Yerel Medya Buluşmalarının dördüncü etkinliğine Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, CHP Kastamonu İl Başkanı Dilek İlke Karabacak, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, Daday Belediye Başkanı Selahattın Yanık, Kastamonu Belediye Başkan Yardımcısı Barış Karabacak, Kastamonu CHP Merkez İlçe Başkanı Damla Yılmaz Özcan, Kastamonu, Zonguldak, Düzce, Bolu, Karabük, Bartın, Sinop, Çorum ve Amasya yerel medya temsilcileri katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından açılış konuşmasını Kastamonu CHP İl Başkanı Dilek İlke Karabacak yaptı.

Whatsapp Image 2026 02 26 At 13.19.30

Dilek İlke Karabacak yaptığı konuşmasında, “Kıymetli davetlilerimiz, katılımcılarımız, Zonguldak, Karabük, Sinop, Bartın, Düzce, Bolu, Çorum ve Amasya’dan ve ulusal basınımızdan Kastamonu’muza gelen kıymetli basın emekçileri, hepiniz hoş geldiniz. Medya ve Halka İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Burhanettin Bulut’un moderatörlüğünde yerel basının hafızasını, emeğini ve geleceğini konuşacağız. Öncelikle bu buluşmaya ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyduğumuzu ifade etmek isterim.

Kastamonu’nun köklü bir basın geleneği vardır. Tarih boyunca sözünü sakınmayanların, kalemini eğip bükmeyenlerin şehri olmuştur. Bu geleneğin en önemli temsilcisi, Hüsnü Açıksöz’ün kurduğu Kastamonu Açıksöz Gazetesi’dir. 15 Haziran 1919’da yayın hayatına başlayan Açıksöz, Millî Mücadele yıllarında halkı bilinçlendiren, direnişe moral veren bir yayın anlayışı ortaya koymuştur. İstiklâl Marşımız Ankara’da yayımlandıktan sadece dört gün sonra, Açıksöz Gazetesi’nde de yayımlanmıştır.

İstiklâl Marşımız “Korkma” diye başlar. Bu kelime sadece bir milletin bağımsızlık iradesini değil; kalemini eğmeden, halk için yazan bir basının ruhunu da anlatır. Gazetecilik korkmadan, hakikati eğmeden, bükmeden halk için yapılır. Ben yerel basının sorunlarını uzaktan dinleyen biri değilim. Sevgili eşim uzun yıllar boyunca gazetecilik yaptı. Bu yüzden yerel basının ne demek olduğunu, hangi şartlarda ayakta kalmaya çalıştığını çok iyi biliyorum. Yerel gazetecilik, sadece haber yazmak değildir. Kentin hafızasını tutmaktır. Belediye meclisini takip etmektir. Mahalledeki sorunu görünür kılmaktır. Ulusal gündeme taşınacak haberin ilk satırını yazmaktır. Yerelde yapılan iş, ülkenin temelini besler. Yerelde gazetecilik zayıflarsa, demokrasi zayıflar.

Gazetecilik yoksa yolsuzluk artar, güvensizlik artar. Denetim mekanizmalarının sağlıklı işlemediği yerde basın hayati bir rol üstlenir. Basın dördüncü kuvvettir ve bu rolü özgürce yerine getirebilmelidir. Ancak bugün özellikle yerel basının ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Azalan reklam gelirleri, artan baskı maliyetleri, düşük tirajlar, resmi ilanlara bağımlılık… Küçük kadrolarla, çoğu zaman çok düşük ücretlerle, uzun çalışma saatleriyle büyük bir mücadele veriyorsunuz. Birkaç kişinin omzunda koca bir şehir gündemi var.

Dijitalleşme süreciyle birlikte hem geleneksel basını ayakta tutmaya çalışıyor hem de dijital dünyada var olma mücadelesi veriyorsunuz. Yerel basın güçlendirilmesi gerekirken kontrol altına alınmaya çalışılıyorsa, burada hep birlikte durup düşünmemiz gerekir.

Yerel basın bir kentin vicdanıdır. Yanlış varsa yazacak, eksik varsa soracak, doğru yapılanı da kamuoyuyla paylaşacaktır. Bu denge demokrasinin temelidir. Bizim yaklaşımımız nettir: Basının sorunları basın emekçileriyle birlikte çözülür. Ekonomik özgürlüğü olmayan bir basının editoryal özgürlüğü de sınırlı kalır. Bu nedenle yerel basının ekonomik olarak güçlendirilmesi, gazetecilerin örgütlenmesinin desteklenmesi ve mesleki dayanışmanın artırılması büyük önem taşımaktadır.

Bugün burada 9 ilden gelen gazeteciler olarak yalnızca sorunları konuşmak için değil, çözüm üretmek için bir aradayız. Anadolu’nun kadim birikimini birleştirecek, ortak aklı hep birlikte büyüteceğiz.

Yerel basının daha güçlü, daha özgür ve daha sürdürülebilir olması için birlikte yol haritası oluşturacağız. Kastamonu’dan yükselecek bu sesin, Türkiye’de yerel basının geleceğine katkı sunacağına inanıyorum. Katkınız için şimdiden teşekkür ediyorum. Kaleminiz güçlü, sözünüz özgür olsun” dedi.

Whatsapp Image 2026 02 26 At 13.19.32

Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı da, “Sayın Genel Başkan Yardımcım, değerli milletvekilim, çok kıymetli il başkanlarım ve ilçe başkanlarım, Daday Belediye Başkanımız, Zonguldak’tan, Karabük’ten, Bolu’dan, Düzce’den, Sinop’tan, Havza’dan, Çorum’dan ve ulusal basınımızdan bugün burada bulunan değerli gazeteci arkadaşlarım; Milli Mücadele’nin önemli şehirlerinden biri olan, İstiklal Yolu’nun ve İstiklal Marşı’nın ilk kez okunduğu şehir Kastamonu’ya hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Bugün burada sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Her şeyden önce, böyle anlamlı bir buluşmayı Kastamonu’da düzenlediği için değerli Genel Başkan Yardımcımıza teşekkür ediyorum. Az önce İl Başkanımız da ifade etti; Kastamonu, kadim bir şehir olmasının yanı sıra yerel basın açısından da güçlü bir geleneğe sahiptir. Üsküdar’da çıkarılan Açık Söz Gazetesi, İstiklal Marşı’nın ikinci kez yayımlandığı gazete olması bakımından son derece kıymetlidir. Ayrıca Milli Mücadele’ye verdiği destekle de basınımız, tarihimizde önemli bir yere sahiptir.

Değerli gazeteci dostlarımız, bugün burada yerel ve ulusal medyanın karşı karşıya kaldığı tüm sorunları konuşacaksınız. Bizler de sizleri dinleyerek pek çok konuda bilgi edineceğiz. Elbette basının ekonomik, siyasal, demokratik ve özgür ortamda kendini ifade edebilme gibi pek çok sorunu bulunmaktadır. Tüm bu konular bugün burada ele alınacaktır.

Özellikle İstanbul üzerinden bir örnek vermek istiyorum ancak bunun Türkiye genelinde de geçerli olduğuna inanıyorum. 31 Mart 2024 yerel seçimleriyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisi olmuş ve birçok il ile ilçede belediyeleri yönetme sorumluluğunu üstlenmiştir. Bunu şunun için söylüyorum: Bir gazetenin ve bir gazetecinin varlığını sürdürebilmesi için pek çok unsura ihtiyaç vardır; ancak her şeyden önce demokratik ve özgür bir ortama ihtiyaç duyulmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği şehirlerde, Kastamonu da dahil olmak üzere, basının kendini daha rahat ifade edebildiği demokratik bir ortamın oluştuğuna inanıyorum.

Kastamonu’da her geçen gün daha çok konuşan, daha çok tartışan bir şehir yapısı ortaya çıkmıştır. Belediye meclis toplantılarını izleyenler bunu açıkça görebilir. Eskiden 10 dakikada tamamlanan toplantılar, artık uzun süreli, herkesin özgürce konuşabildiği ve süre kısıtlamasının olmadığı toplantılar haline gelmiştir. Bu da toplumun kendini ifade edebildiğini, dolayısıyla basının da daha özgür bir ortamda görev yapabildiğini göstermektedir.

Bizler, belediye meclis toplantılarında geçmiş dönemde karanlıkta kalan pek çok konuyu açıklığa kavuştururken, bizimle ilgili merak edilen tüm sorulara da açık ve net yanıtlar veriyoruz. Böylece şehirde yaşayan hiçbir vatandaşın yerel yöneticiler hakkında kafasında soru işareti kalmamasını hedefliyoruz. Bir şehirde yöneticiler ne kadar şeffaf ve açık olursa, basın ve toplum da o kadar özgür olur.

Basının birçok sorunu vardır ve bunların çözülmesi gerekmektedir. Ancak en önemli mesele hakikat meselesidir. Gazeteciler, kalemlerini gerçeğin ve hakikatin yanında tuttukları sürece birçok sorunun çözüleceğine inanıyorum. Çünkü hakikat karşısında herkes eşittir. Bu eşitliği sağladığımız ölçüde basının sorunlarının da büyük ölçüde çözüleceğini düşünüyorum.

Bazen gazeteci dostlarımız, tarafsız olmadıklarını ifade ediyor. Ben, hiçbir gazeteciden mutlak tarafsızlık beklemiyorum. Ancak her gazeteciden objektif ve nesnel olmasını, hakikatin yanında durmasını bekliyorum. Bu sağlandığında, basının en temel sorunlarından biri çözülmüş olacaktır.

Ben, hepinize tekrar hoş geldiniz diyor, katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 02 26 At 13.19.34

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ise yaptığı konuşmasında, “Öncelikle burada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Bu mutluluğumun iki kat olmasının bir nedeni var. Çünkü Asaf Baltaş, mecliste birlikte mesai yaptığımız değerli bir milletvekili arkadaşımızdı. Futbol takımlarında olduğu gibi mecliste de yıldız isimler olur. Asaf Baltaş da Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri arasında yıldız isimlerden biriydi. Bugün onu kendi şehrinde belediye başkanı olarak görmekten ve yaptığı başarılı işlere tanıklık etmekten büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum.

Bugün dördüncü yerel basın buluşmamızı gerçekleştiriyoruz. Daha önce Ege, Marmara ve Batı Akdeniz bölgelerinde toplantılar yaptık. Bugün ise Batı Karadeniz’deyiz. Ramazan ayında, zor bir dönemde bu toplantıyı gerçekleştiriyoruz. Ancak işlerimiz çok, zamanımız ise az. Bu nedenle toplantılarımızı bölgesel olarak yapıyoruz. Dokuz ilimizden yerel medya temsilcileri ile burada bulunan değerli gazeteci arkadaşlarımız bu buluşmaya davet edildi.

Öğleden önce gazetecilerimizi dinleyeceğiz. Bu bölümde gazeteci kökenli milletvekilimiz Ali Öztunç da bizimle olacak. Kendisine katılımı için teşekkür ediyorum. Yerel medya başlığı altında toplanmış olsak da gazetecilik bir bütündür. Öğleden sonra ise dijital, yazılı ve görsel medyada görev yapan gazeteci arkadaşlarımızla bir araya geleceğiz. Yerel, ulusal, dijital ve ekran gazeteciliği birbirinden ayrı düşünülemez. Hepsi özünde gazeteciliktir. Bu nedenle onların sorunlarını, beklentilerini ve önerilerini konuşacağız. Aslında memleketin sorunlarını konuşacağız. Çünkü gazetecilik, özünde kamusal bir hizmettir. Gazetecilerin sorunlarını tartışmak, sadece bir meslek grubunun sorunlarını değil, ülkenin demokrasisini, özgürlüklerini ve ifade hakkını tartışmak anlamına gelir.

Gazeteci görevini yapamaz, gazete basılamaz ya da yayınlar dağıtılamaz hale gelirse, ülkede hakikatin tartışılması da imkânsızlaşır. Tarih boyunca bu coğrafyada hakikati dile getirenler büyük bedeller ödemiştir. Namık Kemal Magosa’ya sürülmüş, Tevfik Fikret baskılara maruz kalmış, Sabahattin Ali bu bölgede cezaevine atılmıştır. Hakikati söylemek her zaman zor olmuştur. Ancak Anadolu coğrafyası, her seferinde bu zorlukları aşmayı başarmıştır.

Bugün ise basın ve demokrasi açısından belki de tarihin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyoruz. Gazeteciler tutuklanıyor, sansüre uğruyor, medyada yer bulamıyor. İki gün önce Ali Can Uludağ’ın cezaevine girmesi bunun somut örneklerinden biridir. Bugün hakikati dile getirebileceğiniz mecra sayısı giderek azalıyor. Dijital medya ve sosyal medya da artık ciddi baskı altındadır. Hesaplar kapatılmakta, erişimler kısıtlanmakta ve yayınlar engellenmektedir.

Bu toplantının amacı da tam olarak bu karanlığı nasıl aşabileceğimizi tartışmaktır. Gazeteciliğin temel sorunlarından biri ekonomik özgürlüktür. Gazeteciler, hiçbir baskıya bağlı olmadan nasıl çalışabilir? Yerel medya bu darboğazı nasıl aşabilir? Bunları birlikte konuşacağız. Çünkü yerel medya, kentlerin hafızasıdır. Yerel medya güçlü olmazsa, ulusal medyanın güçlü olması da mümkün değildir.

Ekmekci’den sert yanıt: "Hayırdır?"
Ekmekci’den sert yanıt: "Hayırdır?"
İçeriği Görüntüle

Basın özgür olmazsa, denetim ortadan kalkar. Denetimin olmadığı yerde ise yolsuzluk ve usulsüzlük normalleşir. Basın susturulduğunda, özgürlük de susturulmuş olur. Bu nedenle yerel medyadan başlayarak güçlü bir basın yapısını inşa etmek zorundayız.

Bugün kamu hizmeti adı altında faaliyet gösteren birçok kurum, ne yazık ki asli görevinden uzaklaşmıştır. TRT, tüm vatandaşların vergileriyle ayakta duran bir kurumdur. Ancak bugün tarafsız yayıncılıktan uzaklaşarak tek merkezli yayın anlayışına dönüşmüştür. Basın İlan Kurumu da yerel medya için hayati öneme sahiptir. Buna rağmen eleştirel yayın yapan yerel basına destek verilmemektedir. İletişim Başkanlığı ise kamuoyunu bilgilendirmek yerine, tek sesli bir medya düzeni oluşturmaktadır.

Bu tablo, basının gelişmesini ve yeni Uğur Mumcu’ların yetişmesini zorlaştırmaktadır. Biz bu durumu değiştirmek istiyoruz. Türkiye genelinde yaptığımız bu toplantılarla, yerel ve ulusal medyanın sorunlarını tespit edecek, çözüm önerilerini bir araya getireceğiz. Toplantıların sonunda İstanbul’da büyük bir buluşma gerçekleştirerek elde ettiğimiz verileri somut politikalara dönüştüreceğiz ve hükümet programımıza ekleyeceğiz.

Konuşacak çok şey var. Gazeteciliğin sorunlarını en iyi sizler anlatacaksınız. Sözlerime son vermeden önce, aramızda bulunan değerli gazeteci Gözde Şeker’e de hoş geldiniz demek istiyorum. Kastamonu’ya gelerek bizleri yalnız bırakmadığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Son olarak şunu ifade etmek isterim: Güçlü bir basın, bağımsız bir yargı ve Cumhuriyet ile Atatürk değerlerine sahip çıkmak, güçlü bir demokrasi için vazgeçilmezdir. Bu mücadelede en büyük sorumluluk siz değerli gazetecilere düşmektedir. Hepinize katılımınız için çok teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 02 26 At 13.19.29

“Yerel Gazetecilik” Paneli Düzenlendi

Programda yapılan açılış konuşmalarının ardından, CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç moderatörlüğünde “Yerel Gazetecilik” başlıklı panelin ilk bölümüne geçildi. Panelde konuşmacılar yerel gazeteciliğin mevcut durumu ve karşılaşılan zorluklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programın sonunda katılımcılara da söz verilirken, medya mensupları sektörle ilgili sorun, dilek ve temennilerini dile getirdi.

İkinci Bölümde Dijital ve Geleneksel Medya Konuşuldu

Panelin ikinci bölümü ise CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Bu bölümde gazeteciler dijital, görsel ve yazılı basın üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Yapılan konuşmaların ardından Batı Karadeniz 4. Yerel Medya Buluşmaları programı sona erdi.

Whatsapp Image 2026 02 26 At 13.19.43

Muhabir: Banu Kebecioğlu