Çömlektepe ve Maden Köyü Derneği anneleri unutmadı
Çömlektepe ve Maden Köyü Derneği anneleri unutmadı
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip olan Tosya Sarıkılçık Pirinci, Anadolu’nun en köklü tarımsal mirasları arasında gösteriliyor. Tarihi kaynaklarda “padişah hassı” olarak anılan ürünün, 16. yüzyıldan bu yana Tosya ile özdeşleştiği ifade ediliyor.
Cumhuriyet döneminde de Tosya’nın çeltik üretimindeki önemi dikkat çekerken, 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Türkiye’nin ilk çeltik fabrikasının Tosya’da kurulduğu ve böylece bölgedeki üretimin kurumsal kimlik kazandığı belirtiliyor.


Coğrafi İşaretle Koruma Altında
Tosya Belediyesi’nin açıklamasına göre Tosya Sarıkılçık, Maratelli, Akçeltik ve Yaşar pirinçleri; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında, 230 tescil numarasıyla “Menşe Adı” statüsünde belediye adına coğrafi işaret tescili aldı.
Bu tescil, ürünün yalnızca Tosya sınırları içerisinde, Devrez Vadisi’nin özel toprak yapısı ve kar sularıyla beslenen ekolojik koşullarında üretilebileceğini güvence altına alıyor.
“Başka Bölgede Aynı Kalite Elde Edilemiyor”
Belediye açıklamasında bilimsel araştırmalara da dikkat çekildi. Yapılan saha çalışmalarında, Sarıkılçık yerel genotipinin Tosya dışındaki bölgelerde aynı kaliteyi vermediği, bazı alanlarda hastalık nedeniyle tohum oluşumunun dahi gerçekleşmediğinin ortaya konduğu ifade edildi.
Düşük amiloz oranı, kendine özgü aroması ve morfolojik yapısıyla öne çıkan Tosya Sarıkılçık Pirinci’nin bu özelliklerinin ürünün özgünlüğünü ortaya koyduğu belirtildi.
2025 Rekoltesi 7 Bin 380 Ton
Tosya Belediyesi koordinasyonunda yürütülen denetim süreçlerinde; ekimden hasada, geleneksel “keşan” yönteminden paketlemeye kadar tüm aşamaların titizlikle takip edildiği bildirildi.
2025 yılı itibarıyla Tosya’da 900 hektarlık ekim alanında gerçekleştirilen üretim sonucunda toplam 7 bin 380 ton rekolteye ulaşıldığı açıklandı.
“Tescilli Haklarımız Korunacak”
Tosya Belediyesi, Tosya Sarıkılçık Pirinci ismi ve markasının tescil dışı alanlarda kullanılmasına yönelik girişimlerin coğrafi işaret hukukuna aykırılık oluşturduğunu belirterek, ürünün aslına uygun şekilde korunması ve gelecek nesillere aktarılması için tüm hukuki süreçlerin takip edileceğini kaydetti.

Muhabir: Banu Kebecioğlu