İYİ Parti Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Onur Tan, otoyol ve köprülerin işletme haklarının devredilmesine yönelik düzenlemeyi yazılı açıklamayla eleştirdi.

İktidarın yıllardır yol ve köprü yatırımları üzerinden siyasi söylem geliştirdiğini belirten Tan, söz konusu kamu varlıklarının gelecekte sağlayacağı gelirlerin uzun yıllar boyunca özel şirketlere bırakılmasının kamu yararıyla bağdaşmadığını ileri sürdü.

“BUGÜNÜN DEĞİL, YARININ GELİRİ DE BAĞLANIYOR”

İşletme hakkının 30 yıllığına devredilmesinin gelecek dönemlerin gelirlerini de etkileyeceğini savunan Tan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yıllardır ‘Yollar yaptık, köprüler yaptık’ diyerek milletten oy istediniz. Madem bunlar devletin ve milletin kazanımı, neden şimdi bu yolların ve köprülerin gelecekte sağlayacağı gelirleri 30 yıllığına devrediyorsunuz? Bugünün değil, yarının gelirini de bağlıyorsunuz.”

Tan, yüksek gelir potansiyeline sahip kamu varlıklarının uzun süreli işletme hakkı devriyle özel şirketler için kazanç alanına dönüştürüleceğini öne sürdü.

ÖZELLEŞTİRME POLİTİKALARINI ELEŞTİRDİ

Geçmişte gerçekleştirilen özelleştirmeleri de hatırlatan Tan, Türk Telekom başta olmak üzere birçok kamu kurumu ve stratejik varlığın elden çıkarıldığını söyledi. Bu uygulamaların vatandaşın yükünü azaltmadığını savunan Tan, temel hizmetlerin daha yüksek bedellerle sunulduğunu ifade etti.

MHP Kastamonu'da Emre Şahin güven tazeledi
MHP Kastamonu'da Emre Şahin güven tazeledi
İçeriği Görüntüle

Tan, “Milletin vergisiyle kurulan ve milletin parasıyla büyütülen kamu varlıkları devredildi. O hizmeti kullanan yine millet oldu, bedelini ödeyen de yine millet oldu. Millet yapıyor, millet ödüyor, millet kullanıyor, millet bir daha ödüyor” ifadelerini kullandı.

“DEVLET BU YOLLARI KENDİSİ İŞLETEMEZ Mİ?”

Devletin görevinin yalnızca yatırım yapmak olmadığını vurgulayan Tan, yapılan yol, köprü ve tesislerin kamu eliyle işletilmesi gerektiğini dile getirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin otoyol ve köprüleri kendi imkânlarıyla yönetebilecek güçte olduğunu belirten Tan, “Eğer devlet bir köprüyü ve otoyolu yönetemeyecek durumdaysa, yıllardır anlatılan ‘güçlü Türkiye’ söylemi nereye gidiyor?” diye sordu.

KARARIN ZAMANLAMASINA DİKKAT ÇEKTİ

Tan, düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlandığı gün Melih Gökçek’in ifade sürecinin kamuoyunun gündemine taşındığını belirterek kararın zamanlamasını da eleştirdi. Gündemin başka bir konuya yönlendirildiğini öne süren Tan, önemli bir kararın kamuoyunda yeterince tartışılmadan yürürlüğe konulduğunu savundu.

Gazilerin hak arama süreçlerinde karşılaştıkları uygulamalar ile Gökçek’in ifade sürecini karşılaştıran Tan, devlet yönetiminde herkes için eşit ve adil bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini kaydetti.

“MİLLETİN HAKKINI SAVUNACAĞIZ”

İktidarların ve şirketlerin değişebileceğini ancak devletin ve kamu varlıklarının kalıcı olduğunu vurgulayan Tan, gelecekte söz konusu işlemlerin kamu yararı, hukuk ve devlet menfaati açısından inceleneceğini söyledi.

Tan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kaynakları kimsenin şahsi mülkü değildir. Bu devlet sizin şirketiniz, bu millet de müşteriniz değildir. Memleketin 30 yılını teslim ettiniz. Bu memleketin geleceği satılık değildir. Günü geldiğinde yapılan bütün bu işlemleri tek tek inceleyecek ve milletin hakkını sonuna kadar savunacağız.”

Muhabir: Serkan Kebecioğlu