Kastamonu’da yaşayan 55 yaşındaki Bilal Dere, yaklaşık iki yıl boyunca devam eden kemik ağrıları, halsizlik ve kansızlık şikayetleri nedeniyle zor günler geçirdi. Geceleri ağrıları nedeniyle uyumakta güçlük çeken Dere, farklı sağlık kuruluşlarına başvurmasına rağmen rahatsızlığının nedenini öğrenemedi.
Şikayetlerinin artması üzerine Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran Dere, burada yapılan değerlendirme sonrası önce Dahiliye Polikliniği’ne, ardından Hematoloji Bölümü’ne yönlendirildi. Hematoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Sezgin tarafından muayene edilen hastada, yapılan ileri tetkikler sonucunda multipl miyelom tespit edildi.
DOKTORUN DİKKATİ TANIYI ORTAYA ÇIKARDI
Bilal Dere’nin uzun süredir devam eden kansızlık şikayetinin vitamin ya da demir eksikliğine bağlı olmadığını belirten Uzm. Dr. Aslıhan Sezgin, hastanın bulgularından şüphelenerek multipl miyelom ön tanısıyla ileri tetkik istediklerini söyledi.
Sezgin, multipl miyelomun kemik iliğinde antikor üreten plazma hücrelerinin kontrolsüz şekilde artmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü olduğunu belirterek, hastalığın genellikle kemik ağrısı, kansızlık ve böbrek yetmezliği gibi bulgularla kendini gösterdiğini ifade etti.
Hastalığın özellikle 50’li ve 60’lı yaşlardan sonra daha sık görüldüğünü dile getiren Sezgin, son yıllarda daha genç yaşlarda da tanı konulabildiğini kaydetti. Sezgin, erken tanının kemik kırıkları, kalıcı böbrek yetmezliği, diyaliz süreci ve sürekli kan ihtiyacı gibi ciddi sonuçların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

“Yüzde 70-80 oranında plazma hücresi görüldü”
Hastanın önceki tahlillerinde kansızlığın nedeninin net olarak ortaya konulamadığını aktaran Sezgin, “Hastamızda serum protein ve sedimantasyon yüksekliği gibi bulgular vardı. Multipl miyelomla ilişkili olabilecek tetkikleri istedik. Başvurduğu gün kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi yaptık. Ertesi gün sonuçlarda yüzde 70-80 oranında plazma hücresi görüldü ve tedaviye başladık” dedi.
Tedavi sürecine hızlı şekilde başlandığını belirten Sezgin, kemoterapinin ilk gününden sonra hastanın kan transfüzyonuna ihtiyaç duymadığını ifade etti.
“Gece bile uyumakta zorlanıyordum”
Yaşadığı süreci anlatan Bilal Dere ise ağrılarının özellikle geceleri dayanılmaz hale geldiğini söyledi. Yaklaşık iki yıldır bel, bacak ağrısı, halsizlik ve kansızlık şikayetleriyle hastanelere başvurduğunu belirten Dere, hastalığının kesin tanısının Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde konulduğunu ifade etti.
Dere, “Gece bile uyumakta zorlanıyordum. Acil servise başvurdum. Oradaki doktorumun yönlendirmesiyle önce Dahiliye’ye, ardından Aslıhan Hanım’a yönlendirildim. Yapılan tetkiklerle iki yıldır yaşadığım ağrıların nedeninin kemik iliği kanseri olduğunu öğrendim. Teşhisin ardından kemoterapi sürecim başladı. Takibim doktorum tarafından yapılıyor” dedi.
Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür eden Dere, memnuniyetini CİMER aracılığıyla Sağlık Bakanlığı’na da ilettiğini söyledi.





