Kastamonu’nun coğrafi yapısı, iklimi ve ağaç çeşidi bakımından mantarlar için çok uygun olduğunu belirten mantar araştırmacısı Naim Güleç: “Başta trüf, kuzu göbeği, tavuk ayağı, sezar mantarı olmak üzere ekonomik değeri olan ilk 20 mantarın tamamı Kastamonu’da yetişiyor. Kar altında yetişen Mart mantarından Ağustos sıcağında yaylalarda çıkan köknar kanlıcasına kadar 365 gün Kastamonu’da mantar arayan amacına ulaşır” dedi. 

WhatsApp Image 2023-04-27 at 12.50.55 PM (1)

Aslen Kastamonu Taşköprülü olup İstanbul’da ikamet eden hemşehrimiz mantar araştırmacısı Naim Güleç, bayram vesilesiyle geldiği Kastamonu’da gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Çocukluğunun geçtiği Taşköprü’de küçük yaşlardan itibaren mantarlara merak duyan iletişim-medya uzmanı Naim Güleç, üniversite için gittiği İstanbul’da mantar tutkusunu profesyonel hobi haline getirmiş. Bugüne kadar binlerce mantarı doğal ortamda bulan ve Latince bilimsel isimleriyle araştırıp tanımlayan Naim Güleç, aradan geçen sürede 221 çeşit mantarın da tadına bakmayı ihmal etmemiş. Türkiye’nin hemen her bölgesinin yanı sıra başta Balkanlar olmak üzere birçok ülkede mantarlarla ilgili saha araştırmaları yapan Naim Güleç’in en büyük gayesi Türkiye’nin mantar literatürüne katkıda bulunmak.

Türkiye’de yetişen ve ekonomik değeri olan ilk 20 mantarın Kastamonu’da yetiştiğini ifade eden Naim Güleç, kış aylarında kar altında yetişen Mart mantarından (Hygrophorus marzulus)Ağustos sıcağında yaylarda çıkan köknar kanlıcasına (Lactarius salmonicolor) kadar birçok değerli mantar türünün ilimizde bulunduğunu belirtti.

“Aranan lezzetlerin hepsi Kastamonu’da”

Naim Güleç’in verdiği bilgiye göre Kastamonu genelinde başta yüz trüfü (Teber aestivum), kuzu göbeği (Morchella elata, esculenta), çörek mantarı (Boletus edulis, aereus), sezar-imparator-yumurta mantarı (Amanita caesarea), çam kanlıcası (Lactarius deliciosus), kokulu cincile (Calocybe gambosa), ebişke-kurt kulağı (Infundibulicybe geotropa), sığır dili (Hydnum repandum), tavuk ayağı (Cantharellus cibarius), civciv ayağı (Cantharellus lutescens), mıh başı (Marasmius oreades), içi kızıl-çayır mantarı (Agaricus campestris), mavi cincile (Lepista nuda), tıbbi reishi mantarı (Ganoderma lucidum) olmak üzere neredeyse tüm değerli mantarlar çıkıyor. Naim Güleç, son bir aydaki yoğun yağmurların etkisiyle Kastamonu ormanlarında ve yaylalarında bugünlerde mart mantarı, kuzu göbeği, kokulu cincile, mıh başı, içi kızıl-çayır mantarı türlerinin çok rahat şekilde bulunabildiğini söyledi. 

 

“Her mantar her yerde aranmaz”

Mantarların bazen ağaçlarla, bazen bitkilerle iletişim halinde olduğunu vurgulayan mantar araştırmacısı Naim Güleç, “Her mantar her ağaçla mikorizal bir etkileşimde bulunmaz. Sözgelimi kanlıca mantar türlerinden biri olan Lactarius deliciosus ile çam ağaçları arasında mikorizal ilişki vardır. Çam ağacı olmayan yerde bu kanlıca türü pek yetişmez. Yine meşe ağacıyla bolet veya çörek mantarı olarak bilinen Boletus aereus mantarları arasında bir ilişki vardır. Bazen de bir bitki ile bir mantar türü arasında mikorizal ilişki oluşur. Örneğin körek mantarı olarak bilinen Pleurotus eryngii mantarı ile körek bitkisinin arasında bağlantı vardır.Bir de çayır çimenlerde yetişen mantarlar var. Mıh başı dediğimiz Marasmius oreades mantarı çimenlik alanlarda daire veya sıra halinde çıkar. Çok lezzetli olan söbelen mantarı Coprinus comatus da çayır çimeni seven bir mantardır. Dolayısıyla, her mantar her yerde aranmaz. Her mantar her ağacın altında çıkmaz. Her mantar her ormanda yetişmez. Kanlıca arayacaksak çam ve köknar ormanına, çörek mantarı arayacaksak meşe ormanına gireceğiz. Çayırda çimende geziyorsak Coprinus, Agaricus, Marasmius türleriyle her an karşılaşabileceğimizi bilmeliyiz” diye konuştu.

“Mantar ve meteoroloji ilişkisine dikkat”

Mantarlara ilgi duyanların meteorolojiye de merak salması gerektiğini ifade eden Naim Güleç, şu tavsiyelerde bulundu:

“Bir mantar avcısı meteoroloji çok iyi takip etmeli. Hatta hobisi haline gelmeli. Mantarlar uygun ısı, nem ve ortamı bulduklarında ortaya çıkarlar. Bir yerde mantar arayacaksanız o bölgeye son dönemde yağan yağmur miktarını, bulutlu gün sayısını, nem oranlarını, gece gündüz ısı farklarını, rüzgar hızlarını ve yönlerini iyi takip etmelisiniz. Bu parametreler önemli. Buna, o bölgenin rakımı ve ağaç yapısı ile hangi mantarın hangi mevsim hangi ortamda yetiştiği gibi bazı parametreleri de eklemelisiniz. Aslında mantar toplamak rastgele yapılan bir arayış değil bilimsel verilerle ve gözlemlerle desteklenerek yapılan güzel bir spordur.”

“Kastamonu’da yeni mantarlar keşfedilebilir”

Türkiye’de kayıt altına alınan 2 bin 500’ü aşkın mantar bulunduğunu ancak gerçekte 15 binin üzerinde mantar çeşidinin ormanlarımızda çıktığını belirten Naim Güleç, “Ormanlarımızda halen keşfedilmeyi bekleyen binlerce mantar çeşidi var. Ben de hobi olarak ender bulunan mantarları arayıp keşfediyor, ardından üniversitelerimizdeki mikoloji hocalarımıza gönderiyorum. Yapılan bilimsel incelemenin ardından yeni bir kayıtsa literatüre geçiyor. Kastamonu gerek iklimi gerekse coğrafi yapısı nedeniyle mantar çeşidi bakımından oldukça zengin. İyi bir saha araştırması yapılsa inanıyorum ki, Türkiye, hatta dünya literatürü için yeni mantar türlerini Kastamonu’da keşfedilebiliriz. Sadece yenen mantarlar odaklanmayıp yeni türlerin keşfine yoğunlaşabilecek mantar dostu arkadaşlara ihtiyacımız var. Kastamonu’da mantarları en iyi tanıyan kim derseniz Erdal Baş’ın adını ilk sırada söyleyebilirim. Kendisiyle mantara giden hem boş dönmez hem zehirlenme riskinden kurtulmuş olur” dedi.WhatsApp Image 2023-04-27 at 12.50.55 PMWhatsApp Image 2023-04-27 at 12.50.55 PM (6)WhatsApp Image 2023-04-27 at 12.50.55 PM (5)WhatsApp Image 2023-04-27 at 12.50.55 PM (2)

Mantar araştırmacısı Naim Güleç, mantarlarla ilgili her konuda takipçilerini Instagram üzerinden bilgilendiriyor.

(SERDAR ÜNAL)

Muhabir: Serkan Kebecioğlu