Programa konuk olan İhsangazili genç çiftçi Yasin Ciğerci, siyez buğdayından elde edilen ürünleri ve üretim sürecini izleyicilere anlattı. Yayında, taş değirmende öğütülen siyez unu ile hazırlanan ürünler ile geleneksel siyez bulguru pilavı ve makarna yapımı da uygulamalı olarak gösterildi.
Programda konuşan Ciğerci, siyez buğdayının ekiminden sofraya uzanan sürecin büyük emek gerektirdiğini belirterek, köylerinde kurdukları değirmen sayesinde üretimi artırdıklarını ve atalık tohumun yaşatılması için çalıştıklarını ifade etti. Ciğerci, siyezden farklı ürünler üretilebildiğini vurgulayarak yerel üretimin ekonomiye katkı sunduğunu söyledi.
Program sunucusu Alişan ise ata tohumunun korunarak ekonomik değere dönüştürülmesinin önemli olduğunu belirterek genç üreticiyi tebrik etti.
Yayının bir diğer konuğu Kastamonulu Hasan Yılmaz da doğal ürünlerin önemine dikkat çekerek evlerinde siyez unu ve köy ürünlerinin vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.
Program boyunca gerçek siyezin hibrit olmadığı, katkı maddesi içermediği ve yüzyıllardır süren üretim geleneğinin bir parçası olduğu vurgulandı. Taş değirmende öğütülen siyez ununun kepeği ve özü korunarak sofralara ulaştığı ifade edildi.
Geçmişi yaklaşık 12 bin yıl öncesine dayanan ve “Hitit buğdayı” olarak da bilinen siyez, İhsangazi ilçesinde yaklaşık 12 bin dekar alanda yetiştiriliyor. Siyezden elde edilen ürünler arasında bulgur, un, makarna, yufka ve çeşitli unlu mamuller yer alıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından “Mergüze” ve “Ata” isimleriyle tescillenen siyez buğdayı bölgede “kabulca” ve “kaplıca” adlarıyla da biliniyor. Üretimin büyük bölümü bulgur olarak değerlendirilirken, kalan kısmı un ve farklı gıda ürünlerinde kullanılıyor.
İhsangazi’de üreticiler, atalık tohumun gelecek nesillere aktarılması için üretimi sürdürmeye devam ediyor.




