Düzenlenen toplantıya Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı Mustafa Kurdaş, Kastamonu Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın yönetimi, üyeleri ve davetliler katılım sağladı.

Kastamonu Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın yaptığı açılış konuşmasında, “Bugün burada kadim şehrimiz Kastamonu’nun biriken sorunlarını dile getirmek ve Saadet Partisi olarak çözüm irademizi ortaya koymak adına bir aradayız. Kastamonu, tarihinden aldığı güçle kalkınmayı hak eden bir şehirdir; ancak ne yazık ki bugün ihmal edilmişliğin ve plansızlığın kıskacındadır.
1. Ulaşım Çilesi ve Kapanan Köy Yolları
İçinde bulunduğumuz Ocak ayı itibarıyla, yoğun kar yağışı sonrası hala yüzlerce köy yolumuzun kapalı olması kabul edilemez. İnebolu yolundaki sel hasarlarının yıllardır bitirilememesi, Azdavay-Ağlı yolundaki kontrollü geçişlerin bir türlü kalıcı çözüme kavuşmaması insanımızın can ve mal güvenliğini tehdit etmektedir. Biz diyoruz ki; yol medeniyettir ama bitmeyen yol eziyettir!
2. Tarım ve Hayvancılık Can Çekişiyor
Kastamonu bir tarım ve hayvancılık şehridir. Ancak Başören’den Azdavay’a, Bozkurt’tan Taşköprü’ye kadar her ilçemizde feryat aynıdır: "Girdi maliyetleri belimizi büküyor!" Bir litre sütle iki kilo yem alınamayan bir sistemde üretim yapılamaz. Besicimiz hayvanını kestirip sektörden çekiliyor, çiftçimiz borç batağında. Saadet Partisi olarak biz, ithalatı değil yerli üreticiyi destekleyen "Milli Tarım" hamlesini savunuyoruz.
3. Yerel Esnaf ve Ekonomik Durgunluk
Kastamonu merkezde ve ilçelerimizde esnafımız siftah yapmadan kepenk kapatır hale gelmiştir. Plansız yapılaşma ve kontrolsüz market zincirleri yerel esnafımızı bitirmektedir. Şehrimizin ihracat rakamları potansiyelinin çok altındadır. Kastamonu’nun öz evladı olan sanayicimiz ve plastik üretiminden tekstile kadar üretim yapan her girişimcimiz teşvik edilmelidir.
4. Sosyal Hizmetler ve Gelecek Kaygısı
Kastamonu Üniversitesi’ndeki gençlerimizden, huzurevlerindeki büyüklerimize kadar herkesin daha kaliteli bir yaşam hakkı vardır. Bizim dönemimizde; hemşiresinden memuruna, işçisinden emeklisine kadar her vatandaşımız insanca yaşam ücretine ve huzura kavuşacaktır.
Biz Saadet Partisi olarak, Kastamonu’nun her bir sokağındaki sorunu biliyoruz. Çünkü biz sadece makamlarda oturan değil, halkın içinde, tarlasında, fabrikasında olan kadrolarız. Çözüm; ranta değil üretime, kutuplaşmaya değil kardeşliğe odaklanan Milli Görüş belediyeciliğindedir. Kastamonu sahipsiz değildir! Gelecek Saadet'le gelecektir” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı Mustafa Kurdaş İl Divan Toplantısı’nda yaptığı konuşmasında, “Sizleri muhabbetle selamlıyorum. Kastamonu, Türkiye'nin güzide şehirlerinden biridir. Milli Görüş bakımından da en önemli şehir merkezlerimizden birisidir. Bu anlamda Kastamonu’ya öteden beri Erbakan Hocamız ve Milli Görüş Hareketi büyük önem vermiştir. Bu şehirde teşkilatlarımız ve Milli Görüş kuruluşlarımız her zaman güçlü ve önemli çalışmalar yapmaya gayret etmiştir. Bu nedenle Kastamonu’da bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Saadet Partisi bugün yükselen bir trendi ve çizgisi olan bir siyasi partidir. Geçtiğimiz hafta sizler de takip etmişsinizdir; Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan neredeyse bütün siyasi parti genel başkanlarıyla özel görüşmeler yaptı, ziyaretlerde bulundu ve kabuller gerçekleştirdi. Önümüzdeki haftalarda da bu görüşmeler devam edecek.
Genel Başkanımız Sayın Arıkan’ın Saadet Partisi Genel Başkanı olduktan sonra yaklaşık bir yılı aşkın süre içerisinde teşkilatlarımız, bütün Türkiye’de ve Anadolu’da güçlü bir zemin bulmuştur. Yargıtay’ın son açıkladığı altı aylık resmi rakamlara göre, Türkiye’de üye sayısını en büyük oranda artıran siyasi parti Saadet Partisi olmuştur. Üye sayımızı yüzde 27,2 oranında artırdık. Bütün siyasi partiler arasında da ikinci sırada yer aldık. Bu durum, Saadet Partisi’nin 2026 yılına girişi bakımından çok önemlidir.
Çünkü Türkiye artık yavaş yavaş bir seçim atmosferine girmektedir. Bu seçim atmosferinde Milli Görüş Hareketi’nin ve Saadet Partisi’nin dominant, belirleyici bir rol oynayacağı aşikârdır. Geçtiğimiz seçimlerde de, 56 yıllık tarihimiz boyunca da Saadet Partisi Türkiye’de Milli Görüş Hareketi’nin siyasette hep anahtar kimliğini temsil etmiştir. Her zaman belirleyici bir unsur olmuştur.
Gerek iktidarda hükümet ortaklığı dönemlerinde gerekse muhalefetteyken bu millete, şehirlerimize ve ülkemize hizmeti esas almıştır. Yetmişli yıllardaki meclis hükümetlerinde, 54. Erbakan Hükümeti döneminde, belediyelerimizde ve muhalefette olduğumuz dönemlerde bu millete hizmetin ne olduğunu göstermiş bir siyasi partidir. Saadet Partimiz bugün Yeni Yol Grubu içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 10 milletvekiliyle temsil ediliyordu. Biliyorsunuz bir milletvekilimiz rahmetli oldu ve şu anda 9 milletvekilimizle temsil ediliyoruz. Ancak meclis siyasetini ve Ankara siyasetini yakından takip edenler görecektir ki Saadet Partisi’nin bu 9 milletvekili, sanki 100 kişilik bir grup kimliğiyle çalışıyor ve böyle bir kabiliyet ortaya koyuyor.
Tıpkı 1991’de Milli Görüş Hareketi’nin seçimlerde meclise girdikten sonraki 38 milletvekilinin ortaya koyduğu meclis performansını, bugün 9 milletvekiliyle yeniden zorluyoruz. Arazi ve saha bizim için çok önemlidir. Biraz önce de dikkat çekmiştim; Saadet Partisi 300 bin üyeyi aşmıştır. Bu önemli bir rakamdır. 67 bin 244 yeni üye kazandık ve yüzde 27,2’lik bir üye artışına sahip olduk.
Biz şunun farkındayız: Elbette her üye oya dönmüyor. Bunun bilincindeyiz. Ancak üye demek şudur; üye demek artık yeni 67 bin kadronuza katılabilecek insan demektir. Artık gelmiş, adeta nikâh kıymış, imzasını atmış yeni kadro elemanı demektir. Alternatif demektir. Zaten Milli Görüş siyaseti ve bugün Saadet Partimiz hep teşkilat gücüyle önüne konulan engelleri aşmıştır. Barajlar olmuştur, medya ambargoları olmuştur. Bu gibi sıkıntıları bir yandan Milli Görüş’ün umdeleriyle, diğer yandan teşkilat gücüyle aşmayı başarmıştır. Bugün de Saadet Partimiz bu noktadadır.
Gerçekten güçlü bir kimliğe ve güçlü bir yaklaşıma sahiptir. Öbür taraftan ekonominin durumu ortadadır. Türkiye’de maalesef ekonomi büyük bir kriz yaşamaktadır ve bu kriz giderek derinleşmektedir. Milletimiz kademe kademe her ay fakirleşmektedir. Düşünebiliyor musunuz? Bir ülke emeklisine 20 bin liralık bir maaşı reva görebilecek duruma düşebiliyor. Açlık sınırının altında, çok çok altında emekli rakamları açıklanıyor. Asgari ücret de zannediyorum Cumhuriyet tarihinde ilk kez daha başlarken açlık sınırının altında açıklanıyor. Bu büyük bir ekonomik krizdir ve toplumun fakirleşmesi demektir.
Diğer taraftan bakıyoruz: Toplum fakirleşirken, millet fakirleşirken, şehirler belediye ve yerel hizmet almakta zorlanırken, kriz bütçeleri doğrudan etkilemiştir. Kötü yönetimler, israf anlayışı ve faiz politikaları nedeniyle hem genel hem yerel anlamda büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. Milli Görüş Hareketi ekonomiye bakış açısı olan bir harekettir. 54. Erbakan Hükümeti dönemindeki ekonomik hamleler ezbere yapılmış değildir. Adil düzen çerçevesinde ortaya konulan bir ekonomi modeli vardır.
Bazı siyasi partilerin ekonomiye bakışı nedir desek bilemeyiz. Dış politikaya yaklaşımı nedir desek pek bilmeyiz. Çoğu siyasi parti günübirlik çalışmalar ya da eleştiriler üzerinden hareket eder. Ancak Saadet Partisi öyle değildir. Saadet Partisi, adil ekonomik düzen çerçevesinde uygulaması ve pratiği olan, 96-97 yıllarında da tecrübesi bulunan bir siyasi partidir. Bu anlamda iktidara hazırlık yapmaktadır.
Genel Başkanımız Sayın Mahmut Arıkan iki ay önce Türkiye Kalkınma Planı’nı açıklamış ve Türkiye’nin nasıl kalkınabileceğini bütün sahalarda projelendirerek kamuoyuna ilan etmiştir. 2026 yılı içerisinde de bunu birçok şehirde paylaşmaya devam edecektir. Yeni nesil siyaset kavramı da Sayın Arıkan’ın önemli bir açılımıdır. Çünkü Türkiye’de siyaset sıkışmıştır. İktidar-muhalefet çekişmesi ya da ittifak tartışmaları ekseninde yürümektedir. Oysa bu milletin projeye de ihtiyacı vardır.
Sadece eleştirmek değil, teşhis koymak ve alternatif öneriler ortaya koymak da çok önemlidir. Genel Başkanımız Türkiye Kalkınma Planı ile bir reçete sunmaktadır. 2026-2027 süreci Saadet Partisi’nin proje ve takdim süreci olacaktır. Artık kirli dili ve itham söylemlerini bir kenara bırakıp gerçekçi çözümler üretmek lazımdır. Siyaset sadece kavga etmek değildir. Siyaset millete yönelmektir, projeye ve devlete yönelmektir.
Genel Merkezimiz Türkiye’de büyük çalışmalar yapmaktadır. Örneğin emeklilerle ilgili hazırlanan video, emeklilerin durumunu herkesin anlayacağı şekilde ortaya koymuştur. Bununla da kalmamış, Genel Başkanımızın imzasıyla en düşük emekli maaşının asgari ücretle eşitlenmesi için kanun teklifi hazırlanmıştır. Bu çerçevede 1 milyon 250 bin imzayla bu talep Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iletilmiştir. Biz umutsuz değiliz. Çünkü bu millet birçok badireyi atlatmıştır. Ekonomik krizler de aşılacaktır. Çünkü bu ülkede Milli Görüş vardır, Saadet Partisi vardır ve milletimizin sağduyusu vardır.
Teşkilatlarımıza güvenimiz sonsuzdur. Saadet teşkilatları her zaman sahadadır. Oy oranına bakmadan milletin içindedir. İnşallah bu krizleri hep beraber aşacağız. Böyle bir mesaj vermiş olayım” dedi.



