Kastamonu’da erkek üniversite öğrencisinin yarı çıplak halde ikinci kattaki evin penceresinden park halindeki aracın üzerine atlamasıyla ilgili soruşturmada, aynı evde bulunduğu belirtilen bir araştırma görevlisinin tutuklanmasının ardından Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Şubesi’nden açıklama geldi.

Sendika başkanı Orhan Sancaktaroğlu tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu olayla ilgili hukuki sürecin takip edildiği belirtilirken, iddialara konu fiilin hukuki ve ahlaki açıdan hiçbir hafifletici sebebi olamayacağı vurgulandı.

“EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMASI EN BÜYÜK BEKLENTİMİZDİR”

Açıklamada, “Bir öğretim elemanının adli bir soruşturma kapsamında tutuklanmasıyla neticelenen olay üzerinden, bazı siyasi parti temsilcileri tarafından alelacele ve özensizce yapılan açıklamaları yakından takip etmekteyiz” denildi.

Sancaktaroğlu, iddialara konu fiilin hukuki ve ahlaki açıdan hiçbir hafifletici sebebi olamayacağını belirterek, “Yargı tarafından en ağır şekilde cezalandırılması da en büyük beklentimizdir” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, olayın bireysel ve hukuki bir suç olmanın ötesine taşınarak din eğitimi, ilahiyat camiası, vakıf ve cemaat gibi kavramlar üzerinden siyasi tartışma malzemesi haline getirilmesinin doğru bulunmadığı kaydedildi.

Dijital eğitim için Bakanlık heyeti Kastamonu’da
Dijital eğitim için Bakanlık heyeti Kastamonu’da
İçeriği Görüntüle

Sancaktaroğlu açıklamasında, “Hukukun ve adaletin konusu olan münferit bir hadise üzerinden, toplumun kutsal ve manevi değerlerini hedef alan, milyonlarca insanımızın aidiyet duyduğu kavramları zan altında bırakan toptancı genellemeler yapmak; ne adalet duygusuyla ne de sorumlu siyaset anlayışıyla bağdaşmaktadır” ifadelerine yer verdi.

“BİR KİŞİNİN CÜRMÜNÜ TÜM BİR İNANCA, KURUMA YA DA TOPLUMSAL KESİME MAL ETMEMEYİ BUYURUR”

Eğitim-Bir-Sen Kastamonu Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu, açıklamasında suçun şahsiliği ilkesine dikkat çekti. Gerçek dindarlık ve İslam ahlakının, makamı, unvanı ve gücü istismar etmeyi değil; kul hakkından sakınmayı, emanete sadakati ve adaleti emrettiği belirtildi.

Açıklamada, “Bizim inancımız, kim olursa olsun ve hangi unvanı taşırsa taşısın yanlışa düşenin ve suç işleyenin karşısında durmayı şart koşarken; aynı zamanda ‘suçun şahsiliği’ ilkesini esas alarak, bir kişinin cürmünü tüm bir inanca, kuruma ya da toplumsal kesime mal etmemeyi buyurur” denildi.

“SÖZ KONUSU ŞAHSIN SENDİKAMIZLA HİÇBİR ÜYELİĞİ VE BAĞI BULUNMAMAKTADIR”

Açıklamada ayrıca, kamuoyunda oluşturulmaya çalışıldığı öne sürülen algının aksine, söz konusu kişinin Eğitim-Bir-Sen ile herhangi bir üyelik ya da bağının bulunmadığı belirtildi.

Sancaktaroğlu, “Gerçekleri araştırmadan, kulaktan dolma bilgilerle ve hatta yerel basına yansıyan ifadelerindeki isim/unvan karmaşalarından da anlaşılacağı üzere, ne dediklerini dahi tam bilmeyen siyasi çevrelerin, bu olay üzerinden sivil yapıları töhmet altında bırakmaya çalışması tam bir aymazlıktır” ifadelerini kullandı.

“HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ VE SAĞDUYUYU ÖNCELEYEN ADİL BİR DURUŞLA MÜMKÜNDÜR”

Eğitim kurumlarının itibarının korunmasının, toplumu ayrıştıran, peşin hüküm üreten ve inanç değerlerine saldıran bir dille değil; hukukun üstünlüğünü ve sağduyuyu önceleyen adil bir duruşla mümkün olduğu vurgulandı.

Açıklamanın sonunda, “Suçlunun hukuk önünde en ağır cezayı almasının takipçisi olurken, inancımızın ve eğitim camiamızın haysiyetini de bu vizyonsuz siyasi saldırılara karşı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

Muhabir: Banu Kebecioğlu