Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde, eşinin ailesiyle aynı binada ikamet eden Elif Özkan’ın gizemli ölümü, arkasında soru işaretleri ve büyük bir hukuk mücadelesi bıraktı. Geçtiğimiz yıl 15 Temmuz 2025'te meydana gelen olayda, iddiaya göre Elif Özkan; kayınpederi ve görümcesi ile yaklaşık 10 yıl önce gerçekleşen bir akraba sarılması nedeniyle tartışma yaşadı. O sırada üst katta eşi N.Ö. ile dışarı çıkmak üzere hazırlanan genç kadın, alt kattaki bu tartışmaları duyduktan kısa süre sonra çatı katında yaşamını yitirmiş halde bulundu.

Özkan'ın ailesi resmi kayıtlara intihar olarak geçen bu olayın cinayet olduğunu savunarak dosyadaki çok sayıda çelişkiyi öne sürdü.

"10 yıllık asılsız iddiayı eşi bile duymamıştı"

Olayın perde arkasına ilişkin Sabah Gazetesi'ne konuşan Elif Özkan'ın ağabeyi Orhan Karadağ, ortaya atılan "namus" iddiasının tamamen uydurma ve asılsız olduğunu belirtti. Söz konusu iddianın yıllar boyunca hiçbir şekilde ev içinde veya akraba çevresinde gündeme gelmediğini vurgulayan Karadağ, "Kız kardeşimin eşi dahi olay gününe kadar böyle bir durumdan haberdar değildi. Ortada hiçbir kanıt veya somut durum yokken, bu asılsız iddia bir anda ortaya atıldı" diyerek duruma tepki gösterdi.

İp izleri örtüşmüyor, çelişkiler büyüyor

İnebolu açıklarında Türk gemisine drone saldırısı iddiası
İnebolu açıklarında Türk gemisine drone saldırısı iddiası
İçeriği Görüntüle

Dosyanın peşini bırakmayan acılı ağabey, adli tıp ve olay yeri inceleme raporlarındaki en büyük çelişkilerden birinin ise boğazdaki izler olduğunu ifade etti. Karadağ, kardeşinin yaşamına son vermek için kullandığı iddia edilen iple, boynunda tespit edilen ip izlerinin anatomik ve fiziksel olarak birbiriyle örtüşmediğini, bunun da şüphelerini haklı çıkardığını savundu.

Olay anında şüphelilerin birlikte hareket ettiğine inandıklarını belirten Karadağ, "Kardeşim o sırada eşiyle birlikte dışarı çıkmak için hazırlanıyordu. Evden süslenip çıkacak olan bir insan, neden birkaç dakika sonra çatı katına gidip hayatına son versin? Kardeşim hiçbir zaman intihara meyilli ya da bunu yapacak biri değildi" sözleriyle olayın cinayet olduğunu ileri sürdü.

Temmuz sıcağındaki kazak ve yakılan kanıtlar

Ölümün üzerindeki gizem perdesi, genç kadının cansız bedeni bulunduğunda üzerindeki giysilerle daha da derinleşti. Elif Özkan'ın ablası Fatma Çapar, Temmuz ayının en sıcak gününde kardeşinin üzerinde kalın bir kazak bulunmasının tuhaf olduğunu söyledi. Kardeşinin normal hayatında da asla bu tarz kıyafetleri tercih etmediğini belirten Çapar, boğuşma izlerini gizlemek amacıyla üzerindeki kıyafetlerin sonradan değiştirilmiş olabileceğini iddia etti.

Ailenin şüphelerini zirveye taşıyan son olay ise otopsi işlemlerinin ardından yaşandı. İddiaya göre, N.Ö.'nü ailesi adli tıp incelemesinin ardından teslim aldıkları Elif Özkan'a ait kıyafetleri vakit kaybetmeden yakarak imha etti. Delillerin karartıldığını düşünen acılı aile, savcılığın verdiği takipsizlik kararına itiraz etti ancak sonuç alamadı. Olayın peşini bırakmayacaklarını söyleyen aile, dosyanın yeniden açılması ve tüm şüphelilerin derinlemesine sorgulanması için adli makamlara çağrıda bulundu.

Kaynak: GZT