Kastamonu’da günlük konuşmalarda sıkça kullanılan “şart olsun” ifadesinin dini açıdan hükmü, TRT 1 ekranlarında yayınlanan Alişan ile Hayata Gülümse programında gündeme geldi. Programın 18 Eylül Cuma günü yayınlanan bölümünde Mehmet Kapukaya, ifadenin ağız alışkanlığı olarak söylenmesi ile belirli bir niyetle kullanılmasının farklı değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.
Programda Kapukaya’ya, “Ben ağız alışkanlığı olarak sürekli ‘şart olsun’ diyorum. Böyle söylemek yemin yerine geçer mi?” sorusu yöneltildi.
Soruyu yanıtlayan Kapukaya, burada en önemli noktanın “ağız alışkanlığı” olduğunu belirtti. Bir kişinin herhangi bir niyeti veya kastı bulunmadan yalnızca ağız alışkanlığıyla bu sözü kullanması halinde ifadeye dini açıdan bir hüküm yüklenmeyeceğini söyledi.
Kapukaya, “şart olsun” sözünün bilinçli ve belirli bir niyetle kullanılması durumunda ise söze yüklenen anlamın önem kazandığını ifade etti. Bazı yörelerde bu sözün boşama anlamında, bazı yörelerde ise yemin anlamında kullanılabildiğini belirten Kapukaya, değerlendirme yapılırken sözün kullanıldığı yörede taşıdığı anlamın ve söyleyen kişinin niyetinin dikkate alınması gerektiğini anlattı.
Kastamonu’da da günlük konuşmaların arasına sıkça serpiştirilen “şart olsun” ifadesi bu yönüyle dikkat çekiyor. Kapukaya, kişinin sözü yalnızca ağız alışkanlığıyla kullandığını belirtmesi halinde bunun ne yemin ne de boşama hükmü ifade edeceğini söyledi.
Kapukaya, benzer durumun günlük hayatta ağız alışkanlığıyla kullanılan “vallahi, billahi” gibi sözler için de geçerli olduğunu belirterek, bir sözün yemin sayılabilmesi için yemin niyeti ve maksadıyla söylenmesi gerektiğini ifade etti.




