Vali Dallı’ya ve makamına saygısızlık etmek gibi bir düşüncelerinin olamayacağını belirten Salcı, kendilerinin de valinin söz konusu açıklamasını kabul etmediklerini ifade etti.

Pandemiden kısa süre önce kurulan ve kısa adı SADED Birikim olan Değer ve Birikim Sahibi Sanatkâr Akademisyen Araştırmacı ve Edebiyatçılar Derneği’nin kültür, sanat ve edebiyat alanında faaliyet yürüttüğünü hatırlatan Salcı, dernek tarafından geleneksel hale getirilen “Muhabbet Geceleri” programına Vali Dallı’yı davet etmek, faaliyetlerin içeriğini ve amacını anlatmak istediklerini kaydetti.

Bu fikrin kendilerinden çıkmadığını belirten Salcı, dönemin Kastamonu Valiliği Basın Halkla İlişkiler Müdürü Cengiz Ayata’nın programlardan birine katıldığını, beğendiğini ve valiye mutlaka duyurulması yönünde tavsiyede bulunduğunu aktardı. Bu cesaretlendirme üzerine randevu talep ettiklerini belirten Salcı, ancak olumlu ya da olumsuz geri dönüş alamadıklarını söyledi. Bir yıl sonra talebi yeniden hatırlattıklarını ancak yine sonuç alamadıklarını ifade etti.

Geçtiğimiz yıl hem Muhabbet Geceleri’ni anlatmak hem de Hat Sanatı Müzesi ile ilgili gelinen aşamayı değerlendirmek için valilik binasına gittiklerini belirten Salcı, arka kapıdaki görevlilere randevu taleplerini ilettiklerini, ilgili birimde yetkili olmadığı bilgisinin verildiğini ve iletişim bilgilerini bırakmalarına rağmen dönüş yapılmadığını öne sürdü.

"Valilik emriyle serginin iptal edildiği haberini aldık ve şok olduk"

Salcı açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

"Biz Kastamonu'da var olan, unutulmaya yüz tutmuş, bir dönem yasaklanmış "sıra gecesi" kültürünü canlandırmak, yaşatmak, aktarmak için çaba gösterdik. Aralıksız dört yıl kış aylarında programlar yaptık, tv ekranlarına taşıdık, sosyal medyada on milyonlarca izleyiciye ulaştık ama makamınıza, zatı alinize ulaşıp kendimizi, derdimizi, projemizi anlatamadık. Konu açılmışken Hat Sanatı Müzesi konusunu ve bir iki hususu daha paylaşmadan edemiyeceğim. Pek çok konuda birlikte hareket ettiğimiz, gönül dostumuz, büyüğümüz eğitimci, araştırmacı, koleksiyoner, tv programcısı Mustafa Gezici, uzun zamandır Kastamonu'da Hat Sanatı Müzesi kurulması için çaba sarfediyor, kapı kapı dolaşıyor. Bu maksatla makama çıktı, zatı alinizle ve sizin riyasetinizde ilgili kurum amirleriyle de istişareler yapma fırsatı buldular. Kendileri gibi bizler de çok sevinmiş, çok ümitlenmiştik ama iki yıldır hiç bir netice alınamaması, bir santim ilerleme kaydedilememesi sessizce ve umutla bekleyen kamuoyunu derinden üzüyor, sarsıyor. Kafalarda pek çok sorular dolaşıyor; Kurumlar mı direndi? Yer mi bulunamadı? Eser mi bulunamadı? Kaynak mı bulunamadı? Vali bey mi vazgeçti? Neden hiç bir ilerleme kaydedilemedi? Biz sayın valimizin milli kültüre, yerli ve milli sanatlara ve özellikle hat sanatına ilgili olduğunu duyuyor bundan mutlu oluyor, cesaret alıyorduk. Hatta hayaller kuruyorduk. Ama ne yazık ki bütün umut ve hayallerimiz boşa çıktı. Hat sanatına Şevki Efendi, Kazasker Mustafa İzzet Efendi gibi pek çok dahi sanatkarlar, sanatında zirve şahsiyetler hediye eden; ve hat sanatını seven, ilgilenen bir valinin yönettiği Kastamonu gibi bir medeniyet şehrinde hat müzesi gibi bir projenin hayata geçirilemiyor olmasını biz kimseye anlatamıyoruz, kimse de bizim anlattıklarımıza inanamıyor.

Son birkaç yıldır resmi bir kurumumuz üzerinden hat kursu veren değerli bir hattat hocamız vardı. Ne hikmetse hocamızın hüsn-i hat kursu vermesi birileri tarafından alakasız, kesinlikle doğru olmayan gerekçelerle engellendi ama sayın valimiz konuyu yeterince inceleme, tarafları dinleme gereği duymadı. Bu konu da acı bir şekilde kapandı gitti. Daha ilginç, daha güncel bir olumsuz hadiseyi zikretmeden geçemiyeceğim. Genç, çalışkan, üretken araştırmacı, koleksiyoner bir kardeşimizin Kent Tarihi Müzesi'nde hat sergisi açmak istediğini öğrendik. Mutlu olduk, tebrik ettik, teşekkür ettik. Onay alındı, tarih belirlendi denildi. Sosyal medyadan duyurulara, paylaşımlara başlanmıştı ki valilik emriyle serginin iptal edildiği haberini aldık ve şok olduk."

"Küçücük bir şey istemeyi düşündüğümüz zaman bile kırk kere düşünüyoruz"

Salcı, geçtiğimiz yıl dernek adına Mevlana Celaleddin Rumi’nin vefatını anma kapsamında Şeb-i Arus Ayin-i Şerifi düzenlemek istediklerini belirterek, programı İl Kültür Müdürlüğü ile ortak yapmak istediklerini ancak valilik makamından olur alamadıklarını söyledi. Salcı açıklamasında;

"Geçtiğimiz yıl SADED Birikim derneğimiz adına Mevlana Celaleddin Rumi hazretlerinin vefatlarını anma, Şeb-i Arus Ayin-i Şerifi programı icra etmek istedik..

1300'lü yılların ilk çeyreğinden itibaren altı yüz yıl Anadolu ve tüm Osmanlı coğrafyasında Mevleviliğin en büyük merkezlerinden biri olan Kastamonu'da yüz yıllık bir aradan sonra ilk defa Şeb-i Arus icra edilecekti..

Programı Kastamonu İl Kültür Müdürlüğümüzle ortaklaşa icra etmek istedik ama valilik makamından olur alamadık. Ayrıntısına girmek istemiyorum, bize iletilen red gerekçelerin hiç biri bizi ikna etmedi, hiç birini doğru, haklı, hakikatli bulmadık, ikna olmadık ama sustuk, itaat ettik, sineye çektik. Biz devlete ve devlet büyüklerimize saygıdan bunları polemik konusu etmek istemedik, sustuk, yutkunduk. Ama bizim de canımız var sayın valimiz. Bizim de duygularımız var, hayallerimiz, beklentilerimiz var. Bizim de haklarımız var. Sesimiz çıkmasa da, asilik, serkeşlik, edepsizlik etmesek de bizim de kalbimiz kırılıyor, canımız yanıyor, moralimiz bozuluyor. Çünkü biz maddi çıkar için, şöhret için, makam mevki için değil tamamen milli, manevi, tarihi, kültürel değerlerimize sevdamızdan çalışıyor, çabalıyor, koşturuyoruz. Devlete yük olmadan hatta devletin yükünü alarak, devletin yapması gerektiği ama yapamadığı, yetişemediği işleri yapmaya çalışıyorken ufacık desteklerin, ilginin, alakanın çok görülmesi bizi yaralıyor. Biz bunları haketmiyoruz. Yaptıklarımızın mutlaka desteği hakettiğini, devletin mutlaka desteklemesi gerektiğini biliyoruz ama biz devletten küçücük bir şey istemeyi düşündüğümüz zaman bile kırk kere düşünüyor, kırk terazide tartıyor ve çoğu kez istemekten vazgeçiyoruz.

Ne yapıyorsak kendi elimizden, gözümüzden, gönlümüzden, cebimizden yapıyoruz, yapmaya gayret gösteriyoruz.
Bizler devlet imkanlarını kendi kasaları, kendi cepleri gibi kullanan kişi ve kurumlardan değiliz, olmak istemiyoruz.
Ama üvey evlat olmadığımızı, şamar oğlanı olmadığımızı görmek, bilmek, hissetmek de istiyoruz."

Basın İlan Kurumu’ndan sektöre uzun vadeli destek mesajı
Basın İlan Kurumu’ndan sektöre uzun vadeli destek mesajı
İçeriği Görüntüle

"Israrla kapı dışında tutulmayı, kapı dışarı edilmeyi haketmiyoruz"

"Bu ülkede kültür, sanat etkinlikleri yapmak belli ideolojilerin, belirli zümrelerin, belli kişilerin tekelinde değildir, olamaz, artık bunu kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Biz de varız. Bizim varlığımız da kabul edilmek zorundadır.

Bizim faaliyetlerimiz, hizmetlerimiz, projelerimiz de görülmek, farkedilmek, desteklenmek zorundadır. Biz Müslüman Türk Milletinin evlatlarıyız. Bin yıla yakındır Türk İslam bayrağının dalgalandığı ve bizce mübarek bir şehirde yaşıyoruz.
Biz milli, manevi değerlerimizin hepsinin çok yüce, çok asil değerler olduğuna kalpten inanıyoruz.

Atadan miras kalan ama modern, seküler, liberalist, kapitalist, nihilist, egoist, makyawelist dünyanın çarkları arasında kaybolmaya yüz tutmuş kültürel, milli, manevi değerlerimizi yaşamak, yaşatmak, aktarmak istiyoruz. Devlet kurumlarımızın, devlet büyüklerimizin kültüre, sanata özellikle de milli kültür ve sanatlara yatırım yapmaya, değer vermeye, destek olmaya mecbur olduklarını, bunu da ayrım gözetmeden yapmaları gerektiğini düşünüyoruz. Turizmle gelişmesi umulan, planlanan kadim medeniyet şehri Kastamonu'da sadece Hat Müzesi değil, onlarca müze kurmaya yetecek malzeme var, birikim var. Kültür turizm etkinlikleri planlayıp icra edecek, bu konularda istifade edilecek çok sayıda dert sahibi, değer sahibi, birikim sahibi hamiyetli insan hazinemiz de var.

Bunları arayıp bulmak, biraraya getirmek, güzel projelerde istihdam etmek devlet büyüklerimizin, devlet kurumlarımızın görevi olması gerekirken biz uğraşıyoruz ama ısrarla kapı dışında tutulmayı, kapı dışarı edilmeyi haketmiyoruz"

“Randevu verilirse icabet ederiz”

Salcı, Vali Dallı’nın uygun bir zamanda randevu vermesi halinde geç oldu demeden görüşmeye hazır olduklarını belirtti. Muhabbet Geceleri programına katılım sağlanması halinde onur duyacaklarını ifade eden Salcı, Hat Müzesi, hüsn-i hat sergisi ve kurslarla ilgili sorunların giderilmesi konusunda destek talep edilmesi durumunda katkı sunmaktan memnuniyet duyacaklarını söyledi.

“Bu şehir bizim. Bu medeniyet bizim. El birliğiyle yaşamak, yaşatmak, aktarmak hepimizin boynunun borcudur” diyen Salcı, saygı ve iyi dileklerini iletti.

Muhabir: Banu Kebecioğlu