Adalet Bakanı Akın Gürlek’in geçmiş yıllarda işlenen faili meçhul cinayetlere yönelik yüzlerce dosyanın incelendiğini ve bu çalışmalar sonucunda 28 cinayetin aydınlatıldığını açıklaması, Kastamonu’da uzun süredir çözülemeyen Sağlam cinayetine ilişkin beklentileri güçlendirmişti.
NE OLMUŞTU?
Muhiddin Sağlam, 27 Aralık 2012 akşamı Safalan Caddesi’ndeki evine geldiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Sağlam olay yerinde hayatını kaybederken, saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişiler belirlenemedi.
Cinayetin ardından başlatılan soruşturmada yıllar boyunca sonuç alınamazken, daha sonraki süreçte önemli bir delile ulaşıldı. Eski bir polis memurunun evinde yapılan aramada bulunan boş kovanlardan birinin, kriminal inceleme sonucunda Sağlam cinayetinde kullanılan silahtan çıktığı tespit edildi.
YARGILAMA CİNAYETİ AYDINLATMAYA YETMEDİ
Söz konusu kişi hakkında “kasten öldürme” suçundan dava açıldı. Sanığın ilk ifadesinde hobi olarak kovan topladığını cinayet ile herhangi bir alakası olmadığını söylediği öğrenilmişti. Sanık; "Beni kurban seçtiler, ortada profesyonel bir cinayet var ve benim üzerime yıkılmaya çalışılıyor." demişti. Mahkeme heyeti ise; "Neden her yerde bulunulabilecek bir mermi kovanını topluyorsun? " diye sormuş, bunun üzerine sanık "Bunu benim hobimi bilen kişiler evime yerleştirmiş" şeklinde yanıtlamış, akıllarda soru işaretleri bırakmıştı.
Savcılık müebbet hapis cezası talep ederken mahkeme, sanığa “suç delillerini yok etme” suçundan 6 ay hapis cezası verdi ve hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.
Yargılama süreci sonunda Sağlam’ı öldüren kişi ya da kişiler tespit edilemezken cinayet, Kastamonu’nun çözülemeyen dosyaları arasındaki yerini korudu.
GÖZLER ADALET BAKANLIĞININ ÇALIŞMASINDA
Faili meçhul suçlara ilişkin eski delillerin, tanık anlatımlarının ve soruşturma evraklarının yeniden değerlendirilmesi, Muhiddin Sağlam cinayetinin de incelemeye alınabileceği beklentisini doğurdu.
Sağlam dosyasının Adalet Bakanlığınca yürütülen çalışma kapsamına alındığına ilişkin şu ana kadar resmî bir açıklama yapılmadı. Kastamonu kamuoyu ise yaklaşık 14 yıldır yanıt bekleyen cinayetin yeniden incelenmesini ve tüm yönleriyle aydınlatılmasını bekliyor.





