Başkan Büyükşen, “2016 yılında 105 milyon TL maliyetle açıklanan proje, aradan geçen yaklaşık 10 yıla rağmen tamamlanamamıştır. Bugün gelinen noktada, Ak Parti İl Başkanının açıklamasına göre toplam maliyet 28 milyar TL’ye ulaşmıştır. Bu, başlangıç maliyetine göre 266 kat artış demektir ve bu ölçekte bir artışı teknik gerekçelerle açıklamak mümkün değildir” dedi.
Büyükşen açıklamasında, Kırık Barajı Projesi’nin sürekli revize edilen ihaleler, uzayan süreler ve artan bedeller nedeniyle Kastamonu kamuoyunda ciddi rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, “Bir kamu yatırımı öngörülen süre, maliyet ve risk hesaplarıyla birlikte planlanmalıdır. Ancak Kırık Barajı Projesi, sürekli değişen ihaleler ve bitmeyen süre uzatımlarıyla kamuoyunun haklı tepkisine neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.
2024 yılı Aralık ayında yapılan resmi açıklamalara dikkat çeken Büyükşen, “Projeye şu ana kadar en az 3,75 milyar TL ödeme yapılmıştır. Buna rağmen baraj tamamlanmamış, su tutma kapasitesi fiilen sıfır seviyesinde kalmıştır” dedi.
Baraj için seçilen güzergâhı da eleştiren Büyükşen, şu ifadeleri kullandı:
“42 milyon metreküp su tutacak orta ölçekli bir baraj için, barajın kendisinden 10–12 kat daha pahalıya mal olan bir yol güzergâhının seçilmesi, mühendislik etiği ve kamu yararı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Eğer bir barajın yapılabilmesi için, kendisinden katbekat pahalı bir yan yatırım zorunlu hale geliyorsa, burada yer seçimi baştan hatalıdır.”
Büyükşen açıklamasında şu soruları da kamuoyu adına yöneltti:
“Alternatif güzergahlar neden değerlendirilmedi?
Daha düşük kotlu baraj seçenekleri neden gündeme alınmadı?”
Keban ve Atatürk Barajları ile karşılaştırma yapan Büyükşen, “Keban ve Atatürk Barajları milyarlarca metreküp su tutan projelerdir ve belirlenen sürelerde tamamlanmıştır. Kırık Barajı ise bu projelerin binde biri kapasitede olmasına rağmen kat kat daha pahalı bir maliyetle gündeme gelmektedir. Bu durum kamu yararının gözetilmediği algısını güçlendirmekte ve Kastamonu halkının vicdanında derin bir adaletsizlik duygusu oluşturmaktadır” dedi.
Projenin yüklenici firmasıyla ilgili de sorular yönelten Büyükşen, şunları kaydetti:
“2017 yılından bu yana ihaleyi alan firmaya neden etkin biçimde hesap sorulmamıştır? Gecikmelere ilişkin cezai yaptırımlar uygulanmış mıdır? Süre uzatımlarının kamuya maliyeti tahsil edilmiş midir? Neden her gecikme yeni bir maliyet artışıyla sonuçlanmıştır? Bu tablo teknik bir sorundan çok ciddi bir yönetim ve denetim zafiyetini ortaya koymaktadır.”
Açıklamasının sonunda dile getirdiği rakamların kamuoyuna açık beyanlara dayandığını vurgulayan Büyükşen, şu ifadeleri kullandı:
“Burada yer alan tüm rakamlar belediye başkanları, milletvekilleri ve bakanların kamuoyuna açık açıklamalarına dayanmaktadır. Bu nedenle bu konu siyasi polemik değil, kamu kaynaklarının etkin, rasyonel ve şeffaf kullanımı meselesidir. Unutulmamalıdır ki devletin her kuruşu milletin emanetidir ve o emanette tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır.”




