Kastamonu'da düzenlenen toplantıya MİLAD  Genel Başkanı Hüseyin Terzi, Genel Başkan Danışmanı Bedirhan Aslan, Yurt İçi Teşkilat Başkanı Hasan Koç, Dijital Çalışmalar Başkanı Dede Duman, Gıda Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Ali Koçer,  MİLAD Yönetim Kurulu Üyeleri Süleyman Engil, Erol Gökırmak, Vedat İba ve diğer görevlileri katıldı. 

MİLAD Gıda Sektör Kurulu Başkanı Mehmet Ali Koçer, “Açılış konuşması yaparak dernek kuruluş ve diğer aşamaları ile ilgili bilgi verdi.   

MİLAD İş Dünyası Derneği Genel Başkanı Hüseyin Terzi, dernekleri hakkında bilgi vererek; “MİLAD İş Dünyası Derneği olarak Anadolu'nun 4 bir yanını gezmeye ve buralarda teşkilatlanmaya gayret ediyoruz. Her ay Türkiye'mizin bir bölgesini ziyaret ediyoruz. Bu manada da bu ay itibariyle ocak ayı içerisinde de inşallah Batı Karadeniz illerimizi tamamlamak arzusundayız. Geçtiğimiz ay Doğu ve Güneydoğu bölgesindeydik. Ondan önce Orta Karadeniz bölgesindeydik. Dediğimiz gibi her ay bunun illerimizi ziyaretler gerçekleştirerek hem oradaki yerel durumu tespit etmeye çalışıyoruz. Ticari anlamda ekonomik anlamda tarımsal olarak hangi noktada illerimiz bu manada ziyaretlerimizi yapıyoruz. Rapor çalışmalarımızı oluşturuyoruz. Bununla birlikte tabii ki mevcut oradaki teşkilatlarımızı yeniden yapılandırılması için de gayret sarf ediyoruz” dedi.

Yapılanmaları hakkında bilgi veren Terzi “MİLAD İş Dünyası Derneği olarak şu an Türkiye'nin 18 ilinde temsilciliğimiz atanmış durumda. Yurtdışında da 8 tane ülkü temsilciliğimiz atanmış durumda. Şimdi biz bu arkadaşlarımızla yani böylesi bir dernek yapılanması Türkiye'nin 4 bir yanını kapsamakla kalmayan, aynı zamanda dünyanın çeşitli bölgelerinde de temsilcilik vermekteki maksadımız nedir? Tabi burada öncelikle bir işbirliği iş adamlarımız üzerinden iş dünyası üzerinde faaliyet gösteren vatandaşlarımıza güzel bir organizasyon, bir işbirliği oluşturabilmek. Bu işbirliğin içerisinde pazarlarını genişletebilmek. Yani bugün Kastamonu'da üretim yapan bir arkadaşımızın 81 ile ulaşmasını sağlayabilmek, bununla alakalı işte temsilcilerimiz üzerinden özellikle pek çok diğer dernekten farklı olarak bizim kendi MİLAD OTR üzerinden her üyemizin kendi kullanıcı paneli ile beraber girerek, orada kendisini tanıtarak faaliyetlerini orada izah ederek ,bütün bir milat üyeleriyle çok rahatlıkla yaptığı işi ve pazarını orada gösterebiliyor. Dolayısıyla Kastamonu'da üretim yapan bir arkadaşımızın çok rahatlıkla Şırnak'ta çok rahatlıkla Trabzon'da bir pazarlama ağı oluşmuş oluyor. Kendiliğinden orada irtibata geçebileceği, kendisiyle aynı sektörde çalışan veyahut da kendi sektörünü hammadde üreten firmalarla çok rahatlıkla iletişim kurabileceği bir platform. Bunu sadece biz üyelerimizi bu sisteme dahil ederek yapmıyoruz, dediğimiz gibi hakikaten çok güçlü bir şekilde açıkçası çok da böyle gurur duyarak ifade edebileceğimiz, çünkü bu örnekler diğer hiçbir iş adamları derneğinde yok, tamamen kullanım kullanıcımıza özel web sitemiz üzerinden girerek bütün bu tanıtımlarını gerçekleştirebiliyor. Bununla birlikte tabi ki sadece yurt içi değil aynı zamanda biz üretici olan kısmındaki arkadaşlarımızın sanayide yer alan veya teknolojik üretim yapan arkadaşlarımızın ihracat kanallarını da aşmaya çalışıyoruz. Bu manada az evvel ifade ettiğimiz 8 tane ülke temsilciliğimiz bu işe yarıyor zaten. Geçtiğimiz aylarda bu arkadaşlığımız da bir araya getirdik. Hem yurt içinde hem yurt dışında bu manada nasıl daha aktif olunabilir, Bu kanalları daha iyi nasıl kullanabiliriz, bunları çalışmasını yapıyoruz. Güzel geri dönüşlerde almaya başladık. Arkadaşlarımızın özellikle ihracat yapan arkadaşlarımıza yeni pazarlar orada sağlayabildik. Bunu daha da arttırmaya gayret ediyoruz. Özellikle şu anda tabi Türkiye'nin yakın coğrafyasında temsilcilerimizi atadık, işte Avrupa'da temsilcilerimizi atadık, inşallah daha geniş bir ağa ulaşma gayretindeyiz. Bu manada da 2024 yılı içerisinde 40 tane ülkemizde inşallah temsilciyle atamasını tamamlamış olacağız. Bu süre zarfında da Türkiye'deki bütün yapılanmayı da tamamlamak arzusundayız” ifadelerini kullandı.

Açıklamalarına devam eden Terzi; “Tabii bütün bu işbirliği sadece burada söz konusu mu? Hayır, biz aynı zamanda yani bu kadar insanı bir araya getiriyorsunuz. Güzel zaten başka iş adamları dernekleri de var. Az evvel farklarımızdan bir tanesini söyledik. Bir diğeri ne olması lazım? Bir diğeri Türkiye'nin tabii ki en önemli meselesi. Yıllardan beri söylenilen, söylenilen gelen ama atılan adımların yetersiz olduğu üretim meselesi. Doğru bir kalkınma politikası ancak üretimle olabilir diyoruz biz. Dolayısıyla hem kendi bünyemizdeki arkadaşlarımızın üretim hacimlerini genişletmek hem de üretimde hiç yer almamış ama sermaye sahibi insanları da üretime teşvik edebilmek. Bugünün ekonomik yapısı itibariyle aslında bunu söylemek çok kolay değil. Yani çünkü netice itibariyle bir iş adamının kâr elde etmesi lazım. Yaptığı işten para kazanabilmesi lazım. Bütün bu bugünün şartlarına rağmen onlara en uygun olanakları oluşturarak Türkiye'deki teşvik uygulamalarını kullanarak yurt dışı kanallarını devreye sokarak bu manada da yoğun bir gayretimiz var. Çünkü Türkiye de hakikaten üretime ihtiyacı olduğunu hep ifade ediyoruz. Bu manada zaten bir araya gelmiş bir örgütlenmeyiz, bir yapılanmayız. Türkiye'nin üretim seferberliğine ihtiyacı var diyen bir yapılanmayız. Bu manada da özellikle bu ziyaretlerimizde Ticaret Odamızı ziyaret edeceğiz, Ziraat Odasını ziyaret edeceğiz, buradaki durumu göreceğiz. Kastamonu'daki aynı zamanda işletmelerimizi ziyaret edeceğiz. Tabi tahmin ediyoruz. 3 aşağı 5 yukarı ancak direk burada canlı canlı dinlemek istiyoruz, muhataplarımızdan, bu manada Kastamonu'nda ciddi bir analizini çıkartıp bunları biz raporluyoruz. Bu raporları hem kendi içimizdeki değerlendirmelerle çalışmalarımızla paylaşıyoruz hem de takdir edersiniz ki ilgili yerlere bu manada bu raporları gönderiyoruz. Bakanlıklar olsun veya diğer işte kooperatifler ve odalar olsun, buralarda da bu bilgileri paylaşıyoruz. Bizim mücadelemiz Türkiye'nin bir an evvel üretim hamlesini sağlıklı bir üretim hamlesini sadece belli alanlarda değil, döviz yükseldiğinde tekstile öneren veyahut da işte devletin teşvikiyle sadece savunma sanayide yoğunlaşan bir üretimden bahsetmiyoruz. Bütünüyle bir üretimden bahsediyoruz. Bütün bir Anadolu coğrafyasını ayağa kaldıracak şekilde tarımsal üretimin artırılmasından hayvansal bu manadaki üretimin artırılmasından ve bununla birlikte sanayinin ve teknolojinin de beraberinde gelecek şekilde toplu bir kalkınmadan bahsediyoruz. Her memleketimizden bacaların yükseldiği veya işte teknolojik firmaların yükseldiği ve bunların ciddi katma değer oluşturduğu bir üretim anlayışından bahsediyoruz. Bu manada da tabii ki bunları yapmak için nihayetinde müteşebbise ihtiyaç var. Bu ruha ihtiyaç var. Biz STK olarak bu ruhu oluşturma gayreti içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

Öğrencilere de üretimin öneminin anlatılması gerektiğini söyleyen Terzi; “Ama bununla birlikte özellikle Milli Eğitim Bakanımızla yaptığımız toplantılarda olsun, diğer ilgili arkadaşlarla yaptığımız toplantılarda olsun, muhakkak ve muhakkak bu üretim meselesinin müfredatı işletilmesi gerekti. Öğrencilerimize üretimin ne kadar kıymetli olduğunu, bu sadece bakış sanayi değil, sportif anlamda da böyle edebiyatta da böyle. Türkiye'nin her geçen gün bütün bu alanlarda kısırlaştığını görüyoruz maalesef. Dolayısıyla bu anlayışın çocuklarımıza daha ilkokul, hatta anaokulu döneminden üretimin ne kadar kıymetli bir şey olduğunu izah edebilmemiz lazım. Anlatabilmemiz lazım ki bu arkadaşlarımız bu gençlerimiz okullarından mezun olduktan sonra eğitim hayatlarını tamamladıktan sonra da üretim anlamında ne yapabiliriz? Türkiye nasıl katma değer oluşturabilirize bakması gerekecektir diye düşünüyoruz. Böylesi bir kalkınmadan bahsediyoruz. Bu süreç içerisinde tabii ki düşünün ki bütün bir eğitim müfredatımızın bununla şekillendiğini, Allah’ın izniyle 15, 20 sene sonra bambaşka bir bambaşka bir Türkiye'den bahsedebiliyor oluruz diye düşünüyoruz” dedi.

Öğretmen adaylarını sevindirecek haber! Öğretmen adaylarını sevindirecek haber!

Ekonominin üretime dayalı olduğunu söyleyen Terzi,” Para dediğimiz şeyin gücü tamamen üretimden geçer. Bugün dünyada en geçerli olan paralara baktığımızda bir tarafta ABD dolarını görüyoruz. ABD doları neden güçlü? Çünkü üreten bir ülke. ABD dünyadaki gayrisafi milli hasılanın yıllık bazlı üretimin yüzde 25’i tek başına gerçekleştiriyor, yüzde 24’ü de Avrupa Birliği ülkeleri gerçekleştiriyor. Dolayısıyla onların da parası Euro olarak çok güçlü. Bu 2 tane para birimi sadece baktığınız zaman dünyadaki gayrisafi milli hasılanın neredeyse yarısını ürettiğini görüyoruz. Bu çok büyük bir oran ve bunların dolaysız olanları bir de dolaylı üretimleri var. ABD’nin üretimi yüzde 25 diyoruz ancak e Çin'de de bir sürü fabrikası var. ABD'nin şirketin aslında asıl kaymağını onlar yiyorlar, yiyorlar, Çin'deki fabrikadan yani orayı kullanıyor, orada üretiyor. Ama asıl karını ABD’deki şirketler elde etmiş oluyor. Dolayısıyla bunları da ilave ettiğinizde oranlar çok daha yukarıya çıkmış oluyor. Haliyle bunu görebilmek lazım. Güçlü olmak istiyorsanız bir ülke olarak ekonomik anlamda tam olarak bağımsız olmak arzusundaysanız bu alanlardaki eksikliklerimizi gidermekle mükellefiz. Türkiye olarak bir an evvel bu adımları atmak durumundayız. Bakın dış politikada sözümüzün geçmesi için işte oturuyoruz. Masaya bir konuda değil mi, karşılıklı müzakere ediliyor. Karşıdaki muhatabımız bizden bir şey talep ediyor. Biz onlardan bir şey talep ediyoruz ancak karşılığında ne oluyor? Onların talepleri yerine getirilirken bizimki yerine getirilmiyor. Bu tamamen ekonomik güçle alakalı bir durum. İşte bugün dünyaya baktığımız zaman bakın yanı başımızda, Filistin'de, Gazze'de bir soykırım uygulanıyor. 57 tane Müslüman ülkenin elle tutulur hiçbir şey yapmadığını görüyoruz. Şimdi mazeret olarak bunlara gittiğinizde yöneticilerine gittiğinizde hepsi güçsüz olduğundan sözünün geçmediğinden bahsediyor. Bunun altında yatan neden de bu, üretmezseniz güçlü olamazsınız. Biz sadece tabi Türkiye olarak değil, bütün bir İslam coğrafyası olarak buna muhtacız ve mahkumuz inşallah bu alanda da yani bu konuların önemini ifade etmek için bu örnekleri veriyorum. Tabii ki yapılan işler var, daha iyisini yapmamız lazım. Bu bir bayrak yarışı olarak görmek lazım. Bugünün yapılanı daha iyisine nasıl götürebiliriz, bunun mücadelesini vermek lazım. Biz bu manada kurulmuş bir STK olarak kendimizi adlandırıyoruz. Haliyle Türkiye'nin gelişimine katkı sağlayabilecek ne varsa hangi meselemiz varsa bunun arkasındayız. Bunun destekçisi bununla birlikte de kendi içimizde de bu özgün projeleri hayata geçinmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Hüseyin Terzi son olarak; “Az önce ifade etmiş olduğumuz eğitim kurumlarına bununla alakalı çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle gidiyoruz. Şu an özellikle İstanbul'da bu manada çalışmalarımız çok yoğun devam ediyor. ‘Öğrencilerimize burada ne katabiliriz, ne sağlayabiliriz’ İl Milli Eğitim Müdürümüze de bu manada ilişkilerimiz gayet iyi olabildiğince okullarımızda bu çalışmaları yapmaya gayret ediyoruz. Yani sadece iş dünyası tarafında değil, eğitim kurumlarında da faaliyet gösteren bir STK’yız. Derdimiz Türkiye'nin kalkınabilmesi, doğru kalkınabilmesi, üreterek kalkınabilmesi, bununla alakalı hem üyelerimiz nezdinde bu çalışmayı organize etmeye gayret ediyoruz hem de dediğimiz gibi etkileyebildiğimiz kadar ulaşabildiğimiz kadar temas edebildiğimiz kadar bürokratından siyasetçisine kadar bu meseleleri izah etmeye çalışıyoruz, anlatmaya çalışıyoruz. Bu manada da bugün Kastamonu'ya geldik. Teşkilatlarımızı kurmaya gayret ediyoruz. Böylelikle Türkiye'nin en geniş ana sahip, dünya çapında ağına sahip ve hakikaten bu aşkla bu şekle bir araya gelmiş bir iş adamları derneği olarak mücadelemize devam edeceğiz. Hem üye sayısı itibariyle hem kapladığı a itibariyle alan itibariyle açıkçası ciddi hedeflerimiz var. İnşallah bunu da dediğimiz gibi 2024 yılın sonuna kadar zaten elle tutulur, gözle görülür bir şekilde hissedilmeye başlayacaktır. Özgün projeleriyle az evvel ifade ettiğimiz inşallah İstanbul'da uyguladığımız çalışmaları Kastamonu’da da aynen birebir uygulama derdindeyiz. Bununla alakalı arkadaşlarımıza da gerekli ödevler ve hedefler veriliyor. Onlar da burada İstanbul'un benzeri çalışmaları hayata geçirecekler. Bütün Türkiye'de inşallah bu bahsetmiş olduğumuz çalışmaların tamamını aynı şekilde okullarımızda olsun, sanayi siteleriyle olsun, üretimiyle olsun hayata geçirme gayretindeyiz. Bütün bu söylediklerimiz aslında herkesin hemen hemen aynı yarası derdi. Çünkü üretim diyorsunuz yani üretim, evet, Türkiye'de üretmesi lazım. Daha fazlasını yapması lazım. Aslında toplumun bütünüyle neredeyse hem fikir olduğumuz bir alan. Dolayısıyla çalışmalarımız bu manada biraz daha kolaylıkla ve rahatlıkla yapabildiğimizi düşünüyoruz” dedi.

MİLAD  Genel Başkanı Hüseyin Terzi ilimizde çeşitli kurum ve esnaflara ziyaretlerde bulundu ve Kastamonu ziyareti ardından da Bolu ilinde düzenlenecek etkinliğe katılmak üzere ilimizden ayrıldı. (Cengiz MUHZİROĞLU)

Editör: Serkan Kebecioğlu