĞRENMELİDİRLER”
Su siyasetin değil, memleketin meselesidir. Yönetim bir an önce bilim insanlarıyla birlikte sürdürülebilir su planlaması yapmalıdır. Bu şahsi bir tavsiye değil, milletin talebidir. Devlet kurumlarıyla kavga etmeyi bırakıp iş birliği yapmayı öğrenmelidirler.
Algı siyasetiyle suçladıkları Devlet Su İşleri, bugün Kastamonu’da Gökırmak–Obrucak, Karaçomak Barajı, Karaçomak İçme Suyu Projesi, Devrekani-Alibeyoğlu, Tosya-Aşağıkayı gibi projeleri yürütmektedir. Bu projelerin yalnızca 2026 ödeneği yaklaşık 2 milyar liradır.
“BU YIL HİZMETE GİRECEK”
Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi’nin geçici kabulü yapılmış olup bu yıl hizmete girecektir. 2026–2027 döneminde ilk öğrenciler alınacaktır. Ayrıca 250 yataklı Üniversite Hastanesi için 350 milyon lira ödenek tahsis edilmiştir. Proje süreci devam etmektedir.
Eski Devlet Hastanesi yerine yapılacak semt polikliniği için Sağlık Bakanlığı ile TOKİ arasında protokol imzalanmıştır. 40 poliklinik, acil servis, görüntüleme merkezleri, 112 istasyonu gibi kapsamlı bir yapı inşa edilecektir.
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemiz yılbaşından itibaren hasta kabulüne başlamıştır. Bu da Kastamonu için büyük bir kazanımdır.”

Milletvekili Ekmekci, katkıları ve desteklerinden ötürü Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.





