Kastamonu’da “Mescid-i Aksa’ya Özgürlük Yürüyüşü” çağrısıyla düzenlenen etkinlikte yüzlerce vatandaş bir araya geldi.

Kastamonu Mescid I Aksa Için Tek Yürek Oldu (3)

Kastamonu İHH İnsani Yardım Derneği, Genç İHH ve Kastamonu Filistin’e Destek Platformu tarafından organize edilen program kapsamında katılımcılar, Kışla Parkı’nda toplanarak ellerinde Türkiye ve Filistin bayraklarıyla Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca İsrail aleyhine sloganlar atıldı.

Kastamonu Mescid I Aksa Için Tek Yürek Oldu (2)

Yürüyüşü sonrası basın açıklamasını İHH İnsani Yardım Derneği Kastamonu Şube Başkanı İdris Güler yaptı. Güler yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti:

“GAZZE’DE SİSTEMATİK BİR YOK EDİŞ YAŞANIYOR”

“Gazze'de yaşanan insani felaket artık bir kriz değildir; sistematik bir yok ediş ve soykırımdır. Aylar boyunca süren abluka, kapalı sınırlar, engellenen yardımlar, hedef alınan sağlık altyapısı ve sivillere yönelik ağır ihlaller, Filistin halkının yaşam hakkını bilinçli ve planlı biçimde ortadan kaldırmaktadır.

Uluslararası hukuk askıya alınmış, temel insani normlar işlevsiz hale getirilmiştir. Bu açıklama yalnızca bugünün acil gündemine dair değildir. Gazze'de Filistin halkına karşı sürmekte olan İsrail soykırımı; 78 yıldır devam eden Nakba'dan, 78 yıldır adım adım inşa edilen yok etme siyasetinden, apartheid, mülksüzleştirme ve temel hakların inkârı üzerine kurulu sömürgeci düzenden bağımsız ele alı namaz. Filistin'den bakıldığında uluslararası sistem, 1948'den bu yana başarısız olmuştur ve bugün de bu başarısızlık sürmektedir.”

“GAZZE, YAPISAL ŞİDDET REJİMİNİN AÇIK GÖSTERGESİDİR”

“Bu durum, yalnızca normların uygulanmamasıyla açıklanamaz. Filistinlilerin maruz kaldığı yerleşimci sömürge tahakkümü, süreklilik arz eden yapısal bir şiddet rejimidir. Gazze, bu rejimin ve ondan türeyen mekanizmaların artık tasfiye edilmesi gerektiğini tüm insanlığa açık biçimde göstermektedir.”

ATEŞKES VE İHLALLER

“Ateşkes ilanının üzerinden 132 gün geçmiştir. Ancak sahada "sükûnet" olarak sunulan tablo, gerçekte ablukanın devamı yoluyla işletilen sistematik bir boğma rejimidir. İlk 100 günde ateşkes binden fazla kez ihlal edilmiş; 477 Filistinli hayatını kaybetmiştir. 7 Ekim'den bu yana 76.230 sivil, çocuk ve kadın öldürülmüş, 174.000 kişi yaralanmış; nüfusun neredeyse tamamı en az bir kez zorla yerinden edilmiştir. Suya erişim 98% biçimde azalmış, uluslararası insani yardım misyonlarının neredeyse tamamı engellenmiştir.”

“ABLUKA, STRATEJİK AÇ BIRAKMA ARACIDIR”

“Bu koşullarda "ateşkes", Filistinliler için bir koruma değil; ölüm ve yıkımın idaresini zamana yayan bir örtüye dönüşmektedir. Çünkü abluka yalnızca bir güvenlik uygulaması değildir. Abluka insan yapımı kıtlık, kontrolü ve stratejik aç bırakmadır. Sömürgeci tahakküm rejiminin ve soykırım amaçlı yıkımın temel araçlarından biridir.”

YENİ PLANLARA TEPKİ

“Bugün karşı karşıya olduğumuz bir diğer tehlike ise, ablukayı siyasî ve idari bir "normal" gbi yeniden paketleyen yeni planlardır. BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 (2025) sayılı Kararı ile Trump Planı BM mührü alıp hukuki nitelik kazanmıştır. Gazze'ye tamı tamına bir yabancı vesayeti, bir sömürgeci vesayeti mahiyetinde bir yönetim layık görülmüştür. Gazze'ye fiili bir yabancı vesayet dayatılmakta; Filistin halkı " idare edilecek bir nüfus"a indirgenmektedir. İnsani yardımın siyasi ve askeri koşullara bağlanması, yardımı n tarafsız ve bağımsız niteliğini ortadan kaldıran bir kapı bekçiliği rejimi yaratmaktadır. Bu durum, işgalci gücün insani yardımı koşulsuz sağlama yükümlülüğüyle açıkça çelişmektedir.”

“GAZZE’NİN MANDA HALİNE GETİRİLMESİNİ KABUL ETMİYORUZ”

Kastamonu’da 15 kişilik istihdam hamlesi
Kastamonu’da 15 kişilik istihdam hamlesi
İçeriği Görüntüle

“Tam da bu nedenle, Filistin halkına "izin verildiği kadar yaşama" dayatmasını bu yeni idare planları adı altında yürütülen sömürgeci güncellemeleri reddediyor, Gazze'nin manda hâline getirilmesini kabul etmiyoruz. Filistinliler için çözüm; lütufçu bir insancıllık çerçevesine hapsedilmiş kontrollü yardım mekanizmaları değildir. Çözüm, karada ve denizde özgürlük, yaşam hakkıyla birlikte siyasal öznelik ve kendi kaderini tayin hakkının filen kullanılabilmesidir.”

ÖZGÜRLÜK VE SUMUD FİLOSU VURGUSU

“Özgürlük ve Sumud Filosu bu bağlamda, küresel sivil direnişin somutlaşmış hâlidir. Bu girişim, uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığı bir zeminde ortaya çıkmış; yalnızca insani yardım değil, ablukanın hukuka aykırılığına karşı küresel ölçekte yükselen barışçıl bir sivil itirazdır. 2010 yılında Mavi Marmara ile başlayan bu onurlu yürüyüş, denizlere ve vicdanlara pranga vurulamayacağını göstermiştir. Bizler, Özgürlük ve Sumud Filosu Türkiye Ekibi olarak, bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmamak için bir araya geldik. Bu küresel halk hareketinin yalnızca destekçisi değil; sahada, denizde ve tarihin bu kritik anında tekrar sorumluluk alan fiili bir parçasıyız.”

GLOBAL SUMUD FİLOSU’NA KATILIM AÇIKLAMASI

“Bu metin bir temenni değil, açık bir irade beyanıdır. Global Sumud Filosu'na Türkiye olarak katıldığımızı ve burada olduğumuzu ilan ediyor, Gazze'ye yönelik hukuka aykırı ablukayı kırmak; Filistin halkının yaş ama hakkını, insan onurunu ve kendi kaderini tayin hakkını fiilen savunmak üzere, yeniden yola çıkışımı zi duyuruyoruz. 150'i askın ülkeden binlerce katılımcının yer alacağı Global Sumud filosu, 100'ü aşkın gemi ve tekneyle 12 Nisan tarihinde İspanya’dan Akdeniz'e açılacaktır.”

MİSYONUN DETAYLARI

“Yeni misyona dair temel bilgiler şunlardır: Bu sefer, tek bir kurumun değil, küresel sivil toplumun ortak iradesidir. Herhangi bir siyasi ajandaya bağlı olmaksızın, yalnızca insani erişimi esas alan çok uluslu bir koalisyondur. 50'den fazla ülke delegasyonu, 150'den fazla ülkeden binlerce katılımcı ve yüzü aşkın gemiyle Barselona başta olmak üzere İtalya, Tunus ve diğer Akdeniz limanlarından hareket edilecektir. -Filo yalnızca yardım taşımayacak; sağlık çalışanlarını, eğitimcileri, altyapı ve eko-inşa ekiplerini, hukukçuları ve savaş suçu araştırmacılarını da Gazze'ye ulaştırmayı hedeflemektedir. Katılımcılar arasında 1.000'i aşkın doktor, hemşire ve sağlık çalışanının bulunması pullanmaktadır. Bu filo bir merhamet gösterisi değil; Filistin halkının haysiyetini, özgürlüğünü ve eşitliğini savunan barışçıl bir sivil harekettir.”

KAMUOYUNA ÇAĞRI VE KAPANIŞ

“Bu nedenle kamuoyuna çağrımız açıktır: Bu seferberliğin bir parçası olun. Limanlarda, meydanlarda, hukukta, insani yardımda ve kamusal Vicdanda bu misyona sahip çıkın. Çünkü bugün atılmayan her adım, yarın daha ağır bir bedel olarak karşı çıkacaktır. Ablukanın sürdüğü, yardımın engellendiği ve hukukun askıya alındığı bir yerde, geri durmak tarafsızlık değil; fiili bir kabuldür. Basın açıklamasını sonlandırırken, Gazze'nin onurlu halkını; direnenleri, yaralananları, sebat edenleri ve şehit düşenleri en derin saygıyla selamlıyoruz. Bilinmelidir ki bu selam bir veda değil, bir sözleşmedir: Gazze yalnız değildir ve bu filo, bu sözün denizdeki karşılığıdır.”

Muhabir: Ercan Çatal