Kastamonu'nun ve tüm Türkiye’nin sokaklarında yankılanan türkülerin ve hikayelerin arka planında, yaklaşık bir asırlık bir geleneğin izleri yatıyor. Bu geleneğin mirasçılarından biri de Mehmet Tekeli. Tekeli saz evinde buluştuğumuz Mehmet abiyle geçmişi, geleceği ve saz ustalığının inceliklerini konuştuk.

"BU İŞ ZANAAT, YAPILAN ESER DE SANAT ESERİ"
Mehmet Tekeli, 1971 Kastamonu doğumlu. İlk yıllarından itibaren babasının saz ustası dükkanında yetişmiş. Babasının yanında, saz yapımının her aşamasını öğrenerek, kendi elleriyle bir geleneği sürdürmeye başlamış. Elektrik teknisyeni olmasının yanı sıra, saz yapımı ustalığını da icra eden Mehmet abi "Bu iş bir zanaat, yapılan eser de sanat eseri" diyor gülümseyerek.

Saz Ustası (2)

BEKİR TEKELİ:YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ
Tekeli ailesinin geleneği, sadece aile içinde değil, Kastamonu'nun kültürel dokusunda hatta dünya genelinde de derin izler bırakmış. Mehmet Tekeli, babası Bekir Tekeli'nin UNESCO tarafından "yaşayan insan hazinesi" unvanına layık görüldüğü zamandan bahsediyor gururla.

Sohbetimiz ilerledikçe, Tekeli ailesinin saz yapımındaki özel tekniklerinden ve geleneklerinden bahsediyor Mehmet abi. Eşiklerde manda boynuzu kullanmalarının sazın akustik sesini doğrudan almasını sağlarken, cilasını nasıl yaptıklarının sazlarını diğerlerinden ayıran özelliklerden sadece birkaçı olduğunu ifade ediyor.

Kastamonu’nun Doğal Mirası isimli sergi açıldı Kastamonu’nun Doğal Mirası isimli sergi açıldı

Ancak, saz yapımında karşılaşılan zorluklar da var. Mehmet abi, malzeme tedariğinin zorluğundan bahsediyor. Özellikle, istedikleri gibi malzeme bulmanın ve işlemenin zaman zaman meydan okuyucu olabildiğini ifade ediyor. "Dut ağacı kullanıyoruz ama çam ağacı kullanmadığımızdan ötürü orman şehri olmamıza rağmen dut ağacını genellikle sahil kesiminden temin ediyoruz" diyor.

Saz Ustası (4)

ÜNLÜ İSİMLERİN BAĞLAMALARI BURADAN ÇIKMIŞ
Gelecek nesillere aktarılacak bir miras olan saz ustalığı, Tekeli ailesi için sadece bir meslek değil, bir yaşam tarzı. Mehmet abi, bu geleneği sürdürmenin önemine vurgu yapıyor. Oğullarından birinin mühendis olduğunu, diğerinin ise üniversite sınavına hazırlandığını belirtiyor. "Bu iş merak meselesi," diyor Mehmet abi, "umarım ilerde biri bu geleneği devam ettirir" diye de ekliyor. Üniversitelerdeki saz yapım bölümlerine olan ilginin artmasıyla birlikte, bu geleneğin korunmasının ve gelecek kuşaklara aktarılmasının daha da önem kazandığını ifade ediyor.

Ünlü isimlerin bağlamaları da Tekeli Saz Evi'nden çıkmış. "İhsan Ozanoğlu, Neşet Ertaş, Aşık Veysel ve gibi isimlere bağlamalar yaptık," diyor.

"SEVMEDEN YAPAMAZSINIZ"
Gençlere de bu zanaata yönelmeleri konusunda tavsiyelerde bulunuyor Mehmet abi. "Sevmeden yapamazsınız," diyor, "her işte olduğu gibi, bu işte de sevgi ve tutku önemli." Gençlerin ilgisinin arttığını görmek, onun için en büyük mutluluk kaynağı.

Sohbetin sonunda, Mehmet abi çocukluktan itibaren Türk kültürüne yönelik eğitimlerin önemine vurgu yaparak; "Çocuklarımıza küçük yaşlarda batı müziğini dinletirsek, batı müziğine yönlendirirsek ileride bu çocuk kendi öz kültürünü yansıtamayacak," diyor ve sözlerini şu şekilde sonlandırıyor:

Saz Ustası (2)

"DUYGULARIMIZI AKTARMAK İÇİN EN DOĞRU ENSTRÜMAN:SAZ"
"Biz ağlamamızı ağıt yakarak, türkülere dökmüşüz. Türk eski türkülere bakın, hepsinde bir anlam var. Mesela Kızılırmak’a düşmüş birisinin hakkında yapılmış bir türkü var. Düğünlerde de çalmışız, eğlence için yapmışız. 'Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına' türküsünde olduğu gibi, bu türkü bize bugünlere kadar gelmiş ve biz onunla eğlenmişiz, yeri gelmiş ağlamışız, yeri gelmiş gülmüşüz. Bir gitarın veya bir kemanın bizim duygularımızı aktarma ihtimali bence yok. Ama saz, bizim özümüz olduğu için duygularımızı aktarmak için en doğru enstrüman."

(Serkan KEBECİOĞLU-Ozan Furkan ATLAMAZ)

Muhabir: Serkan KEBECİOĞLU-Ozan Furkan ATLAMAZ