Kastamonu’da birçok üreticinin buğdayının pas, sürme, renk değişimi, kötü koku ve benzeri kalite gerekçeleriyle Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından alınmadığını ifade eden Göksu, ürününü TMO’ya teslim edemeyen çiftçilerin ciddi gelir kaybıyla karşı karşıya kaldığını savundu.
“ÜRETİCİ BUĞDAYINI 10-12 LİRAYA SATMAK ZORUNDA KALIYOR”
TMO’nun ikinci grup ekmeklik buğday için kilogram başına 16,50 TL alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Göksu, buna karşın ürünü kabul edilmeyen çiftçilerin buğdaylarını özel piyasada kilogramı 10 ila 12 TL arasında satmak zorunda kaldığını belirtti.
Yaşanan yoğun yağışlar ve yüksek nemin hububat ürünlerinde hastalık ve kalite kaybı riskini artırdığına dikkat çeken Göksu, iklim şartlarından kaynaklanan zararın tamamen üreticiye yüklenmesinin hakkaniyetli olmadığını dile getirdi.
REDDEDİLEN ÜRÜNLER İÇİN İKİNCİ ANALİZ TALEBİ
Gıda güvenliği ve kalite standartlarından taviz verilmemesi gerektiğini vurgulayan Göksu, ürün değerlendirme süreçlerinin şeffaf, ölçülebilir ve denetlenebilir olması gerektiğini kaydetti.
TMO tarafından reddedilen ürünler için üreticiye yazılı analiz sonucu verilmesini isteyen Göksu, şu önerilerde bulundu:
- Reddedilen ürünlerden şahit numune alınmalı.
- Üreticiye ikinci analiz ve itiraz hakkı tanınmalı.
- Güvenlik sınırları içerisinde kalan ürünler doğrudan reddedilmemeli.
- Bu ürünler kalite derecesine göre fiyatlandırılarak alınmalı.
“KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Çiftçinin üretime teşvik edildikten sonra hasat döneminde yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Göksu, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Çiftçimize ekim döneminde ‘üret’ deyip hasat döneminde onu tüccarın insafına bırakmak kabul edilemez. Üreticimizin alın terinin ve emeğinin karşılığını alabilmesi için konunun takipçisi olacağız.”




