Türkiye İnternet Gazetecileri Derneği (TİGAD) Kastamonu İl Temsilcisi ve Kastamonu İstiklal Gazetesi İmtiyaz Sahibi İrfan Salcı, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gazetecilerin katılımıyla Iğdır’da gerçekleştirilen 13. Basın Çalıştayı’nda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Şırnak Ajansı’na konuşan Salcı, çalıştayların farklı şehirlerden gazetecileri bir araya getirerek toplumsal diyaloğa katkı sunduğunu söyledi. Iğdır’daki buluşmanın Şırnak’tan Kastamonu’ya, Ankara’dan İstanbul’a kadar birçok şehirden gazeteci arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağladığını belirten Salcı, “Bu buluşmalar, Şırnak’tan gelen bir gazeteci dostumuzla Kastamonu’daki bir gazetecinin sohbet etmesine imkan sağlıyor. Aslında her şeyin başlangıç noktası da birbirimizi dinlemek ve konuşabilmek” ifadelerini kullandı.

“BU KEZ SÜRECİN AYAĞI YERE BASIYOR”
Kastamonu’nun milliyetçi, muhafazakar ve devletine bağlı bir toplumsal yapıya sahip olduğunu dile getiren Salcı, geçmişte yürütülen çözüm sürecine yönelik farklı görüşlerin ortaya çıktığını hatırlattı.
Yeni sürecin önceki dönemlere göre daha sağlam bir zeminde ilerlediği düşüncesini paylaşan Salcı, şunları söyledi:
“İlk çözüm süreci başladığında her yerde olduğu gibi Kastamonu’da da karşı çıkanlar ve destekleyenler oldu. O dönem mesele biraz da politik bir zeminde ele alındı. Fakat bu defa süreç, her şeyi serbest bırakıp ‘Hadi çözülsün’ diye beklenen bir yapıdan ziyade, oturup masada uzlaşarak ve anlaşarak sonuçlandırılacak bir mesele haline dönüştü. Bu nedenle sürecin bu kez biraz daha ayağı yere basıyor.”
“TOPLUMUN HASSASİYETLERİ VAR”
Kastamonu kamuoyunda sürece yönelik umudun yanı sıra bazı hassasiyetlerin de bulunduğunu kaydeden Salcı, özellikle şehit ailelerinin durumuna ilişkin kaygıların öne çıktığını belirtti.
Salcı, “İnsanların en önemli kaygısı şehit ailelerinin ne olacağıdır. Onların feryadı, yaşadığı acılar ve çektiği sıkıntılar nasıl değerlendirilecek? Toplumun bu konuda hassasiyetleri var. Bu hassasiyetlerin göz ardı edilmemesi gerekiyor” dedi.
“DEZENFORMASYONA KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI”
Gazetecilerin süreçte doğru bilginin kamuoyuna aktarılması konusunda önemli bir sorumluluk taşıdığını vurgulayan Salcı, dezenformasyon ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Sürecin ilerlemesini istemeyen kesimlerin bulunabileceğini ifade eden Salcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazeteciyiz; enformasyon olduğu gibi dezenformasyonun da bulunduğunu biliyoruz. Maalesef bu sürecin doğru ilerlemesini istemeyen gruplar ve topluluklar her iki tarafta da var. Bunlar, dedikodular ve gerçeği yansıtmayan bilgiler üzerinden sürecin her iki taraf için de hayırsız olacağını anlatmaya çalışıyor. Bu nedenle doğru bilginin aktarılması ve toplumun sağduyuyla hareket etmesi çok önemli.”
“KASTAMONULU DEVLETÇİDİR, DEVLETİNİ SEVER”
Kastamonu insanının devletine bağlılığına işaret eden Salcı, “Kastamonulu devletçidir; devletini sever ve devletine bağlıdır. Bu nedenle sürece hem umutla hem de kaygıyla bakıyor. Aslında bu durum yalnızca Kastamonu’ya özgü değil. Şırnak’taki insanların da hem umutlu hem kaygılı olduğunu düşünüyorum. Ancak bu kez herkeste biraz daha ete kemiğe bürünmüş bir umut var. Bu defa olacakmış gibi bir hava oluştu” diye konuştu.
“BAŞINDAN SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM”
Terörsüz Türkiye sürecine kişisel olarak tam destek verdiğini açıklayan Salcı, Türk ve Kürt toplumlarının bin yıldır ortak bir tarih ve kültür oluşturduğunu vurguladı.
Salcı, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:
“Ben bu süreci başından sonuna kadar destekliyorum. Çünkü Türkler ve Kürtler bin yıldır birlikte yaşayan, ortak bir kültür meydana getiren iki toplumdur. Türk komutanın askerinin Kürt, Kürt komutanın askerinin Türk olduğu; birlikte mücadele edildiği bir geçmişten geliyoruz. Birlikte bir kültür oluşturmuşken maalesef son 50-60 yılda yaşanan ayrışma ve huzursuzluk bizi bugünkü noktaya getirdi. Birbirimizle konuşamaz hale gelmiştik. İnşallah bundan sonra yeniden eski günlerimize, kardeş olduğumuzu hatırladığımız günlere doğru gideceğiz.”
“SÜRECİN BAŞARIYA ULAŞTIRILMASI GEREK”
Toplumun sürece sahip çıktığını ancak olası bir başarısızlıktan da endişe duyduğunu belirten Salcı, bu fırsatın provokasyonlara kurban edilmemesi gerektiğini söyledi.
Her iki tarafta da benzer kaygıların bulunduğunu ifade eden Salcı, “Bu fırsat elimizden kaçarsa bir daha ne olacak, yeni bir fırsat nasıl ortaya çıkacak kaygısı var. Konuştuğumuz insanlarda bunu görüyoruz. ‘Başka bir oyun çıkar mı, birileri süreci engeller veya sabote eder mi?’ endişesi taşınıyor. Umarım bunların önüne geçilir ve böyle bir durum yaşanmaz. Bir provokasyon girişimi olsa bile aklıselimle hareket edilerek sürecin başarıya ulaştırılması gerekir” dedi.
Salcı, Türkiye’de çatışmaların sona erdiği, toplumsal barışın güçlendiği ve can kayıplarının yaşanmadığı bir geleceğin inşa edilmesi temennisinde bulundu.





