Moderatörlüğünü Ali Safa Bayramoğlu’nun yaptığı programda Demirtaş, mesleğe başlama sürecini, ilk maç heyecanını ve spikerliğin perde arkasını TV366'ya ve gazetemize özel samimi ifadelerle anlattı.

"ARTIK KASTAMONULU OLDUM"
Kendini tanıtarak konuşmasına başlayan Demirtaş, “28 Mayıs 1991 doğumluyum. Kastamonu doğumlu demek isterdim ama Tekirdağ’da doğdum. Babam emekli astsubay olduğu için birçok il gezdik. Yaklaşık 7-8 senedir de Kastamonu’dayız ve burada yaşamaya devam ediyoruz, artık buralı oldum” dedi.
"ÜNİVERSİTE YILLARINDA BAŞLADIM"
Spikerliğe yönelmesinin üniversite yıllarında başladığını ifade eden Demirtaş, uzun yıllar tiyatroyla ilgilendiğini belirterek, “Yaklaşık 15 sene tiyatro yaptım. Bunun 6-7 senesi Denizli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda geçti. Üniversite döneminde sporun içine daha fazla girdim. Giresun’da okurken bazı maçlarda kısa anonslar yapmıştım” diye konuştu.
"EYLÜL 2017'DE İLK MAÇIMI ANLATTIM"
Kastamonu’ya dönüş sürecinde spor muhabirliği yaptığını anlatan Demirtaş, Kastamonuspor tesislerinde geçirdiği dönemin kendisi için önemli bir tecrübe olduğunu vurguladı. Yayın sürecinin başlamasını ise şu sözlerle anlattı:
“2017 yılında Mavi Karadeniz TV, Kastamonuspor’un maçlarını canlı yayınlamak istedi. Spiker ihtiyacı doğdu. Daha önce hiç canlı maç anlatmamıştım ama ‘anlatırım’ dedim. Temmuz ayında görüşme oldu, ağustosta telefon geldi. Eylül 2017’de ilk maçımı anlattım.”
"İLK 15 DAKİKA BENİM İÇİN ZORDU"
İlk maçında yaşadığı heyecanı da paylaşan Demirtaş, teknik bir aksaklığın kendisini daha da zorladığını söyledi. “Maçtan iki gün önce haber verdiler. Giresun’dan üç aktarmayla Kastamonu’ya geldim. Yayına gireceğimiz sırada yayın aracından ‘pof’ diye bir ses geldi, uydu yanmış. Maç başladı, ben ilk 11’leri daha yeni yeni kafamda oturtuyorum. İlk 15 dakika benim için gerçekten çok zordu” ifadelerini kullandı.
"CİDDİ BİR HAZIRLIK SÜRECİ GEREKTİRİYOR"
Maç anlatımının ciddi bir hazırlık süreci gerektirdiğini vurgulayan Demirtaş, bir spikerin sahaya hazırlıksız çıkamayacağını belirterek şunları söyledi:
“Maçlar genelde bir hafta önceden bellidir. Önce kendi takımınla görüşürsün; sakat, cezalı var mı diye. Rakibi araştırırsın; teknik direktör, transferler, oyun sistemi, puan durumu, en skorer oyuncu… Oyun durduğunda spikerin boş kalmaması lazım, o boşlukları bu bilgilerle doldurursun.”
"OYUNCULAR KARINCA GİBİ GÖRÜNÜYORDU"
Meslek hayatında en çok zorlandığı karşılaşmanın Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda oynanan Eyüpspor deplasmanı olduğunu dile getiren Demirtaş, “Maçtan bir gün önce haber geldi. Gece 11’de otobüse bindim, sabah 8’de İstanbul’daydım. Sis vardı, mesafe çok uzaktı. Oyuncular karınca gibi görünüyordu. Anlatması en zor maçlardan biriydi” dedi.
"45 DAKİKA BOYUNCA YANLIŞ İSİM SÖYLEMİŞİM"
Programda yayın sırasında yaptığı hatalara da değinen Demirtaş, bir maçta sahada olmayan bir oyuncunun ismini uzun süre kullandığını anlatarak, “45 dakika boyunca yanlış isim söylemişim. Devre arasında babam aradı, ‘Yanlış isim söylüyorsun’ dedi. Sonra fark ettim ve düzelttim” ifadelerini kullandı.

"KASTAMONUSPOR MEMLEKET MESELESİ"
Programın eğlenceli bölümünde kısa sorulara da yanıt veren Demirtaş, GMG Kastamonuspor için “memleket meselesi” tanımını yaptı. Tribün denildiğinde aklına “coşku”, gol denildiğinde ise “heyecan” geldiğini söyledi.
Programın sonunda pazar günü oynanacak maç için iyi dileklerini ileten Demirtaş, “GMG Kastamonuspor’a başarılar diliyorum. Beni konuk ettiğiniz için teşekkür ederim. Birlikte birçok anımız oldu, buna bir yenisini daha ekledik” diyerek TV366 ekibine teşekkür etti.





