20 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Yol-İş Sendikası Kastamonu 1 No’lu Şube Başkanlığı’nın 13. Olağan Genel Kurulu’nda yeniden aday olmayan Çelik, 35 yıllık başkanlık dönemini tamamlayarak görevini sonlandırmıştı. Çelik, şimdi de yaklaşık 23,5 yıldır yürüttüğü TÜRK-İŞ Kastamonu İl Başkanlığı görevini kendi isteğiyle bıraktığını duyurdu.

“MAKAM DEĞİL, EMEĞİN VE ALIN TERİNİN SORUMLULUĞU”
Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, 1992 yılından bu yana aralıksız olarak Yol-İş Sendikası Kastamonu 1 No’lu Şube Başkanlığı ve TÜRK-İŞ İl Temsilciliği görevlerini yürüttüğünü belirterek, görev süresi boyunca işçinin, emekçinin ve alın terinin yanında olmaya çalıştığını ifade etti.
Çelik açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Yaklaşık 23,5 yıl boyunca, ülkemizin en büyük işçi konfederasyonu olan Türk-İş'in Kastamonu İl Başkanlığı görevini büyük bir onur, sorumluluk ve gururla yürüttüm.
Bu görev benim için yalnızca bir makam ya da unvan olmadı. İşçinin alın terine, emeğine, hakkına ve geleceğine sahip çıkma sorumluluğu oldu. Hayatım boyunca insanların mutluluğunu, devletimizin ve milletimizin yüksek menfaatlerini, işçi sınıfımızın ve çocuklarımızın geleceğini her şeyin üzerinde tuttum.”
“KİMİ ZAMAN YORULDUM, AMA MÜCADELEDEN VAZGEÇMEDİM”
Çalışma hayatı boyunca çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirten Çelik, buna rağmen emek mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmediğini vurguladı.
“Bu yolda kimi zaman yoruldum, kimi zaman zorlandım, kimi zaman yalnız kaldım. Ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedim, hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. Çünkü inanıyordum ki emek varsa mücadele, mücadele varsa umut vardır.”
GÖREVİ SAĞLIK NEDENİYLE BIRAKTI
Çelik, TÜRK-İŞ Kastamonu İl Başkanlığı görevinden sağlık sebepleri nedeniyle kendi isteğiyle ayrıldığını belirterek, görevi devralan Türkiye Yol-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Sadık Düzgün’e de başarı diledi.
Çelik, “Bugün sağlık sebeplerim nedeniyle, kendi isteğimle Türk-İş Kastamonu İl Başkanlığı görevimden ayrılıyorum. Görevi devralan T. Yol-İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Sayın Sadık Düzgün’e yeni görevinde başarılar diliyor, kendisine kolaylıklar diliyorum” dedi.
“MAKAMLARI DEĞİL, İNSANLARI HATIRLAYACAĞIM”
Görev süresinin sonunda geriye dönüp baktığında makam ve unvanlardan çok dostlukları ve mücadeleleri hatırlayacağını ifade eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“23,5 yıllık bu yolculuğun sonunda geriye baktığımda; makamları değil, insanları; verilen unvanları değil, verilen mücadeleyi; yaşanan zorlukları değil, kazanılan dostlukları hatırlıyorum.
En büyük mutluluğum, görev yaptığım süre boyunca insanların hayatına dokunabilmiş, emeğin ve alın terinin yanında durabilmiş ve geride güzel izler bırakabilmiş olmaktır.”
KASTAMONU’YA VE EMEKÇİLERE TEŞEKKÜR
Çelik, görev süresi boyunca kendisine destek veren Kastamonu Valiliği başta olmak üzere kamu, özel ve tüzel kurum ve kuruluşların temsilcilerine, milletvekillerine, siyasi parti yöneticilerine, emniyet ve jandarma teşkilatına, Kastamonu Üniversitesi Rektörü ve akademisyenlere, sivil toplum kuruluşlarına, TÜRK-İŞ’e bağlı sendikaların başkan ve yöneticilerine, işçi ve emekçilere ve basın mensuplarına teşekkür etti.
Kastamonu halkına da özel bir teşekkür gönderen Çelik, “Kastamonu'muzun güzel insanlarına gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“HAKKIM VARSA HELAL EDİYORUM”
Çelik, açıklamasının sonunda görev süresi boyunca yollarının kesiştiği herkesten helallik istedi.
“Bana hakkı geçen herkesten helallik diliyor, benim de hakkım varsa herkese helal ediyorum.”
“HOŞÇA KALIN DEMİYORUM…”
Mehmet Çelik, 23,5 yıllık TÜRK-İŞ Kastamonu İl Başkanlığı görevine veda ederken, mücadele anlayışının görevle birlikte sona ermeyeceğini özellikle vurguladı:
“Bugün bir görevi bırakıyorum; ancak emekten, adaletten ve insandan yana olan inancımı asla bırakmıyorum.
Bu şehirde 23,5 yıl boyunca yaşadığım her an, tanıdığım her insan ve kurduğum her dostluk benim için çok kıymetli birer hatıra olarak kalacaktır.
Şahsımı tanıyan, tanımayan; yolumuz bir şekilde kesişen herkese gönülden teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatlarında sağlık, huzur, mutluluk ve başarı diliyorum.
Hoşça kalın demiyorum… Çünkü bazı insanlar görevleriyle değil, bıraktıkları izlerle hatırlanır. Güzel anılarla kalın.”




