ürkiye’de siyez buğdayının en önemli üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkan İhsangazi’de yaklaşık 12 bin dekar alanda siyez ekimi yapılıyor. Bölgede “kabulca” veya “kaplıca” olarak da bilinen siyez buğdayı, hem ham madde olarak hem de işlenmiş ürünleriyle iç ve dış piyasadan talep görüyor.

Kastamonu esnafından 'faizsiz' yapılandırma talebi
Kastamonu esnafından 'faizsiz' yapılandırma talebi
İçeriği Görüntüle

İhsangazi coğrafi işaretli siyez buğdayının yaklaşık yüzde 70’i bulgur olarak değerlendirilirken, kalan bölümü un ve yem üretiminde kullanılıyor. İlçede siyezden bulgurun yanı sıra un, çeşitli yemekler, pastacılık ürünleri ve Kastamonu’nun coğrafi işaretli lezzetlerinden çekme helva gibi ürünler de elde ediliyor.

"KASTAMONU'NUN TURİZM ROTASI HALİNE GETİRİLMESİNİ AMAÇLIYORUZ"

Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, İhsangazi’de siyez yetiştiriciliği yapan Yasin Ciğerci’den eko turizm alanında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Siyez buğdayının bilinenin aksine Anadolu’da binlerce yıldır yetiştirildiğini belirten Haberal, İhsangazi’nin bu alanda markalaştığını söyledi. Haberal, “En çok üretimin yapıldığı, markalaştığı ve tescil edildiği alan İhsangazi ilçemizdir. 2020 yılında ata tohumu olan siyez buğdayımız coğrafi işaret aldı ve menşe olarak kabul edilerek tarihe geçti” dedi.

Siyezin yalnızca tarımsal bir ürün olmadığını, aynı zamanda gastronomi ve turizm açısından da önemli bir değer taşıdığını ifade eden Haberal, “Bu bölgeyi turizm rotası haline getirmek istiyoruz. Siyezden birçok ürün çeşitlendirilmesi yapılıyor. Bu toprakların Kastamonu’nun gastronomi turizm rotası haline getirilmesini, eko turizm, eko çiftlikler ve eko köylerle değerlendirilmesini amaçlıyoruz” diye konuştu.

"BU ÜRÜNLERİ TATMALARINI İSTİYORUZ"

Amaçlarının İhsangazi’yi Kastamonu’ya gelen ziyaretçiler için önemli bir durak haline getirmek olduğunu belirten Haberal, turizmciler, rehberler ve acentelere çağrıda bulundu.

Haberal, “Kastamonu’ya gelen insanların Ilgaz’dan indiklerinde bu toprakları görmelerini ve bu ürünleri tatmalarını istiyoruz. Rotalarını İhsangazi üzerinden geçirerek Araç, Safranbolu ya da Kastamonu şehir merkezi yönünde planlamalarını rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“SİYEZ BİZİM İÇİN BİR HAZİNE”

İhsangazi’de siyez yetiştiriciliği yapan Yasin Ciğerci ise siyez buğdayının kar ve yağmur suyuyla beslendiğini, üretim sürecinde ilaçlama ve sulama yapılmadığını söyledi.

Ciğerci, “Siyez buğdayımızı ekim ayında toprakla buluşturuyoruz. Daha sonra yağmur ve kar suyuyla besleniyor. Ağustos ayında hasadını yaptıktan sonra kendi taş değirmenimizde işleyebiliyoruz. Siyez bizim için çok kıymetli bir ürün” dedi.

Siyezin üretici açısından düşük maliyetli ve çok yönlü bir ürün olduğunu vurgulayan Ciğerci, “İlaçlama yok, sulama yok. Siyez buğdayı bizim için sıfır atık demek. Sapını ve başaklarını da ham madde olarak kullanıyoruz. Bizim için bir hazine. Siyezin ana vatanı İhsangazi’de bu işe önem veriyoruz ve birçok ürün ortaya çıkarıyoruz” diye konuştu.

Kaynak: İHA