Son dönemde turizm işletmeleri üzerinde artan vergi yükü, turizme katkı payı uygulamaları, sürdürülebilir turizm sertifikaları ve yangın mevzuatına ilişkin zorunluluklar sektör temsilcilerini ciddi anlamda zorladığını, bu yüklerin sonucunda birçok işletmenin kapanmak zorunda kaldığını belirten KASTOD Başkanı Hüsnü Gül, Daday ilçesinde bu sebeplerle Şadibey, Demirbey, İksir gibi turizm tesislerinin kapandığını ve şuanda hiçbir açık işletmenin bulunmadığını dile getirdi.

“KASTAMONU TURİZMİMİZİN YÜK AKI İŞLETMEMİZ YOK EDİLMEK İSTENİYOR”
Gül, "Bugün değil belki ama yarın için umudumuzun elimizden alındığını hissediyoruz. Esnaf zor durumdadır. Turizm zincirinin her halkası bu süreçten olumsuz etkilenmektedir. Kastamonu'da her fırsatta turizmi ön plana çıkartmalıyız, turizm bizim için bacasız sanayi diyoruz ama ne yazık ki çoğunlukla söylemlerimizle eylemlerimiz çelişiyor.
Bunun en bariz örneğini bugün Kurşunlu Han'da yaşıyoruz. Burayı atıl vaziyetten kurtararak şehrin prestij mekanı haline getiren ve ilimize büyük bir yatırım yapan Kemal Çiçek, Selami Çelebioğlu büyüklerimizin emek emek dokuduğu, şehrimizin yetiştirdiği önemli turizmcilerden Cem Dilimel'in işletme müdürlüğünde çok sayıda ödül alan, Kastamonu turizmimizin yük akı işletmemiz yok edilmek isteniyor. Kastamonu turizmi adına gerçekten çok üzücü bir durumdur." dedi.

Kurşunlu Han'da faaliyetlerini sürdüren otel işletmesinde içki servisinin yapılmasının bazı kişileri rahatsız ettiğini ve bu yüzden Vakıflar Genel Müdürlüğüne şikayetlerin yapılarak, haksız bir şekilde tahliye kararı uygulanmaya çalışıldığını ifade eden Gül, açıklamasını şu cümlelerle sürdürdü:
“TÜM KASTAMONU DA BUNUN ŞAHİDİDİR”
"Bugün Türkiye'nin pek çok ilinde Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkü olan mekanlardaki işletmelerde alkol servisi yapılmaktadır. Hatta bu mekanlar ramazan ayında dahi içki servislerini durdurmamaktadır. İstanbul'da Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olan böyle mekanlar mevcuttur. Yine Diyarbakır Sülüklühan, Gaziantep Hışvahan Anadolu'daki örnekleridir.
600 yıllık tarihi dokusuyla misafirlerine hem kültürel hem sosyal seçenekler sunan anlayışın korunması gerektiğine inanıyoruz. Otel odalarında seccade bulundurulması, kıble yönünü gösteren işaretlerin yer alması, ramazan ayında alkol servislerinin yapılmaması gibi hassasiyetleriyle Kurşunlu Han Otel, Kastamonu'da başarılı ve hassasiyetlere saygılı bir şekilde faaliyetlerine devam etmektedir. Buranın eski halini bilenler bilir. Bu han bu değerli yatırımcılarla nereden nereye gelmiştir. Tüm Kastamonu da bunun şahididir.

Bu hizmet anlayışı kimleri rahatsız etmiştir? Türkiye'nin diğer illerinde uygulanan kanunlarla Kastamonu'da uygulanan kanunlar farklı mıdır? Kurşunlu Han'da kimlerin gözü olduğunu merak ediyoruz?"
Verilen tahliye kararının yalnızca bir işletmeye değil, Kastamonu turizmine zarar vereceğini sözlerine ekleyen Gül, açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
"Ümit ve hayallerimiz yıkılıyor. Ancak her zaman olduğu gibi ilgili kanun ve esaslara uyum sağlayarak, varsa eksiklerin giderilerek, şehir turizmimizin amiral gemisi bu işletmemizin faaliyetlerini sürdürmesini istiyoruz. Kastamonu misafirlerine yıllardır hizmet eden bu yapının turizme kazandırılmaya devam edilmesi gerektiğine inanıyoruz. İlgili makamların en kısa sürede gerekli adımları atacağını umut ediyoruz."




