Birinci derece deprem kuşağında yer alan ve Kuzey Anadolu Fay (KAF) hattının ana kollarından etkilenen Kastamonu ve çevresinde, uzmanların fay hattındaki sismik hareketliliğe dair analizleri yakından takip ediliyor. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, KAF’ın Güney Marmara kuşağında meydana gelen sığ sarsıntılar ve veriler doğrultusunda dikkat çekici uyarılarda bulundu.
AFAD tarafından 4 Eylül’de İznik-Gemlik hattında kaydedilen ve yerin 7 kilometre altında gerçekleşen 3,1 büyüklüğündeki depremi değerlendiren Prof. Dr. Osman Bektaş, fay üzerindeki gerilme artışına işaret etti.
KAF ÜZERİNDEKİ "B-DEĞERİ" DÜŞÜŞÜ NE ANLAMA GELİYOR?
Kuzey Anadolu Fay hattı boyunca meydana gelen mikro ve orta ölçekli depremlerin analizini yapan Bektaş, fayın güney kolundaki "b-değeri" parametresinin 2006 yılından bu yana düzenli bir şekilde düştüğünü belirtti. Sismolojide küçük ve büyük depremlerin sayısal dağılımını ifade eden bu verideki düşüşün, fay hattındaki gerilmenin yeniden biriktiğini gösterdiğini aktardı.
1999 depreminin ardından fay üzerinde yaşanan geçici rahatlamanın yerini yeniden gerilme birikimine bıraktığını vurgulayan Bektaş, 2025 ve 2026 yıllarında sığ odaklı (yüzeye yakın) depremlerin sıklaşmasının da risk analizlerinde yeniden değerlendirme gerektirdiğini söyledi.
KASTAMONU İÇİN YAPI STOĞU VE TEDBİR VURGUSU
Kuzey Anadolu Fay hattının doğrudan içinden ve güney ilçelerinden geçtiği Kastamonu’da, KAF üzerindeki bu tür bilimsel veriler ve gerilme değişimleri kentin deprem gerçeğini bir kez daha gündeme taşıyor.
Uzmanlar, KAF sistemindeki her türlü sismik kilitlenme veya gerilme birikiminin, hat üzerinde bulunan tüm yerleşim yerlerinde kentsel dönüşüm, depreme dayanıklı yapılaşma ve afet hazırlıklarının kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini gösterdiğini vurguluyor.





