Programda konuşan İl Başkanı Özcan Büyükşen Türkiye’nin milli güvenliği ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, Atatürkçü Düşünce Derneği Kastamonu Şube Başkanı Serkan Karayılan ise birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.

0Db44343 Ede1 4347 8Dc5 Dafd344C35B4
Davette konuşan, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Serkan Karayılan; “Bu tür buluşmaları, toplumsal dayanışmanın ve birlik duygusunun pekiştirilmesi açısından çok anlamlı buluyorum. Sayın Başkanım’a da az önceki konuşmalarından dolayı ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Söylenenlerin altına biz de kesinlikle imzamızı atıyoruz. Sözlerimi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok anlamlı bir sözüyle tamamlamak istiyorum. İçinden geçtiğimiz bu karanlık günlerde umutsuzluğa kapılmamak adına Atatürk’ün şu sözünü hatırlamak gerekir: ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim’ diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kastamonu’da üreticiler için kritik tarih: 1 Temmuz 2026!
Kastamonu’da üreticiler için kritik tarih: 1 Temmuz 2026!
İçeriği Görüntüle

A48A7457 Cfa2 4848 87Bf 95A5Ae20Be4E
“TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN DİKKATLE VE ENDİŞEYLE İZLENMEKTEDİR”
Basın açıklamasını gerçekleştiren ,Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen; “Bu Ramazan akşamında aynı sofrada buluşmak, bizler için iftarımızı paylaşmaktan öte Cumhuriyet değerleri etrafında kenetlenmenin, dayanışmanın ve vatan için ortak sorumluluğumuzun bilincinde olmanın bir ifadesidir. Zafer Partisi Kastamonu İl Başkanlığı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğini ve kurucu devlet felsefesini doğrudan ilgilendiren gelişmeler karşısında Kastamonu kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğumuzu her vesileyle yerine getirmeyi görev sayıyoruz. Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ’ın yıllardır dikkat çektiği üzere; “Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında önce Irak, sonra Suriye, ardından İran bölünecek; sıranın Türkiye’ye geleceği” uyarısı bugün çok daha net anlaşılmaktadır. Irak’ın parçalanması, Suriye’nin fiilen bölünmesi ve İran’ın etnik-mezhepsel fay hatları üzerinden baskı altına alınması tesadüf değildir. Bölgemizde adım adım ilerleyen emperyalist müdahaleler; güçlü ve üniter devlet yapılarını zayıflatma, federatif ve denetim altındaki yapılara dönüştürme stratejisi üzerinden yürütülmektedir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail merkezli politikaların; Dicle-Fırat suyunu kontrol edecek, Türkiye’yi güneyden çevreleyecek bir yapılanmayı hedeflediği görülmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin bölgedeki gücünü ve hareket alanını daraltmaya yönelik girişimler Türk Milleti tarafından dikkatle ve endişeyle izlenmektedir. Diğer yandan, ülkemizde milyonlarca sığınmacı ve kaçağın varlığı; terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın yeniden gündeme taşınması, “umut hakkı” tartışmaları ve PKK ile sözde barış arayışları; sıranın Türkiye’ye geldiğinin iç hazırlıkları olarak değerlendirilmelidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde hazırlanan rapor ve anayasal vatandaşlık tanımını muğlaklaştırmaya dönük girişimler; “Türk Milleti” kimliğini tahrip etme riski taşımaktadır. “DEM Parti’ye siyaset alanı açalım, Kürtleri Türk Milleti’nden koparıp ayrı bir millet statüsüne sokalım” anlayışı; ayrışmayı, sonunda da bölünmeyi getirir. Komşu ülkelerdeki gelişmelere baktığımızda ABD ve İsrail’in çeşitli bahanelerle bu ülkeleri ayrıştırdığını; ortaya çıkan bu ayrılıkların zamanla derinleşerek iç savaş ortamına zemin hazırladığını ve nihayetinde ulus devletlerin etnik ve mezhepsel temeller üzerinden parçalandığını görmekteyiz. Etrafı adeta ateş çemberiyle çevrili olan Türkiye’nin bir terör örgütü ve Meclis’teki uzantılarıyla uzlaşma arayışına girmesi; ülkemiz emperyalist saldırının odağına oturtulduğunda ciddi güvenlik tehditleri doğurabilecek bir zafiyet ortamı oluşturacaktır” dedi.

185A0B42 E358 40B1 8490 07D44E6Eaa60
“NET BİR DURUŞ SERGİLEMEYE DAVET EDİYORUZ”
Açıklamalarının devamında Büyükşen; “ Bu noktada muhalefet partilerini de parti çıkarı gözetmeksizin, cesaretle Cumhuriyet’in kurucu çizgisine dönmeye; Ulus Devletimize ve Misak-ı Milli sınırlarımızın bütünlüğüne tehdit oluşturabilecek her türlü girişimin karşısında net bir duruş sergilemeye davet ediyoruz. Değerli Konuklarımız, Bugün Türkiye’de bu gerçeklerin pek çok çevre tarafından ya görmezden gelindiği ya da bilinçli biçimde karartıldığı bir ortamla karşı karşıyayız. Medyanın ve siyaset kurumunun önemli bir kısmı suskun kalırken, milletimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren bu hayati meseleler gündem dışına itilmektedir. İşte tam da bu nedenle, son savunma hattı olan Zafer Partisi; hiçbir baskıya boyun eğmeden, hiçbir hesabın parçası olmadan halkımızı gerçeklerden haberdar etmeyi tarihi bir sorumluluk olarak görmektedir. Bizim görevimiz susmak değil, uyarmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti masa başında değil; 30 Ağustos ruhuyla ve Türk kanıyla kurulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde verilen Milli Mücadele’nin egemenlik anlayışı tartışmaya açılamaz. Irak’ta olan, Suriye’de yaşanan ve bugün İran üzerinden kurgulanan senaryo; güçlü ulus devletlerin parçalanmasıdır. Türkiye’nin bu zincirin son halkası hâline getirilmesine ve günü geldiğinde kolay lokma olmasına asla izin verilemez. Bu, bugün yaşayanların; can vererek bağımsız bir vatan bırakan, devlet kuranlara ve kendi evlatlarına borcudur. Bugün ülkenizde ve komşularımızda yaşananlar karşısında hiç kimsenin üç maymunu oynama hakkı ve lüksü yoktur. Zafer Partisi olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmez bütünlüğünü, ulus devletin muhafızı olan Türk Milleti kimliğini, devletin üniter yapısını ve hukuka dayalı demokratik, laik, sosyal devlet ilkesini samimiyetle savunan herkes bizim dostumuz, kardeşimizdir. Bu değerlerin karşısında duran ya da yanındaymış gibi yapan münafıklar ise, milletimizin adaletinden ve tarih önündeki hesaplaşmadan kaçamaz. Zafer Partisi günü geçirmek için söylem üreten, siyaseti magazinel alanda tutarak gerçekleri perdeleyen anlayışa karşı olan ve Kuvva-i Milliye ruhuyla siyaset üreten partidir. Kastamonu; Milli Mücadele’de cepheye cephane taşıyan, bu devletin hangi bedellerle kurulduğunu bilen bir şehirdir. Aziz Türk milleti tarih boyunca dayatmalara boyun eğmemiştir, bugün de eğmeyecektir. Zafer Partisi olarak, Türk Milleti’ne kurulan tuzakların parçası değil; milletimizi bir arada tutan güç olmaya devam edeceğiz. Tek başımıza kalsak da Türkiye’nin bölünmesine yönelik projeler karşı durmaya ve halkımızı tehlikeler hakkında bilgilendirmeye, gerçekler konusunda uyarılarımızı yapmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, iftar programımıza katılarak bizleri onurlandıran Değerli Konuklarımız, Atatürkçü Düşünce Derneği Kastamonu Şube Başkanı Sayın Serkan Karayılan ve değerli yönetimine, Eğitim-İş Kastamonu Şube temsilcisi ve kıymetli yönetimine, programımızı takip eden basınımızın değerli temsilcilerine ve bu anlamlı akşamda bizlerle birlikte olan tüm Zafer Partili dava arkadaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Ramazan ayının milletimiz için birlik, dayanışma ve huzura vesile olmasını diliyor, katılımınız ve desteğiniz için şükranlarımı sunuyorum” ifadelerine yer verdi.

7C494Fd3 29E0 4Bca A6Cf 146Fec5Dbba4

Muhabir: Banu Kebecioğlu