Kastamonu Üniversitesi'nde Mentör Yetiştirme Programı devam ediyor Kastamonu Üniversitesi'nde Mentör Yetiştirme Programı devam ediyor

Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitimin Felsefi, Sosyal ve Tarihi Temelleri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selman Tunay Kamer, "dijital cihazlara tatillerde çocuk bakıcılığı görevi yüklemeyin" uyarısında bulundu.

Uzmanındantablettençocukbakıcısıolmazuyarısı (2)

Derslerle ilgili süreçlerin de  kullanım oranını artırdığını ifade  eden Kamer, "Ev ödevleri,  araştırmalar, projeler ve özellikle  sınavlara hazırlık dönemiyle ilgili  video içeriklerinin izlenmesi dijital  cihaz kullanımını artırıyor. Dijital  oyunları da bunlara eklediğimizde  dijital cihazlar bizim bir organımız  haline gelmeye başladı.  Çocuklarda da bu yoğun şekilde  görülüyor." dedi.

Söz konusu cihazların beyni  yorduğunu anlatan Kamer, "Tatil  deyince dinlenme süreci açığa  çıkıyor. Dijital cihaz kullanımının bizim beynimizi dinlendirdiği ve boşalttığı düşünülüyor ama bunun aksine, akademik çalışmalar beyni yavaşlattığı için belli süreçlerde ciddi problemlerin ortaya çıktığı, hatta bağımlılıkla ilgili süreçleri tetiklediğini gösteriyor. Dolayısıyla dijital cihazlar bizi dinlendirmiyor, aksine beyni yavaşlattığı için bizi daha çok yoruyor. Çocuklar dinlensin diye dijital cihazları eline veriyoruz ama bu bağımlılık, beyni yorma ve güvenlik problemini ortaya çıkarıyor." diye konuştu.

Kamer, bu cihazların kullanımında güvenlik probleminin önemli olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

"Bağımlılıkla ilgili genelde aileler süreye takılıyor. Süre önemli elbette ama dijital cihazların kulanım süresinden daha önemlisi içerik. İçerik çocukların gelişimi açısından uygun mu? Ailelerin buna bakması gerekiyor. Çocukların dijital cihaz kullanımını genelde kendi odasında yapması isteniyor ama çocuklar hiç bilmediği bir dünyada çevrim içi oyunlarda birtakım problemler yaşayabilir. Hiç tanımadığı insanlarla yazışabiliyorlar. Biz çocuğa sorumluluk vermiyoruz ama dijital ortamda karşısındaki kişi çocuğa belli sorumluluklar verip onda birey duygusu oluşturuyor. Çocuk bu kişiye güvenip istediği şeyleri yapabiliyor. Bu, asayiş olaylarının ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Özellikle çocuğun kriminal saatler dediğimiz 02.00 ile 05.00 saatleri arasında yatakta dijital cihazlarla vakit geçirmesine izin vermemeliyiz."

"Bilmediğimiz bir dünyada çocuk gezintiye başlıyor"

Ailelerin çok dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Kamer, "Burada ebeveynlere söyleyeceğimiz en önemli görüş şu olmalı; dijital cihazlara çocuk bakıcılığı görevini yüklemememiz gerekiyor. Çocuk bizim yanımızdan gitsin, biz daha rahat çalışalım, dinlenelim düşüncesiyle bu cihazları veriyoruz ama bilmediğimiz bir dünyada çocuk gezintiye başlıyor ve tanımadığı kişilerle iletişime geçip birtakım problemlerle karşılaşıyor. Bunun kontrol edilmesi lazım." ifadelerini kullandı.

Bu tür cihazların ödül ve ceza aracı olmaması gerektiğine işaret eden Kamer, "Ara tatildeyiz. En büyük hatalardan biri de eğer çocuğun akademik performansı çok yüksekse dijital cihaz kullanım süresini artırarak bunu ödül haline getiriyoruz. Ya da akademik performansı düşükse kısıtlayarak cezalandırıyoruz. Dijital cihaz kullanımını kesinlikle ödül ve ceza ile ilişkilendirmemek gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kamer, güvenlik, fazla kullanım ve bağımlılık konularına dikkat edilerek dijital araçların faydalı şekilde kullanılabileceğini aktararak, "Çocukların seviyesine göre dijital okur yazarlığı anlatmamız gerekiyor. Bilinçli kullanım önemli." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA