TEK-İŞ Sendikası Genel Merkezi, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki bazı uygulamalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada; çalışanların sendika seçme hakkının engellendiği, bazı sendikalara ayrımcılık uygulandığı ve sendika yöneticilerinin çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldığı ileri sürüldü.
Sendika, söz konusu iddiaların Anayasa’nın 51’inci maddesi ile Uluslararası Çalışma Örgütünün 87 ve 98 No’lu sözleşmeleri kapsamında araştırılmasını talep etti.
2 yönetici işten çıkarıldı
TEK-İŞ’in açıklamasında, sendikanın 2 yöneticisinin “keyfî gerekçelerle” işten çıkarıldığı iddia edildi. Ayrıca 5 yönetici ve temsilciye sendikal faaliyetleri nedeniyle cezai nitelikte olduğu savunulan görevlendirme, yer değişikliği ve ücret kesintisi uygulandığı öne sürüldü.
Sendika, 11 yönetici ve üyenin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan geriye dönük ücretlerinin de ödenmediğini iddia etti. Bu uygulamaların diğer çalışanlar üzerinde baskı ve korku oluşturmayı amaçladığı savunuldu.
Ömer Polat ve Adem Özsoy’un durumuna dikkat çekildi
Açıklamada, TEK-İŞ Marmara Şube Başkanı Ömer Polat hakkında 7 Temmuz 2025 tarihinde cezai nitelikte bir görevlendirme işlemi tesis edildiği öne sürüldü. Polat’ın görevlendirmeyi kabul etmemesi üzerine yaklaşık 15 gün boyunca iş yerinin kapısında mesaisini tamamlamak zorunda bırakıldığı iddia edildi.
Sendika, Kurucu Genel Başkan Yardımcısı Adem Özsoy’un da 7 Temmuz 2026 tarihinde Avcılar Cerrahpaşa Yurt Müdürlüğünde görevlendirilmek istendiğini bildirdi. Özsoy’un görevlendirmeyi kabul etmemesi üzerine iki yıldır kullandırılmadığı ileri sürülen yıllık izinlerinin, görevlendirmeyi kabul etmesi şartına bağlandığı savunuldu.
TEK-İŞ, görevlendirmeye personel ihtiyacının gerekçe gösterildiğini ancak Özsoy’un yerine iki personelin görevlendirildiğini öne sürerek işlemin gerekçesinin açıklanmasını istedi.
Sendika ayrıca Özsoy’un düzenli şekilde İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne giderek personel kartını okuttuğu hâlde, geriye dönük devamsızlık gerekçesiyle SGK çıkışının yapıldığını iddia etti. Kamera kayıtlarının korunması ve delillerin karartılmaması çağrısında bulunuldu.
“Beni dinlemiyorlarsa dava açın” iddiası
TEK-İŞ’in açıklamasında, sendika temsilcilerinin konuyla ilgili İstanbul Vali Yardımcısı Ü.K. ile görüştüğü belirtildi. Görüşmenin ardından vekâleten Personel Şube Müdürlüğü görevini yürüten E. isimli yöneticinin, vali yardımcısının talebini yerine getirmediğini söylediği ileri sürüldü.
Sendika, bu durumun yeniden aktarılması üzerine Vali Yardımcısı Ü.K.’nin, “Beni dinlemiyorlarsa dava açın” ifadelerini kullandığını iddia etti.
“Yaklaşık 300 üyemiz istifa ettirildi”
TEK-İŞ Genel Merkezi, yaklaşık 300 üyesinin işten çıkarılma tehdidi ve baskıyla sendikadan istifa ettirildiğini öne sürdü. Sendikal ayrımcılığa ilişkin belgelerin ilgili makamlara sunulduğunu belirten sendika, iddiaların tüm yönleriyle incelenmesini istedi.
Açıklamada, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun iş yeri sendika temsilcileri ile sendika yöneticilerine sağladığı güvencelere dikkat çekildi.
Adli ve idari soruşturma çağrısı
TEK-İŞ, Türk Ceza Kanunu’nun sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini düzenleyen 118’inci maddesi kapsamında resen soruşturma başlatılması çağrısında bulundu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından denetim ve teftişlerin hızlandırılmasını isteyen sendika, işlemlerin kamu zararına yol açıp açmadığının da araştırılmasını talep etti. Sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kişiler hakkında görevi kötüye kullanma ve kamu zararına sebebiyet verme yönünden inceleme yapılması istendi.
Sendika açıklamasını, çalışanların özgürce sendika seçebilmesinin anayasal güvence altında olduğunu ve devletin sendikal hakları koruma konusunda yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek tamamladı.
TEK-İŞ’in bülteninde yer alan iddialara ilişkin Gençlik ve Spor Bakanlığı, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü veya adı geçen yetkililerin açıklamasına yer verilmedi. İddialar, yetkili makamlarca doğrulanmış bir soruşturma veya yargı kararı niteliği taşımıyor.
[BÜLTEN]




