Türkiye Emlak Katılım Bankası, Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı açıklamada, bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman AŞ’nin Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ ile Birevim Tasarruf Finansman AŞ’yi satın almak üzere görüşmelere başladığını duyurdu.
Yapılan açıklama, şirketlerin satışının veya devrinin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Sürecin sonuçlanabilmesi için görüşmelerin tamamlanması ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) gerekli izinleri vermesi gerekiyor.
Müşterilerin sözleşmeleri devam ediyor
Mevcut aşamada Katılımevim ve Birevim’in faaliyet izinlerinin kaldırılmasına ya da müşteri sözleşmelerinin iptal edilmesine ilişkin bir karar bulunmuyor. Bu nedenle finansmanını alan müşterilerin ödeme yükümlülükleri, henüz teslimat almayan müşterilerin ise sözleşmeleri geçerliliğini koruyor.
Şirketlerden veya BDDK’dan resmî bir bildirim yapılmadığı sürece müşterilerin mevcut ödeme planlarına göre hareket etmeleri gerekiyor. Ödeme hesabı veya şirket unvanında değişiklik yapılması hâlinde bunun müşterilere resmî kanallar aracılığıyla bildirilmesi bekleniyor.
Teslimat bekleyenlerin durumu ne olacak?
Satın alma görüşmelerinin başlaması, bekleyen teslimatların iptal edildiği anlamına gelmiyor. Sözleşmelerde yer alan teslim tarihi, finansman tutarı ve ödeme koşulları mevcut hâliyle yürürlükte bulunuyor.
Satın alma gerçekleşirse şirketlerin sahiplik ve yönetim yapılarında değişikliğe gidilebilecek. Ancak müşterilerin teslimat tarihleri, taksit planları ve organizasyon ücretlerinin nasıl etkileneceğine ilişkin henüz resmî bir açıklama yapılmadı.
Eminevim sürece dâhil değil
Satın alma görüşmeleri yalnızca Katılımevim ve Birevim’i kapsıyor. Eminevim’in bu sürecin tarafı olduğuna ilişkin herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor.
Tasarruflar TMSF kapsamında değil
Tasarruf finansman şirketleri BDDK tarafından lisanslanıp denetlense de müşterilerin bu şirketlere yatırdığı paralar, bankalardaki mevduatlar gibi TMSF güvencesi altında bulunmuyor. Emlak Katılım’ın kamu sermayeli olması da görüşmelerin başlamasıyla birlikte müşteri tasarruflarının otomatik olarak devlet güvencesine geçtiği anlamına gelmiyor.
Sürecin bundan sonraki aşamasında şirketlerin resmî açıklamaları, BDDK’nın vereceği kararlar ve müşterilere gönderilecek olası devir bildirimleri belirleyici olacak.




