Kastamonu’da kamuoyunu meşgul eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi tartışmasına ilişkin resmi açıklama İl Sağlık Müdürlüğü’nden geldi. Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz başkanlığında düzenlenen toplantıda, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin “bölgesel başhekimlik” modeli kapsamında aynı çatı altında yapılandırıldığı açıklandı.

Toplantıda, hastanenin kapatılması, ruhsatının iptal edilmesi, tabelasının indirilmesi ya da yatak sayısının azaltılması gibi bir durumun söz konusu olmadığı vurgulandı.

Kastamonu Il Saglik Muduru

Kastamonu İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz, kamuoyundaki tartışmalar nedeniyle açıklama yapma ihtiyacı duyduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

HASTANELERİN KURUMSAL KİMLİKLERİ KORUNACAK

Bölgesel başhekimlik modelinin hastanelerin ortak kullanımını öne çıkaran, ancak kurumsal kimliklerini koruyan bir yapı olduğunu belirten Yavuzyılmaz, Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin ayrı kimliklerini sürdüreceğini ifade etti.

Yavuzyılmaz, “Hastanelerin ortak kullanımını ön plana alan ama kurumsal kimliklerini ve yapılarını koruyan bir yapıdan bahsediyoruz. Bölgesel başhekimlik bünyesinde faaliyet gösterecek olan sağlık tesislerinin kurumsal kimlikleri mutlaka korunuyor. Bu da demek oluyor ki Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin ikisinin de kurumsal kimliği korunacak. Yani yapıları korunacak” dedi.

Uygulamanın dayanağının Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan yönerge olduğunu ifade eden Yavuzyılmaz, “Bu yaptıklarımız bu yönergeye göre. Bu yönerge sadece bölgesel başhekimliklere ait bir yönerge değil. Bağlı ve ek sağlık tesisleri ile bölgesel başhekimlikler olmak üzere iki ayrı konuyu düzenleyen bir yönerge” diye konuştu.

“FTR’NİN YATAK SAYISINI 205’TEN 305’E ÇIKARDIK”

Kamuoyunda konuşulanların aksine Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde kapasite azaltılmadığını, aksine yatak kapasitesinin artırıldığını söyleyen Yavuzyılmaz, mevcut 205 yatağın ihtiyacı karşılamadığını gördüklerini belirtti.

Yavuzyılmaz, “Bizim ilimizde 205 yatağın ihtiyacımızı karşılamadığını gördük. Büyütülebilir alanlarımızı kullanarak yaklaşık 15-20 gün önce onayını da aldık. Yatak sayısını 305 yaptık Fizik Tedavi Hastanesi’nin. 305 yatak kapasiteli Kastamonu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile 545 yatak kapasiteli Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bölgesel başhekimlik çatısı altında yürütülmesi gündemimiz” ifadelerini kullandı.

“ESAS OLAN İKİ HASTANEDEN BİRİNİN KAPANMASI DEĞİL”

Koordinatör başhekimlik olarak Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin belirlenmesinin, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nin kapatıldığı anlamına gelmediğinin altını çizen Yavuzyılmaz, uygulamadaki amacın hizmeti daha bütüncül yürütmek olduğunu söyledi.

Yavuzyılmaz, şunları kaydetti:

“Biz burada daha büyük olduğu için, daha kalabalık olduğu için, yatak sayısı daha fazla olduğu için Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni öncelikledik. Ama biz Fizik Tedavi Hastanesi başhekimliğini de bölgesel başhekim olarak bakanlığa teklif edebilirdik. O zaman herhalde ‘bölge hastanesi kapanıyor’ diye yaygara kopacaktı. Buradaki esas olan iki hastaneden birinin kapanması veya zarar görmesi değil. Hizmetin daha kompakt, daha bütüncül bir şekilde yürütülmesi.”

“KAPATMA DEĞİL, KOORDİNASYON”

Bölgesel başhekimlik modelini örnekle anlatan Yavuzyılmaz, iki hastaneden birinin yok sayılmadığını belirtti.

“Burada olacak olan şu arkadaşlar; bir tane hastane, vatandaşın ağzıyla söylüyorum, abi olacak. Bu kadar. Yoksa biz birini öldürüp onun hakkını başka birine vermiyoruz. Sadece iki tane kardeş var, bu kardeşlere diyoruz ki büyüğü kardeşini de korusun, büyütsün, yaşatsın. Bu kadar en basit tabirle anlatılabilecek şekli” diyen Yavuzyılmaz, sistemin kapatma değil koordinasyon modeli olduğunu vurguladı.

“PERSONEL TASARRUFUNA GİDECEĞİZ”

İki hastanenin aynı bahçede bulunduğunu hatırlatan Yavuzyılmaz, mevcut sistemde birçok hizmetin ayrı ayrı yürütüldüğünü, bunun da hem personel hem de maliyet açısından verimsizlik oluşturduğunu söyledi.

Yavuzyılmaz, “Bizim iki hastanemiz de neredeyse aynı bahçede. Biz ikisinde de mutfak işletiyoruz. Biz ikisinde de satın alma yapıyoruz. Biz ikisinde de personel hizmetleri için eleman görevlendiriyoruz. Biz ikisinde de depo için eleman görevlendiriyoruz. Biz ikisinde de maaşları yapmak için eleman görevlendiriyoruz. Orada ayrı, burada ayrı görevlendiriyoruz. Bunları birleştirdiğimizde personel tasarrufuna gideceğiz” dedi.

Toplu alımlarda ekonomik avantaj sağlanacağını da belirten Müdür Yavuzyılmaz, “Eğitim Araştırma Hastanesi’ne pamuk alıyorsunuz; daha fazla aldığınız için firma size indirim yapıyor. Fizik Tedavi Hastanesi gidiyor pamuk almaya, daha az aldığı için daha pahalıya alıyor. Biz bunu tek elden yürüttüğümüzde ekonomik olarak da çok daha artıya geçiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“HEDEF VATANDAŞIN DAHA İYİ HİZMET ALMASI”

Uygulamanın temel hedefinin hem hizmet kalitesini yükseltmek hem de kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak olduğunu belirten Yavuzyılmaz, “Buradaki hedeflenen, hizmet kalitesinin, vatandaşın aldığı hizmetin daha iyileştirilmesi ve bu hizmetin de hepimizin parasıyla yapıldığı için daha ekonomik halde sunulması. Yoksa kimsenin birinin yatağını azaltmakla, birinin tabelasını indirmekle ilgili bir derdi yok” diye konuştu.

“İSTANBUL’DA, RİZE’DE DE UYGULANDI”

Bölgesel başhekimlik modelinin Kastamonu’ya mahsus bir uygulama olmadığını ifade eden Müdür Yavuzyılmaz, İstanbul ve Rize örneklerini verdi.

Yavuzyılmaz, “Bu sadece ilimize mahsus bir iş değil. İstanbul’da yapıldı. Şehir Hastanesi açıldıktan sonra merkezdeki üç hastane küçülterek hizmete devam ediyor. Hepsini şehir hastanesine bölgesel başhekimlik yaptılar. Rize’de Sayın Cumhurbaşkanımızın annesinin ismini taşıyan hastane, 35-40 kilometre mesafedeki Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bölgesel başhekimlik yaptı. Arkadaşlar biz zaten yan yanayız. Bitişik sayılan iki hastaneyiz. 40 kilometre uzaktaki hastane birleştirildiğinde kapatılmıyordu” dedi.

“PERSONEL DAĞILIMI KEYFİ YAPILAMAZ”

Kamuoyundaki personel kaydırma iddialarına da yanıt veren Müdür Yavuzyılmaz, personel görevlendirmelerinin keyfi şekilde yapılamayacağını, Personel Dağılım Cetveli kriterlerinin esas alınacağını söyledi.

Yavuzyılmaz, “Personelin görev yerinin dağılımı belli bir kritere bağlı. Kimse ‘bölgesel başhekim istedim, ben onu oraya çektim, bunu buraya düşürdüm’ diyemez. Öyle değil. Bunun belli kriterleri var. Personel Dağılım Cetveli diye bir listemiz vardır. Belli oranların altına düşüremezsiniz. Bu sadece bana ya da sayın başhekimlerime ait bir karar değil. Bu yasal zorunluluk. İstesek de yapamıyoruz” dedi.

“FİZİK TEDAVİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OLACAK”

Bölgesel başhekimlik modelinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’ne akademik anlamda da katkı sağlayacağını belirten Yavuzyılmaz, eğitim kliniği kurma çalışmalarının başladığını açıkladı.

Yavuzyılmaz, “Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemizle klinik kurma çalışmalarına başladık. Eğitim kliniği olacak. Artık orada asistan alabilir seviyeye gelecek” dedi.

Eğitim kliniği kurulması için akademik kadro şartlarını anlatan Yavuzyılmaz, “Bizim Fizik Tedavi Hastanesi’nde sadece Başhekim Davut Bey’in akademik unvanı var. Eğitim ve Araştırma Hastanemizde bir yardımcı doçent arkadaşımız daha var. Bir tane de romatolojide uzman olan doçent arkadaşımız var. Şimdi biz üçünü birleştirip klinik kurma hakkını kazanacağız ve o hastaneye de asistan alacağız. O tabela, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi tabelası inmediği gibi yarın Fizik Tedavi Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak devam edecek” ifadelerini kullandı.

“HİÇBİR SERVİSİ FİZİK TEDAVİ HASTANESİ’NE TAŞIMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ”

Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki servislerin Fizik Tedavi Hastanesi’ne taşınacağı yönündeki iddiaları da yanıtlayan Yavuzyılmaz, böyle bir planlarının olmadığını söyledi.

Yavuzyılmaz, “Bizim Eğitim ve Araştırma Hastanemizin doluluğu yüzde 60. Yani yüzde 40 yatağı boş. Kimse ‘şu servisler Fizik Tedavi’ye taşınacak, dolayısıyla Fizik Tedavi artık fizik tedavi hastası yatıramayacak’ gibi bir duruma kulaktan dolma bilgilerle itibar etmesin. Biz hiçbir servisi Fizik Tedavi Hastanesi’ne taşımayı düşünmedik, düşünmüyoruz da. Çünkü öyle bir ihtiyacımız yok” dedi.

Kastamonu’nun nüfus yapısına da değinen Yavuzyılmaz, “Bugünün nüfusu üç senede 380 binden 500 bine ulaşacak hali yok. Yıllardır bu nüfusumuz 350 bin ile 400 bin arasında değişti. Bizim hastanedeki doluluğumuz yüzde 60, yüzde 40 yatağımız boş. Doluluk nerede var? Yoğun bakımlarda var. Bizim yatak ihtiyacımız yoğun bakımda var. O yüzden biz oraya servis falan taşımayı düşünmüyoruz. Yataklarını azaltmayı düşünmüyoruz” diye konuştu.

“MEVZUATIN BİR KISMI BAŞKA BAŞLIK ALTINDAN ALINMIŞ”

Tartışmaların mevzuatın yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını belirten Müdür Yavuzyılmaz, yönergedeki bağlı sağlık tesisleri ile bölgesel başhekimlik hükümlerinin karıştırıldığını ifade etti.

Yavuzyılmaz, “Bizim bu yönetmelik iki ayrı konuyu açıklıyor. Biri bağlı ve ek tesisler, öbürü bölgesel başhekimlik. Bağlı ve ek tesislerin altındaki maddeyi sanki bölgesel başhekimliğin maddesi gibi insanlara yutturmaya çalışıyorlar. Güneş balçıkla sıvanmaz. Okuyun. Ben de okuduğumda anlıyorum, siz de okuduğunuzda anlıyorsunuz. Herkes okuduğunda anlar, eğer art niyetiniz yoksa” dedi.

“PEDİATRİK YOĞUN BAKIM İHALE AŞAMASINDA”

Kastamonu’da sağlık hizmetlerinin geriye gitmediğini, aksine kapasitenin artırılması için çalışma yürütüldüğünü belirten Yavuzyılmaz, pediatrik yoğun bakım hazırlıklarının sürdüğünü açıkladı.

Yavuzyılmaz, “Geriye bırakma gibi bir düşüncemiz yok. Bilakis artırmaya çalışıyoruz. Bakın bu ilde pediatrik yoğun bakım hazırlığı yapılıyor. Şu anda ihale aşamasında. Mühendislerimiz projeyi son haline veriyor. 9,5 milyon ödenek taahhüdümüz geldi. Proje bitti mi ihaleye çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Onkoloji alanında da önemli adımlar atıldığını kaydeden Yavuzyılmaz, “Bu ilde ilk defa onkoloji iki tane doktoru oldu. Bir tanesi mazeret durumundan gitti ama ilk defa oldu. Yine ilk defa kazandığımız hekimler var. Bunlar resmi sayılar. Ben bunları kafamdan söyleyebileceğim sayılar değil” dedi.

“İL DIŞINA SEVK NEREDEYSE BİTME NOKTASINA GELDİ”

İl dışına sevklerle ilgili de bilgi veren Yavuzyılmaz, özellikle yer bulunamadığı için yapılan sevklerin ciddi şekilde azaldığını belirtti.

Yavuzyılmaz, “Bazen ilgili branş uzmanı olmuyor veya o branşta tek doktorumuz var. Bazen trafik kazası oluyor, plastik cerrah, beyin cerrahisi gibi toplu müdahale gerektiği durumlar oluyor. Onlarda sevkimiz oluyor. Ama bizim yer yok diye sevkimiz neredeyse bitme noktasına geldi. Günde 8-10 tane sevk yaptığımız günler vardı. Şimdi bazı günler sıfır, bazı günler bir. Gönül istiyor ki hiç yapmayalım” dedi.

Kırmızı alan yoğunluğunun da azaldığını belirten Yavuzyılmaz, “Bizim kırmızı alanımız altı yatak. Altısı da dolu olurdu hep. Şimdi bakıyoruz bazen bir tane, bazen sıfır. Bazen tetkikleri bitene kadar bekliyor. Boş alanımız oluyor” ifadelerini kullandı.

Kastamonu Il Saglik Zafer Ergul

“PET CİHAZI KASTAMONU’YA KAZANDIRILDI”

Toplantıda konuşan Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Zafer Ergül de özellikle onkoloji hizmetleri ve hastanedeki alan ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Uzun süredir temin edilmeye çalışılan PET cihazının Kastamonu’ya kazandırıldığını açıklayan Ergül, cihazın onkoloji hastaları için büyük önem taşıdığını söyledi.

Ergül, “Nükleer Tıp Ünitesi kuruldu. Nereye kurulduğunu biliyor musunuz? Yine böyle bir alan. Sağlık Bakanımız toplantıda altı sene uğraşmama rağmen verilmeyen bir cihazı verdi. Başka bir hastaneye verilecekti, olmadı bize verdiler. PET cihazı. Bu PET cihazı için Ankara’ya gidiyorsunuz” dedi.

PET cihazı ile birlikte hedeflerinin onkoloji hastalarının tanı ve tedavi süreçlerini Kastamonu’da yürütmek olduğunu belirten Ergül, “Bu onkoloji hastalığı hem tümden hem de radyasyon onkolojisi olarak burada tedavi olacak. Kastamonu’da onkoloji için giden sevk sayısını arkadaşlarımızdan alabilirsiniz. Biz bunlarla mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“ONKOLOJİ ÜNİTESİNİ KURACAĞIMIZ YER O HASTANENİN İÇİNDE OLMALI”

Onkoloji ünitesinin kurulacağı alanın hastane içinde olması gerektiğini belirten Başhekim Ergül, mevcut alan sıkıntısına dikkat çekti.

Ergül, “Onkoloji ünitesini kuracağımız yer o hastanenin içinde olmalı. Bizim bir alanımız var ve biz bu alanı kullanamıyoruz. Niye biliyor musunuz? Hem fizik tedavide var, hem Eğitim Araştırma Hastanesi’nde var. Fizik tedavide Hilton ayarında bir mahkum alanı var. Biz onları çıkartıp oraya taşıyamıyoruz” dedi.

Fizik tedavide mahkum hastalara ayrılan alanın neredeyse hiç kullanılmadığını belirten Ergül, “Mahkumların fizik tedavide yatıp da tedavi alma gibi bir durumu beş senede bir kişi oldu. Ama bizim orada 600-700 metrekare ve çok iyi şekilde yapılmış bir alanımız var. Bu tarafta da mahkum açısından sıkıntılı bir alanımız var” ifadelerini kullandı.

“İKİ HASTANE OLDUĞU İÇİN TAŞIYAMIYORUZ”

Kastamonu riskli bölgede: Keneye dikkat!
Kastamonu riskli bölgede: Keneye dikkat!
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Ergül, iki hastane arasındaki idari ayrım nedeniyle bazı alanların verimli kullanılamadığını belirtti. Kamuoyunda dile getirilen mesafe iddialarına da yanıt veren Ergül, iki nokta arasındaki mesafenin 500-600 metre değil, yaklaşık 75-100 metre olduğunu söyledi.

Ergül, “Niye taşıyamıyoruz? Çünkü iki hastane olunca taşıyamıyoruz. Yazılan rakamlar var; 600 metre ötede, 500 metre ötede denilmiş. Ben çıktığım zaman 75 metre mesafeyi adımladım. En fazla 100 metre olur. Biz oraya bunu taşıyamıyoruz. Senede 25 mahkum hasta, toplamda 45 gün yatacak diye büyük merkezlere gidiyor bu hastalar. Biz bunu sağlayamıyoruz” dedi.

“PET’İ DE, RADYASYON ONKOLOJİSİNİ DE KURACAĞIZ”

Yeni sistemle birlikte alanların daha verimli kullanılacağını belirten Ergül, Kastamonu’da onkoloji hizmetlerinin güçlendirilmesini hedeflediklerini söyledi.

Ergül, “Bu sistemle inşallah oraya PET’i de kuracağız, radyasyon onkolojisini de kuracağız. İdeal bir yer var. Ama bu hastane artık taştı, doldu. Yapacak bir yer yok” dedi.

“ASİSTAN ODASI BİLE BULMAKTA ZORLANIYORUZ”

Hastanedeki fiziki yetersizlikleri de anlatan Ergül, tıpta uzmanlık eğitimi alan asistan doktorlar için ayrı alanlar oluşturmakta zorlandıklarını dile getirdi.

Ergül, “Kız asistan, erkek asistan için ayrı ayrı oda bulmak zorundasınız. Öğrenciler yoktu, öğrenciler geldi. Biz katları bölmüş, dershane yapmışız. Hem doktorlar burada hizmet etsin, hem öğrenciler iki yerde dolaşmasın diye uğraşıyoruz. Ama bu hastane artık taştı, doldu. Yapacak bir yer yok” diye konuştu.

Öğrencilerin morfoloji binasına taşınmasının gündemde olduğunu belirten Ergül, “Bugün konuştuk, artık öğrencilerinizi morfoloji binası bitti, oraya taşıyacaksınız dedik. Makul görüldü” dedi.

“ADLİ VE PSİKİYATRİK VAKALARI KOYACAK YERİMİZ YOK”

Başhekim Ergül, adli ve psikiyatrik vakalarda da yer sıkıntısı yaşandığını belirtti. Sevk gereken hastaların her zaman Ankara ya da İstanbul tarafından kabul edilmediğini söyleyen Ergül, “Bizim adli vakalar geliyor, psikiyatrik vakalar geliyor. Acil serviste duruyor bunlar, nakilleri gerekiyor. Bazen kabul etmiyor, Ankara etmiyor, İstanbul da kabul etmiyor. Bunları koyacak yerimiz yok” ifadelerini kullandı.

Toplantıda yapılan açıklamalarda, bölgesel başhekimlik uygulamasının hastane kapatma ya da hizmet azaltma amacı taşımadığı; aksine kaynakların ortak kullanılması, maliyetlerin düşürülmesi, eğitim kliniği kurulması, onkoloji hizmetlerinin güçlendirilmesi ve il dışına sevklerin azaltılması hedefiyle hayata geçirildiği vurgulandı.


Muhabir: Serkan Kebecioğlu