Kastamonu Üniversitesi Ebedi Gençlik Topluluğu tarafından Gazeteci-Yazar Taha Kılınç’ın konuşmacı olarak katıldığı “Gündemimiz Kudüs” adlı konferans, 26 Şubat 2024 tarihinde İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Konferansa; Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük ile İlim Yayma Cemiyeti Kastamonu Şube Başkanı Mehmet Uyanık ve akademik personel ile öğrenciler katıldı.

Konferansın açılışın konuşmasını Ebedi Gençlik Topluluğu Başkanı Enes Gürbüz yaptı.

Gürbüz konuşmasında, 21. Yüzyılda görülmemiş bir soykırımın dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini söyleyerek Filistin’in açık hava hapishanesine çevrildiğini ve Müslümanların dünyadan tecrit edildiğini ve insanlık dışı muameleye, kendi ülkelerinde tabi tutulduğunu vurguladı. Ayrıca Gürbüz konuşmasında, masum ve mazlum Müslümanlar için Üniversitemizde bir farkındalık oluşturabilmek amacıyla programı düzenlediklerini dile getirdi.

“Müslümanların gözünde ve gönlünde Filistin’e dair umutlar sürekli yeşeriyor”

Kastamonu Üniversitesi başarılarına bir yenisini daha ekledi Kastamonu Üniversitesi başarılarına bir yenisini daha ekledi

Açılış konuşmasının ardından Yazar Taha Kılınç, Kudüs’ün tarihini ve semavi dinler açısından önemini açıklayarak programa başladı. 

Kudüs’ün ilk kıble olduğunun altını çizen Kılınç, Kudüs’ün yüzyıllar boyunca Müslümanlar için ne kadar önemli bölge olduğundan bahsetti. Tarih boyunca Yahudilerin Filistin toprakları üzerindeki hak iddiası hakkında katılımcılara bilgi veren Kılınç, Yahudilerin tarihsel bilgileri, kendi tezleri çerçevesinde yeniden yazdıklarını söyledi.

Tarihsel İsrail Filistin savaşında yabancıların gözünde Filistinlilerin seçilmiş millet olduğunu söyleyen Kılınç, İnsanların kayıpların karsındaki metanetleri ve zulme karşı direnişleri nedeniyle yabancıların/ Hristiyanların takdir ettiğini ifade etti. Müslümanların gözünde ve gönlünde Filistin’e dair umutların sürekli yeşerdiğini ifade eden Kılınç, Filistin halkına adaletin gelmesi gerektiğinin altını çizdi

Gazze’de yaşan çocukların yaşadıkları hayat nedeniyle erken yaşta büyüdüklerine dikkat çeken Kılınç, Filistin çocuklarının yaşadıkları travmalar karşısında insanların gündelik yaşamlarındaki dertlerini sorgulamaları gerektiğini ifade etti.

“İsrail anlatıldığı gibi değil”

Geçmiş yıllarda İsrail’in büyük devlet olduğunu her an her yerde teknoloji ile insanları takip ettiğine yönelik söylemler kullanılarak İsrail’in psikolojik üstünlük kurduğunu söyleyen Kılınç, 7 Ekim 2023’te bu söylemlerden farklı olarak güvenlik zafiyeti yaşadıklarını ifade etti. Dünya’da İsrail’e verilen desteğin git gide azaldığını söyleyen Kılınç, İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği saldırıların artık tepki çektiğini hatta İsrail hakkında dava açıldığını ifade etti.

“Boykot sürdürülebilir olmalı”

7 Ekim 2023 tarihinden sonra İsrail zulmüne karşı ciddi bir boykot girişiminde olduğunu söyleyen Kılınç, bu boykotların sürdürebilir olması için çocuklara da anlatılması ve uzun vadeli bir boykotun gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Kılınç sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Hakikaten Aslında hayat boyu devam etmemiz gereken bir dikkat süreci mesela Kur’an-ı Kerim'deki sünnetteki yasaklara bakın. Aslında boykot odur mesela ben bir Müslüman olarak her şeyi yiyemem her şeyi içemem her şeyi giyemem her yere gidemem herkesi sevemem. Bütün bunların hepsi boykot ve Kur'an ve Sünnet bunların sınırlarını çizmiştir ama 7 Ekim'den önce biz böyle çok gönlümüzü de açmışız cebimizde açmışız her yere böyle açılmış durumdayız”.

“7’den 77’ye direniş olmalı”

İsrail zulmüne karşı her kesimin desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Kılınç, teknolojinin ilerlediği sosyal medyanın yoğun kullanıldığı bir dönemde İsrail zulmüne karşı farkındalık yaratmanın ve zulüm ile ilgili bilgilerin teyidinin daha kolaylaştığını dile getirdi.

Zalim ile mücadelede Selahattin Eyyubi’nin gücüne, bilgisine ihtiyaç duyulduğu kadar bir nalbantın gücüne ve bilgisine de ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Kılınç, zulmü sona erdirmek için herkesin “ben ne yapabilirim” sorusunu sorması gerektiğini ifade etti. İşini en iyi şekilde yapan insanların sayesinde tarihte kalıcı bir eser bırakacağını söyleyen Kılınç, Allah’ın işini en iyi şekilde yapanlara yardım edeceğini de hatırlattı. 

Etkinlik, Taha Kılınç’a plaket takdimi ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Editör: Mehmet Salman