Yaz aylarında Ege ve Akdeniz sahillerindeki yoğunluk ve artan tatil maliyetleri, daha sakin ve ekonomik rotalar arayanların alternatif destinasyonlara yönelmesine neden oluyor. Bu arayışta Karadeniz’in doğal güzellikleriyle öne çıkan Kastamonu dikkat çekiyor.
Yaklaşık 170 kilometrelik Karadeniz kıyı şeridine sahip Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesinde bulunan Kayran, Lavda ve Marçula koyları, tesisleşmeden uzak yapıları ve doğal görünümleriyle klasik tatil merkezlerinden farklı bir deneyim sunuyor.
KAYRAN’DA ORMAN VE DENİZ İÇ İÇE
Doğanyurt’un dikkat çeken kıyı noktalarından Kayran, yoğun orman dokusunun Karadeniz’in mavisiyle buluştuğu doğal güzellikleriyle öne çıkıyor.
Kayran Yalı sahili, kum ve çakıl karışımı yapısının yanı sıra tesisleşmeden uzak ve sakin atmosferiyle ziyaretçilerine doğayla baş başa kalma imkanı sunuyor.
Burayı tercih edenlerin lüks plaj işletmeleri yerine kendi yiyecek, içecek, şemsiye ve diğer ihtiyaçlarını beraberinde getirmesi gerekiyor.
LAVDA KOYU’NDA DOĞA İLE BAŞ BAŞA TATİL
Denizbükü Koyu olarak da bilinen Lavda Koyu, çevresini saran yoğun orman dokusuyla dikkat çekiyor.
Doğanyurt’un Kayran mevkisinde bulunan koyun hemen arkasında tatlı su deresi yer alırken bölgede restoran, duş, tuvalet ve şezlong gibi turistik hizmetler bulunmuyor.
Bu özelliğiyle özellikle kalabalık plajlardan uzaklaşmak ve doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenlerin ilgisini çeken Lavda Koyu, kamp yapmak isteyenlere de alternatif sunuyor. Ancak ziyaretçilerin ihtiyaç duyabilecekleri malzemeleri önceden temin etmeleri gerekiyor.
MARÇULA KOYU’NA ULAŞMAK İÇİN PATİKADAN İNMEK GEREKİYOR
Üç koy arasında daha maceralı bir rota arayanların dikkatini ise Marçula Koyu çekiyor.
Ücretsiz olarak ziyaret edilebilen koyda restoran, kafe, duş, tuvalet, şezlong ve şemsiye gibi imkanlar bulunmuyor. Araçla belirli bir noktaya kadar ulaştıktan sonra sahile ağaçların arasındaki patikadan yürüyerek iniliyor.
Sahilin bazı bölümlerinin taşlık, orta kısmının ise kum ve çakıl karışımı olması nedeniyle deniz ayakkabısı kullanılması öneriliyor. Bölgede ateş yakılmasına da izin verilmiyor.

Doğal yapısı ve ulaşımının diğer koylara göre daha zahmetli olması nedeniyle Marçula, özellikle doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen ziyaretçilere hitap ediyor.
UCUZ TATİLİN FORMÜLÜ: KONFORU DEĞİL DOĞAYI SEÇMEK
Kayran, Lavda ve Marçula’nın en önemli özelliklerinden biri, popüler tatil merkezlerindeki yüksek harcama kalemlerinin büyük bölümünün bulunmaması.
Ancak burada ekonomik tatil yapmak isteyenlerin hazırlıklı olması gerekiyor. Su, yiyecek, güneşten korunma ekipmanları, çöp poşeti ve diğer temel ihtiyaçların ziyaretçiler tarafından götürülmesi önem taşıyor.
Özellikle Lavda ve Marçula’da turistik tesislerin bulunmaması, ziyaretçilere doğayla baş başa bir tatil imkanı sunarken aynı zamanda kişisel hazırlığı zorunlu kılıyor.
HAFTA İÇİ VE SABAH SAATLERİ DAHA SAKİN
Koyların popüler tatil merkezlerine kıyasla daha sakin olması, yaz döneminde tamamen boş oldukları anlamına gelmiyor. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında hafta sonlarında ziyaretçi yoğunluğu yaşanabiliyor.
Daha sakin bir deneyim yaşamak isteyenlerin hafta içi günleri ve sabah saatlerini tercih etmesi öneriliyor.
Karadeniz’in değişken hava ve deniz koşulları nedeniyle denize girmeden önce güncel yerel uyarıların takip edilmesi de önem taşıyor. Koylarda gelişmiş plaj altyapısı ve cankurtaran hizmetinin bulunmayabileceği göz önünde bulundurulmalı.
KASTAMONU’DA MAVİ VE YEŞİL BULUŞUYOR
Kastamonu’nun sahillerini farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, Karadeniz’in hemen kıyısında başlayan yoğun orman dokusu.
Doğanyurt’ta ormanlarla çevrili kıyılar, bölgeyi klasik tatil merkezlerinden ayırırken Kayran, Lavda ve Marçula koyları da bu doğal yapının en dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.
Ege ve Akdeniz’in kalabalık sahillerinden uzaklaşmak, yüksek plaj ücretleriyle karşılaşmadan doğayla baş başa bir gün geçirmek isteyenler için Doğanyurt’un üç koyu, Karadeniz’in keşfedilmeyi bekleyen alternatif rotaları arasında bulunuyor.




