Açıklamada, toplantının yalnızca fındık fiyatlarını konuşmak amacıyla düzenlenmediği belirtilerek üreticilerin alın terinin ve emeğinin korunması gerektiği ifade edildi.
Fındığın Karadeniz Bölgesi ve Kastamonu’nun sahil ilçeleri açısından önemli bir geçim kaynağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Saadet Partisinin merhum Genel Başkanı ve eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın, “Türkiye’nin elindeki fındık İsrail’in elinde olsaydı, eczanelerde taneyle ilaç olarak satılırdı” sözü hatırlatıldı.
Bu sözün Türkiye’nin sahip olduğu stratejik tarım ürünlerinden yeterli katma değer elde edememesine işaret ettiği savunulan açıklamada, Karadeniz’in “yeşil altını” olarak nitelendirilen fındığın uluslararası şirketlerin kontrolüne bırakıldığı ileri sürüldü.
“Türkiye dünya fındık üretiminin yüzde 69’unu karşılıyor”
Saadet Partisi Bozkurt İlçe Başkanlığının açıklamasında, Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ihracatının merkezi konumunda bulunduğu belirtildi.
Türkiye’nin küresel fındık üretiminin yaklaşık yüzde 69’unu tek başına karşıladığı ifade edilen açıklamada, 2025-2026 sezonunda ülke genelinde yaklaşık 738 bin hektarlık alanda fındık üretimi yapıldığı, yıllık rekoltenin ise 715 bin ile 726 bin ton arasında değiştiği kaydedildi.
Açıklamada, 2025-2026 sezonunun ilk 11 aylık dönemini kapsayan 1 Eylül-31 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’nin 186 bin 400 ton fındık ihraç ettiği ve bu ihracattan yaklaşık 2 milyar 400 milyon dolar gelir elde ettiği belirtildi.
Bir önceki sezonda ise 295 bin ton fındık ihracatı karşılığında yaklaşık 2 milyar 433 milyon dolarlık gelir sağlandığı aktarıldı.
İki sezon arasındaki ihracat miktarı ve gelir farkına dikkat çekilen açıklamada, fındığın ham madde olarak satılması nedeniyle Türkiye’nin üründen yeterli katma değer elde edemediği savunuldu.
“Ham maddeyi veriyor, katma değeri dışarıya bırakıyoruz”
Fındığın ham madde olarak ihraç edilmesinin ülke ekonomisi ve üreticiler açısından gelir kaybına yol açtığı belirtilen açıklamada, ürünün işlendikten sonra Türkiye’ye daha yüksek fiyatlarla geri döndüğü ifade edildi.
Açıklamada, “Fındığı ham madde olarak ucuza elinden çıkaran Türkiye, işlenmiş, kavrulmuş, çikolataya ve ilaca dönüştürülmüş ürünleri çok daha yüksek fiyatlarla geri alıyor. Ham maddeyi verip katma değeri dışarıya bırakıyoruz” denildi.
Fındığın yalnızca kabuklu veya iç fındık olarak değil; çikolata, ezme, yağ, ilaç ve kozmetik ürünlerinin ham maddesi olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Türkiye’de bölgesel ve entegre işleme tesislerinin kurulması gerektiği belirtilerek fındığın işlenmiş ve katma değerli ürün halinde dünya pazarına sunulması çağrısı yapıldı.

Fındık üretim maliyetinin 243 TL’ye ulaştığı öne sürüldü
Fındık üretiminin zorlu bir süreç olduğu belirtilen açıklamada, üreticilerin aylar boyunca bahçelerde emek verdiği ancak ürünlerini sattıklarında karşılığını alamadığı savunuldu.
2026 yılında üretim girdilerinin ciddi oranda arttığına dikkat çekilerek gübre, tarım ilacı, çuval, nakliye ve hasat işçiliği giderlerinin üreticinin yükünü artırdığı ifade edildi.
Güncellenen maliyet hesaplamalarına göre, 2026 sezonunda bir kilogram kabuklu fındığın üretim maliyetinin 243 TL’ye kadar yükseldiği ileri sürüldü.
TMO’nun açıkladığı fındık fiyatları eleştirildi
Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026-2027 sezonu kabuklu fındık alım fiyatlarını yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre açıkladığı hatırlatıldı.
TMO tarafından açıklanan fiyatların Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık için 250 TL ve Sivri kalite fındık için 245 TL olduğu belirtildi.
Üretim maliyetinin 243 TL olduğu yönündeki hesaplamalar ile açıklanan alım fiyatları arasındaki farkın çok düşük kaldığı savunularak fiyatların üreticiye yeterli kazanç sağlamadığı ifade edildi.
Açıklamada, “Maliyet 243 TL, TMO’nun açıkladığı taban fiyat ise 245 ile 255 TL arasında. Üreticiye bu kadar düşük bir kazanç marjı reva görülmemelidir. Bu rakam çiftçinin borcunu ödemesine, kışı geçirmesine ve çocuğunu okutmasına yetmez” ifadelerine yer verildi.
“Fındık taban fiyatı en az 300 TL olmalı”
Fındık üreticileri ile ziraat odalarının beklentisinin kilogram başına en az 300 TL olduğu belirtilen açıklamada, üretim maliyetinin yalnızca birkaç lira üzerinde belirlenen fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştıracağı savunuldu.
Düşük fiyat politikasının üreticiye “Üretme, köyünü terk et, toprağını sat” anlamına geldiği ileri sürülerek çiftçilerin ürünlerini tüccara düşük fiyatlardan satmak zorunda bırakılmaması istendi.
Fındık üreticilerinin özellikle hasat döneminde ekonomik baskıyla karşı karşıya kaldığı belirtilerek, eylül ayında ürününü patoza veren çiftçinin mahsulünü hak ettiği değerin altında satmak istemediği kaydedildi.
Açıklamada, “Köylümüz üretiyor ancak karşılığını alamıyor. Mazot fiyatları ve elektrik faturaları çiftçinin belini büküyor. Üreticimiz sadaka değil, emeğinin karşılığını ve alın terinin hakkını istiyor” denildi.
Kastamonu’nun sahil ilçelerindeki üreticilere dikkat çekildi
Açıklamada Bozkurt, İnebolu ve Doğanyurt başta olmak üzere Kastamonu’nun sahil ilçelerinde fındık üretimi yapan çiftçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekildi.
Bu ilçelerin dağlarında ve vadilerinde fındık üretimini sürdüren vatandaşların geçim mücadelesi verdiği belirtilerek üreticilerin yalnız bırakıldığı savunuldu.
Açıklamada ayrıca Azdavay’da salep üretimi, Devrekani’de ise tarım ve hayvancılık yapan çiftçilerin benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğu ifade edildi.
Saadet Partisi Bozkurt İlçe Başkanlığı, Kastamonu’nun köylerinde üretim yapan vatandaşların artan maliyetler karşısında yeterince desteklenmediğini belirterek tarım politikalarının üretici odaklı yeniden düzenlenmesini istedi.
Maliyet bazlı taban fiyat talebi
Saadet Partisinin fındık üretimine ilişkin çözüm önerilerinin de sıralandığı açıklamada, TMO alım fiyatlarının masa başında ve üretim şartlarından bağımsız biçimde belirlenmemesi gerektiği belirtildi.
Fındık fiyatları açıklanırken gübre, ilaç, işçilik ve enflasyon verilerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilerek üreticinin insanca yaşayabilmesi için fiyatlara refah payı eklenmesi istendi.
Taban fiyatın üretim maliyetinin en az yüzde 50 üzerinde belirlenmesi gerektiği savunuldu.
Lisanslı depoculuk yaygınlaştırılmalı
Üreticilerin hasadın hemen ardından ürünlerini satmak zorunda kalmasının önüne geçilmesi gerektiği belirtilerek lisanslı depoculuk altyapısının genişletilmesi çağrısında bulunuldu.
Çiftçinin ürününü tüccarın belirlediği fiyat üzerinden satmaya mecbur bırakılmaması gerektiği ifade edilen açıklamada, üreticiye mahsulü karşılığında düşük faizli veya faizsiz avans desteği sağlanması önerildi.
Bu destek sayesinde üreticinin fındığını uygun zamanda ve değerinde satabilmesinin önünün açılacağı kaydedildi.
Fındığın işlenmesi için bölgesel tesis önerisi
Türkiye’nin fındığı çuvallarla ham madde olarak ihraç etme politikasından vazgeçmesi gerektiği belirtilen açıklamada, üretim bölgelerinde entegre işleme tesislerinin kurulması istendi.
Fındığın çikolata, ezme, yağ, ilaç ve kozmetik ürünlerinin ham maddesi olarak işlenmesi halinde Türkiye’nin ihracat gelirinin artacağı, üreticinin de üründen daha fazla kazanç sağlayacağı ifade edildi.
Katma değerli üretimin hem bölgesel istihdamı artıracağı hem de Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki gücünü daha etkili kullanmasını sağlayacağı savunuldu.
TARSİM süreçleri üretici lehine düzenlenmeli
Karadeniz Bölgesi’nde fındık üretiminin heyelan, kuraklık ve don gibi doğal afetlerden etkilendiğine dikkat çekilen açıklamada, çiftçilerin zararlarının karşılanması için tarım sigortalarının daha erişilebilir hale getirilmesi istendi.
TARSİM başvuru ve değerlendirme süreçlerinin üretici lehine sadeleştirilmesi gerektiği belirtilerek çiftçilerin sigorta primlerinin devlet tarafından desteklenmesi çağrısında bulunuldu.
“Fındık üreticisi yalnız değildir”
Saadet Partisi Bozkurt İlçe Başkanlığının açıklaması, fındık üreticilerine destek mesajıyla sona erdi.
Açıklamada, “Fındık üreticisi yalnız değildir, Karadeniz köylüsü sahipsiz değildir. Emeğin ve alın terinin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Üretenin baş tacı edildiği, köylünün milletin efendisi olduğu günler uzak değildir” ifadelerine yer verildi.






