Kastamonu’nun Küre ilçesi Müderris Mahallesi Tabaklar mevkisinde bulunan tarihi Hacı Gani Camii Minaresi’nin korunması için Küre Halk Meclisi harekete geçti. Halk arasında “Camisiz Minare” olarak da bilinen yapının kapsamlı bir restorasyondan geçirilmesi istendi.

Kaymakam Uçar, huzurevi sakinlerini ziyaret etti
Kaymakam Uçar, huzurevi sakinlerini ziyaret etti
İçeriği Görüntüle

Küre Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamada, “Tarihi Hacı Pir Camii Minaresi için acil restorasyon talep ediyoruz. Küre’nin tescilli minaresi yok olmasın. Milli Mücadele’nin tanığı olan minare koruma altında ancak bakımsız. Tarihe sahip çıkılması için yetkililere çağrıda bulunuyoruz” denildi.

1986 yılında koruma altına alındı

Tarihi minarenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 14 Mart 1986 tarihli ve 2104 sayılı kararıyla “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edildiği belirtildi.

Söz konusu kararda, caminin bulunduğu alana yeni bir yapı yapılması durumunda hazırlanacak projenin tarihi minareyle mimari bütünlük sağlaması ve Koruma Kurulunun onayından sonra uygulanması şartı getirildi.

Milli Mücadele döneminde önemli görev üstlendi

Küre Halk Meclisi, tarihi yapının yalnızca Küre’nin değil, Kastamonu’nun Milli Mücadele hafızasının da önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.

Açıklamada, 1600’lü yıllardan kaldığı belirtilen caminin Kurtuluş Savaşı yıllarında İstiklal Yolu üzerinden cepheye gidenlere yemek verilen ve lojistik destek sağlanan noktalardan biri olduğu kaydedildi. Ahşap caminin 1937 yılında bakımsızlık nedeniyle yıkıldığı, geriye ise Küre tuğlasıyla örülen minarenin kaldığı aktarıldı.

Minarenin de o dönemde Küre’yi ziyaret eden bir ziraat mühendisinin cebinden ödediği 12 lira sayesinde yıkılmaktan kurtarıldığı hatırlatılarak, “Bir yabancının gösterdiği bu vefayı unutamayız” ifadeleri kullanıldı.

Tescil kararının üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen minarede kapsamlı bir restorasyon çalışması yapılmadığını belirten Küre Halk Meclisi, yapının her geçen gün daha fazla yıprandığına dikkat çekti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İstiklal Yolu’nun bu son şahidini tamamen yıkılana kadar sadece izleyecek miyiz? Yetkilileri, kâğıt üzerindeki kararlarla yetinmeyerek acilen somut bir restorasyon çalışması başlatmaya davet ediyoruz. Küre’nin tarihine, hafızasına ve kültürel mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

“Şerife Bacıların mirasının takipçisi olacağız”

Küre Halk Meclisi Üyesi Kemal Berber’in ulaştığı resmi arşiv belgelerinde de Küre’nin Milli Mücadele dönemindeki öneminin ortaya konulduğu bildirildi. Genelkurmay ATASE arşivleri ile İstiklal Yolu haritalarında Küre’nin ana iaşe ve toplanma merkezlerinden biri olarak gösterildiği kaydedildi.

Açıklamada, “Devlet kurumları 40 yıl önce bu minarenin korunması gerektiğini tescil etmiştir. Şerife Bacıların mirasını hak ettiği restorasyona kavuşturuncaya kadar sürecin takipçisi olacağız” denildi.

Muhabir: Nurhayat Yılmaz