Evrensel Gazetesi’nde yer alan habere göre, Kastamonu ve ilçelerinde maden sahalarının satışı ve arama faaliyetleri sürerken bazı projeler için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçleri başlatıldı, bazı sahalar için ise “ÇED Gerekli Değildir” kararları verildi. Çevreciler, bu süreçlerin bölgenin doğal yapısı üzerinde ciddi risk oluşturduğunu savunuyor.
İLK TOPLANTI YAPILDI
Memleketin suyuna, toprağına ve havasına sahip çıkmak amacıyla bir araya geldiklerini ifade eden çevre gönüllüleri, ilk toplantılarını Eğitim Sen Kastamonu Şubesi’nde gerçekleştirdi. Toplantıda, bölgede yürütülen maden projeleri ve bunlara karşı izlenebilecek ortak mücadele yöntemleri ele alındı.
Toplantıya katılan emekli öğretmen Emin Çelik, Kastamonu ve ilçelerinin büyük ölçekli maden projeleriyle karşı karşıya olduğunu belirterek, bu projelerin ekolojik dengeye zarar vereceğini ifade etti.
"TOSYA PİRİNCİ, TAŞKÖPRÜ SARIMSAĞI VE SİYEZ BUĞDAYI ZARAR GÖREBİLİR"
Toplantıda dile getirilen değerlendirmelere göre maden projelerinin etkileyebileceği alanlar arasında Tosya, Taşköprü, Araç, Bozkurt, Pınarbaşı ve Azdavay gibi ilçeler bulunuyor. Katılımcılar, bölgenin yoğun orman varlığı ve tarımsal üretiminin bu faaliyetlerden olumsuz etkilenebileceğini dile getirdi.
Çevreciler, maden projelerinin hayata geçirilmesi halinde özellikle Tosya pirinci, Taşköprü sarımsağı ve siyez buğdayı gibi bölgenin önemli tarım ürünlerinin zarar görebileceğine dikkat çekti.
YÜRÜTME KURULU OLUŞTURULMASINA KARAR VERİLDİ
Toplantı sonunda, Tosya’da yürütülen çevre mücadelesinin Kastamonu genelinde daha geniş bir dayanışma ağıyla sürdürülmesi kararlaştırıldı. Bu kapsamda, sürecin koordinasyonu için merkezde bir yürütme kurulu oluşturulmasına karar verildi.




