Açlık sınırının 30 bin TL’ye dayandığı bir dönemde açıklanan rakamın milyonlarca emekçiye refah değil, yoksulluğun kalıcı hale getirildiğinin ilanı olduğunu belirten Yalçın, iktidarın emeğe bakış açısının bir kez daha ortaya çıktığını ifade etti.

Hayat pahalılığı karşısında asgari ücretin hızla eridiğini vurgulayan Yalçın, mevcut ücretle bir ay geçinmenin değil, temel ihtiyaçların dahi karşılanmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Kira, gıda, ulaşım ve enerji fiyatlarının sürekli arttığını hatırlatan Yalçın, emekçiye yapılan artışın “zam değil, sadaka” olduğunu savundu.

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın iktidarda olduğu dönemi hatırlatan Yalçın, “Önce İnsan, Önce Emek” anlayışıyla asgari ücrete tarihi oranlarda zamlar yapıldığını, işçinin enflasyona ezdirilmediğini belirtti. Erbakan’ın bir imzasıyla yapılan artışların hâlâ hafızalarda olduğunu kaydeden Yalçın, o dönemde bütçenin faiz lobilerine değil, işçiye, memura ve emekliye ayrıldığını söyledi.

Bugünkü iktidarın Erbakan’ın ortaya koyduğu adil düzen anlayışından uzak olduğunu ifade eden Yalçın, emekçinin alın terinin görmezden gelindiğini, yoksulluğun ise yönetilmeye çalışıldığını dile getirdi. Asgari ücretin açlık sınırının değil, insan onuruna yaraşır bir yaşamın üzerinde olması gerektiğini vurguladı.

AK Parti teşkilatından muhtarlarla gönül buluşması
AK Parti teşkilatından muhtarlarla gönül buluşması
İçeriği Görüntüle

Saadet Partisi olarak bu anlayış değişmeden emekçinin yüzünün gülmeyeceğini ifade eden Yalçın, çözümün günü kurtaran rakamlarda değil, Milli Görüş’ün adil ve üretim odaklı ekonomi modelinde olduğunu belirtti. Emekçiyi yoksulluğa mahkûm eden anlayışı reddettiklerini söyleyen Yalçın, işçinin, alın terinin ve adaletin yanında durmaya devam edeceklerini kaydetti.

Muhabir: Banu Kebecioğlu