Özcan, eğitim politikalarının ekonomik kaygılarla değil, gençlerin geleceği ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Gençler Tercih Değil Mecburiyetle Karşı Karşıya Bırakılmamalı”

Cem Küçük'ten ses getirecek Kastamonu analizi
Cem Küçük'ten ses getirecek Kastamonu analizi
İçeriği Görüntüle

Üniversiteye hazırlanan milyonlarca öğrencinin büyük emek verdiğini belirten Özcan, yükseköğretim sisteminin öğrencilerin tercih özgürlüğünü artırması gerekirken daraltmaması gerektiğini söyledi.
“Bir öğrencinin hangi üniversitede okuyacağına akademik başarısı ve hedefleri karar vermelidir. Ekonomik koşulların belirleyici hale gelmesi eğitim sisteminin temel mantığına aykırıdır. Gençler tercih yapmak yerine mecbur bırakılacakları seçeneklerle karşı karşıya kalmamalıdır.”

“Kamunun Payı Azalırsa Sosyal Adalet Zarar Görür”

Mehmet Sami Özcan, devlet üniversitelerinin toplumun her kesimine yükseköğretim imkânı sunan en önemli kurumlar olduğunu belirterek, kamusal eğitim alanının daraltılmasına yönelik her adımın sosyal adalet açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade etti.
“Dar gelirli ailelerin çocukları için devlet üniversiteleri sadece bir seçenek değil, çoğu zaman tek seçenektir. Bu nedenle yükseköğretimde kamu kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır.”

“3 Milyona Yakın Adayın Beklentisi Görmezden Gelinemez”

Türkiye'de her yıl yaklaşık 3 milyon öğrencinin üniversite sınavına başvurduğunu hatırlatan Özcan, bu yoğun talebin daha fazla kamusal yatırım gerektirdiğini söyledi.
“Bu kadar yüksek başvurunun olduğu bir sistemde yapılması gereken kontenjanları tartışmalı hale getirmek değil, gençlerin daha fazla eğitim fırsatına ulaşmasını sağlamaktır. Eğitimde planlama, öğrencilerin önünü açmalıdır.”

“Eğitimde Öncelik Kâr Değil Kamu Yararı Olmalıdır”

CHP Tosya İlçe Başkanı Mehmet Sami Özcan, açıklamasının sonunda yükseköğretimin bir ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Üniversiteler, gençlerin geleceğini şekillendiren kurumlardır. Bu nedenle eğitim politikalarının merkezinde kâr anlayışı değil kamu yararı bulunmalıdır. Türkiye'nin ihtiyacı, daha güçlü devlet üniversiteleri ve daha fazla fırsat eşitliğidir.”

Muhabir: Nurhayat Yılmaz