Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde dönüm noktası olan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümü, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenen programlarla kutlanıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Barış ve Özgürlük Bayramı” olarak kabul edilen 20 Temmuz’da, harekâtta şehit olan Mehmetçikler ve Kıbrıslı mücahitler anılırken, gazilere şükran sunuluyor.

Millî Savunma Bakanlığı da 52. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı açıklamada, Kıbrıs Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkının varlığı ve güvenliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

Kıbrıs’ın yönetimi İngiltere’ye bırakıldı

Osmanlı Devleti’nin 1571 yılında hâkimiyetine aldığı Kıbrıs, 307 yıl Osmanlı yönetiminde kaldı. Ada’nın yönetimi 1878’de, hükümranlık hakkı Osmanlı Devleti’nde kalmak kaydıyla İngiltere’ye bırakıldı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ile İngiltere’nin karşı cephelerde yer almasının ardından İngiltere, 1914 yılında Ada’yı tek taraflı olarak ilhak etti. Türkiye ise Kıbrıs üzerindeki İngiliz egemenliğini 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile tanıdı.

Kastamonu'da "Bir Yetim de Sen Okut" kampanyasına yoğun ilgi
Kastamonu'da "Bir Yetim de Sen Okut" kampanyasına yoğun ilgi
İçeriği Görüntüle

Enosis girişimleri gerilimi artırdı

Kıbrıslı Rumların Ada’yı Yunanistan’a bağlama hedefi olarak bilinen “Enosis” düşüncesi, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın ardından güç kazandı.

Yunanistan’ın Kıbrıs meselesini 1954 yılında Birleşmiş Milletlere taşımasının ardından Ada’daki siyasi gerilim arttı. EOKA’nın 1955’te silahlı eylemlere başlamasıyla birlikte Kıbrıs Türkleri güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Şiddet olayları nedeniyle 1955-1958 yılları arasında Kıbrıslı Türkler çok sayıda karma köyü terk etmek zorunda kaldı. Türk toplumu da Enosis hedefi karşısında kendi savunma yapılanmasını oluşturdu.

Üç ülke garantör oldu

Türkiye ve Yunanistan arasında yürütülen görüşmelerin ardından 1959’da Zürih ve Londra anlaşmaları imzalandı. Bu anlaşmalar doğrultusunda Kıbrıs Cumhuriyeti, Türk ve Rum toplumlarının siyasi ortaklığı temelinde 1960 yılında kuruldu.

Türkiye, İngiltere ve Yunanistan, imzalanan Garanti Antlaşması ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini güvence altına alan garantör devletler oldu.

Ancak ortaklık düzeni uzun sürmedi. Kıbrıs Rum yönetiminin anayasanın değiştirilmesine yönelik girişimleri ve Türk toplumunun sahip olduğu hakların sınırlandırılmak istenmesi, Ada’daki gerilimi yeniden tırmandırdı.

Kanlı Noel saldırıları başladı

21 Aralık 1963’te Kıbrıs Türklerine yönelik başlayan saldırılar, tarihe “Kanlı Noel” olarak geçti. Saldırılar sırasında çok sayıda Kıbrıs Türkü hayatını kaybederken, binlerce kişi yaşadığı köy ve mahallelerden ayrılmak zorunda kaldı.

Lefkoşa’nın Kumsal bölgesinde, Kıbrıs Türk Alayında görevli Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın evi de saldırıya uğradı. Nihat İlhan’ın eşi Mürüvvet İlhan ile çocukları Murat, Kutsi ve Hakan öldürüldü. Ailenin yaşadığı ev, daha sonra Barbarlık Müzesi’ne dönüştürüldü.

Toplumlar arası çatışmaların büyümesi üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1964 yılında Kıbrıs’ta Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görevlendirilmesini kararlaştırdı.

15 Temmuz darbesi dengeleri değiştirdi

Ada’daki siyasi ve askerî gerilim yıllarca devam etti. Kıbrıs’ın geleceğini değiştiren gelişme ise 15 Temmuz 1974’te yaşandı.

Yunanistan’daki askerî cuntanın desteğini alan Nikos Sampson, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı darbe gerçekleştirerek yönetimi ele geçirdi. Darbenin temel hedefinin Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak olduğu değerlendirildi.

Türkiye, anayasal düzenin ortadan kaldırılması ve Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin tehdit altına girmesi üzerine garantör devlet İngiltere’ye ortak müdahalede bulunulmasını önerdi. İngiltere’nin ortak harekâta katılmaması üzerine Türkiye, Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan haklarını gerekçe göstererek harekete geçti.

Mehmetçik 20 Temmuz’da Ada’ya çıktı

Türk Silahlı Kuvvetleri, 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs Barış Harekatı’nı başlattı.

Deniz birlikleri Girne kıyılarına çıkarma yaparken, hava indirme birlikleri de Lefkoşa çevresindeki stratejik noktalara ulaştı. Türk askeri ile Kıbrıslı mücahitler kısa sürede bağlantı kurarak güvenli bir bölge oluşturdu.

Harekâtın başladığı gün toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, taraflara ateşkes çağrısında bulundu. Diplomatik temasların ardından 22 Temmuz’da çatışmalara ara verildi ve taraflar arasında Cenevre görüşmeleri başladı.

“Ayşe tatile çıksın” parolası

Cenevre’de gerçekleştirilen görüşmelerden sonuç alınamaması ve Kıbrıs Türklerine yönelik tehdidin devam etmesi üzerine harekâtın ikinci aşaması 14 Ağustos 1974’te başladı.

Dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş tarafından kullanılan “Ayşe tatile çıksın” parolasıyla başlayan ikinci harekât sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri, Lefkoşa’dan Gazimağusa ve Lefke yönüne doğru ilerledi.

İkinci aşama, 16 Ağustos 1974’te yürürlüğe giren ateşkesle sona erdi. Birleşmiş Milletler Barış Gücü de ateşkes hatlarının gözetilmesi ve iki taraf arasındaki ara bölgenin korunması görevini üstlendi.

498 Mehmetçik şehit oldu

Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri 498 şehit verdi. Kıbrıslı mücahitler de Ada’daki varoluş mücadelesinde hayatlarını kaybetti.

Şehit Mehmetçiklerin ve mücahitlerin önemli bir bölümü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan şehitliklerde yan yana yatıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu

Harekâtın ardından Kıbrıs Türk Federe Devleti 13 Şubat 1975’te ilan edildi. Kıbrıs Türk halkının siyasi yapılanma süreci, 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla yeni bir aşamaya geçti.

Ada’nın kuzeyi ve güneyi, Birleşmiş Milletler denetimindeki ara bölgeyle birbirinden ayrıldı. Birleşmiş Milletler Barış Gücü, iki taraf arasındaki ateşkes hattında görevini sürdürmeye devam ediyor.

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı

Kıbrıs Barış Harekatı’nın başladığı 20 Temmuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde her yıl “Barış ve Özgürlük Bayramı” olarak kutlanıyor.

Harekâtın 52. yıl dönümünde şehit Mehmetçikler, Kıbrıslı mücahitler ve Ada’daki Türk toplumunun varoluş mücadelesinde hayatını kaybedenler rahmetle anılıyor.

20 Temmuz 1974’te başlayan harekât, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin sağlanması, Enosis girişiminin önlenmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uzanan siyasi sürecin başlaması bakımından Türk ve Kıbrıs Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ'DAN 52. YIL DÖNÜMÜ MESAJI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kıbrıslı Türkleri özgürlüğe kavuşturan, Ada’ya barış ve huzur getiren Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümü kutlu olsun" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, resmi sosyal medya hesabından Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünü nedeniyle açıklamada bulundu. Yılmaz, paylaşımında Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verdiği desteği kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, "Kıbrıslı Türkleri özgürlüğe kavuşturan, Ada’ya barış ve huzur getiren Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümü kutlu olsun. Türkiye, garanti antlaşmasından kaynaklanan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 52 yıl önce bugün gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı ile Kıbrıs Türk halkını Rum mezaliminden kurtarmış, güvenliğini ve varlığını güvence altına almıştır. Böylece Ada’da yarım asrı aşkın süredir devam eden barış ve istikrarın temelleri atılmıştır. Anavatan ve garantör Türkiye, Ada’nın asli unsuru ve eşit sahibi olan Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edecek; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne verdiği güçlü desteği kararlılıkla sürdürecektir. 1974 yılında milli davamız uğruna canlarını feda eden aziz Mehmetçik ve Mücahitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükran ve saygıyla anıyoruz" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Serkan Kebecioğlu