Kastamonu Belediye Meclisi, yılın ilk toplantısını (Ocak ayı olağan meclis toplantısı) Belediye Başkanı Hasan Baltacı başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantının gündem dışı konuşmalar bölümünde, kentte yaşanan su krizi ve Karaçomak Barajı’ndaki doluluk oranlarının kritik seviyeye inmesi meclisin ana gündemi olurken, CHP ve AK Parti grupları arasında karşılıklı açıklamalarla tansiyon yükseldi.

Gündem dışı söz alan CHP Grup Başkanvekili Serkan Mütevelli, kar ve buzlanma mücadelesinde çalışan belediye personeline teşekkür ederek konuşmasına başladı. Mütevelli ayrıca, 29 Aralık 2025’te Yalova’da gerçekleştirilen operasyon sırasında şehit olan polisler için rahmet diledi.
Mütevelli, ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Malum hava koşulları nedeniyle kar ve buzlanma mücadelesinde gece gündüz demeden çalışan tüm belediye personeline bir vatandaş olarak ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca 29 Aralık 2025 tarihinde Yalova’da gerçekleştirilen IŞİD operasyonu sırasında şehit olan polislerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Kastamonu sokaklarında gezdiğinizde görüyorsunuz; geçinmek artık bir lüks değil, bir mucize hâline geldi. Emeklimiz pazarın sonunu bekliyor, esnafımız siftah yapmadan dükkân kapatıyor. Ne alan memnun ne de satan.
"İNSANLARIN YÜZÜNDEKİ UMUTSUZLUĞUN KÖKLERİNE BAKIN"
Buradan AK Parti İl Başkanı Sayın Ahmet Sevgilioğlu’na seslenmek istiyorum: Caddeye indiğinizde sadece ağaç köklerine değil; insanların yaşadığı sıkıntıların köklerine, yaşanılan adaletsizliklerin köklerine, insanların yüzündeki umutsuzluğun köklerine bakın.
"BUGÜN MÜ AYAKLARINIZA TAKILIYOR"
Kendi belediyeniz döneminde ve genel siyasetteki ortağınızın yönettiği dönemde hiçbir işlem yapılmayan bu ağaçlar bugün mü ayaklarınıza takılıyor? Çabanızı takdir ediyorum; en azından ofislerinizden çıkıp halkın arasına inmeye çalışıyorsunuz.
Paylaşımlarımızı eleştiriyorsunuz. Biz o paylaşımları yaparken hem ilgili bölgelerde yaşayanların hem de tüm hemşehrilerimizin bilgisi olsun diye yapıyoruz. Bizi hem sosyal medyadan hem de caddeden takip etmenizden memnuniyet duyuyoruz.
26 Aralık 2025 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun Ilgaz 15 Temmuz Tüneli ile ilgili paylaşımını gördük. Dokuz yıl önce açılan bir tünelin hala çalışıyor olması zaten olması gereken bir durumdur. Bunu neden paylaşma gereği duyduğunuzu sormak gerekir.
Paylaşılan temizlik görüntüleri günlük rutin temizlik değil; ekiplerin dipten girerek yaptığı kapsamlı temizliktir. Sekiz-on yıldır girilmeyen, ot kaplamış, bakımsızlıktan harap olmuş sokakların temizlenmiş görüntüleridir.
"SİZİN MAKSADINIZ PARTİNİZİ İKNA ETMEK"
Sizin maksadınız toplumu ikna etmek değil, kendi partinizi ikna etmektir. Toplumu ikna etmek gibi niyetiniz olsaydı, CHP İl Başkanımız Sayın İlke Karabacak’ın sorduğu ve arkasından suç duyurusunda bulunduğu soruları samimiyetle yanıtlardınız.
Asıl iş bilmezlik; Kastamonu’nun kaynaklarını yıllarca heba etmek, belediyeyi borçla tanıştırıp sürüklemek ve şimdi de yapılan hizmetlerin önüne takoz koymaya çalışmaktır.”
MÜTEVELLİ TBMM'DE KONUŞAN MİLLETVEKİLİ ULUAY'A DA YANIT VERDİ
CHP Grupbaşkanvekili Serkan Mütevelli, 2025 yılının son meclis oturumunda konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay'ın CHP'ye yönelik ifadelerine de yanıt vererek şunları kaydetti:
“2026 yılı Merkezi Bütçe Kanun Teklifi görüşülürken, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhuriyet Halk Partisi’ni yapılan işlere karşı çıkmakla eleştirdiniz. O halde 2026 bütçe görüşmelerinde Cumhuriyet Halk Partisi tarafından verilen, AK Parti ve MHP tarafından reddedilen bazı önergeleri hatırlayalım:
Emeklilere asgari ücret tutarında bayram ikramiyesi verilmesi reddedildi. Emekli maaşlarının asgari ücrete çekilmesi reddedildi. Okula aç giden çocuklara ücretsiz öğle yemeği verilmesi reddedildi. Üniversite öğrencilerinin burslarının bir kat artırılması reddedildi. Çiftçilere ÖTV’siz ve KDV’siz mazot verilmesi reddedildi. Çiftçilerin 600 bin liraya kadar olan borçlarının silinmesi reddedildi. Tarımda kadın ve genç çiftçilerin sigorta primlerinin devlet tarafından ödenmesi reddedildi. Deprem sonrası zor şartlarda yaşayan ve konteynerde kalan ailelere elektrik desteği verilmesi reddedildi. KOBİ’lere, esnaf ve zanaatkarlara 10 milyar lira ilave destek verilmesi reddedildi.
Boşanmış ve çocuklu kadınlara bütçeden yardım ödenmesi reddedildi. İhtiyaç sahibi hanelere ücretsiz internet sağlanması reddedildi. Kadın kooperatifleri ve kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla 100 bin kadına 2 milyon lira hibe verilmesi reddedildi. Ev emekçisi kadınların sigortalanması ve emeklilik hakkına kavuşması için 120 milyar TL ödenek ayrılması reddedildi.
“SAYIN MİLLETVEKİLİ BELEDİYENİN YAPTIĞI İŞLERİ KÜÇÜMSEMİŞTİR”
Sayın Uluay, bu önergelerin tamamı sizin de içinde bulunduğunuz grup tarafından reddedildi. Sayın vekil, konuşmasında Kastamonu’daki halkçı belediyenin yaptığı işleri küçümsemiştir. ‘Birkaç süt dağıtılıyor’ dediğiniz yerde, 300’ün üzerinde aileye süt dağıtılmaktadır. 700’ün üzerinde Kastamonulu genç eğitim görmektedir.
Siz halkı, vatandaşı ve onun iradesiyle seçilmiş halkçı belediyeleri küçümsemeye devam edebilirsiniz; ancak biz doğru bildiğimiz hiçbir şeyden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.”
“ORMAN KÖYLÜSÜNÜN VEBALİNİ TAŞIYABİLECEK MİSİNİZ?”
"Biz hem dağıtılan sütlerin hem de eğitim gören öğrencilerin sorumluluğunu üstleniyoruz ve bunu gururla her yerde anlatıyoruz. Ancak sizler, orman köylülerinin vebalini üstlenebilecek misiniz? ‘Zarar ediyoruz’ diyerek Orman Genel Müdürlüğü tarafından üretim ve kesim işlerinde alt birim fiyatlarda yüzde 40 indirime gittiğiniz orman köylüsünün vebalini taşıyabilecek misiniz?
Türkiye’de en fazla orman köylüsünün Kastamonu’da yaşadığını Sayın Bakan’a hatırlatabilecek misiniz?"
AKTİF DOLULUK YÜZDE 8’E DÜŞTÜ
"Kastamonu Belediyesi olarak Mayıs ayından bu yana Karaçomak Barajı’ndaki su seviyesinin kritik noktalara düşeceğini öngördük. Şu anda barajdaki aktif doluluk oranının yüzde 8’e kadar düştüğü bilinmektedir. Bu nedenle yıl içerisinde Devlet Su İşleri ile acil çözüm başlıkları altında çok sayıda toplantı gerçekleştirdik.
Bu kapsamda Devlet Su İşleri’ndeki ilgili birimler tarafından 250 milyon lira bütçeli bir acil eylem planı hazırlandı. Karasu Deresi’ni kapsayan bu çalışmaları için kendilerine teşekkür ediyoruz. DSİ Genel Müdürlüğü bu planı acil eylem programına aldı; ancak ne bakanlık tarafından bütçe ayrıldı ne de başka bir çalışma yapıldı.
2023 yılında deprem gerekçesiyle DSİ binaları, lojmanları ve sosyal tesisleri için 547 milyon lira ayıranlar, Kastamonu’nun içme suyu için hayati öneme sahip olan bu acil eylem planına kaynak ayırmamıştır.
Bunun üzerine Terziköy mevkiinde Karasu Deresi yatağına yönlendirme yapılmasını önerdik. Yapılacak bir protokolle tüm masrafları üstlenmeye hazır olduğumuzu da ilettik. Yerinde incelemeler yapıldı; ancak süreç ‘Ankara’dan ekip gelecek’ denilerek uzatıldı ve sonunda bu çalışmanın uygun bulunmadığı ifade edildi. Yani projesini hazırladığımız, tüm masraflarını karşılamaya hazır olduğumuz bir projeye dahi izin verilmedi. Bu durumu Kastamonulu hemşehrilerimizin vicdanına emanet ediyorum.”
MÜTEVELLİ'DEN BAKAN YUMAKLI'YA ELEŞTİRİ
CHP'li Serkan Mütevelli kürsüde yaptığı konuşmada Kastamonulu hemşehrimiz Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya da eleştirilerde bulunarak şu sözleri kaydetti:
“Kastamonulu olmakla övündüğümüz bir Tarım ve Orman Bakanımız var. Sayın Bakan bugüne kadar Kastamonu’ya tam 13 kez gelmiş; açılışlara katılmış, il danışma kurullarına katılmış, kongrelere katılmış, festivallere ve bayramlaşmalara gelmiş, ‘Hasan Başkan’ı seçmeyin’ demeye gelmiş; ancak bir kez olsun kendi sorumluluğunda olan Karaçomak Barajı’na dönüp bakmamış, Kastamonu’nun su sorununu nasıl çözeriz diye kafa yormamıştır. Böyle bir memleket anlayışı da, böyle bir bakanlık anlayışı da kabul edilemez.
Sudan sorumlu bakanın memleketinde baraj kurumuş, kılını kıpırdatan yok. Soruyorum size: Kendi memleketinin su sorununu çözmek için irade gösteremeyen bir bakanın ülkeye ne faydası olur, Kastamonu’ya ne faydası olur?
Memleketin işi için iletişim kurmaya çalışıyoruz, ona bile tenezzül edilmiyor. ‘CHP belediyesi kazandı, su bile vermeyiz’ anlayışıyla Kastamonu cezalandırılıyor. AK Partili meclis üyeleri bize sürekli ‘Kastamonu Belediyesi doğru işler yaparsa destek oluruz’ diyorsunuz. Bizim yanlış yaptığımız tek bir iş dahi yoktur. Destek olmayacaksanız bari engel olmayın.
Su seviyesi yüzde 8’e düşmüş, bu durum Mayıs ayından bu yana öngörülmüş, ancak iktidar hiçbir tedbir almamıştır. Görevinizi yerine getiremiyorsanız, yapmak isteyene engel olmayın. Projemizi hazırladık, maliyetini karşılamaya hazır olduğumuzu söyledik; buna bile izin vermediniz. Siz gölge etmeyin, başka ihsan istemeyiz.
Yolu bahane edip on yıldır Kırık Barajı’nı dahi bitiremediniz. Bu yeni bir konu değil; barajın projesi yapılırken yolun önce tamamlanması gerektiği belliydi. Mayıs ayından bu yana sizi uyarıyoruz; bu barajın suyunun içme ve sulama ihtiyacını karşılamayacağını söylüyoruz.
Tarım Bakanlığı ve devlet kurumları babamızın cebinden harcama yapmıyor. Kastamonu’da ve bu ülkede toplanan vergilerle hizmet ediyorsunuz. Bu şehre hizmet etmek zorundasınız. Eğer ‘yapamıyoruz’ diyorsanız, yapmak isteyene engel olmayacaksınız.
Herkes bilsin ki Kastamonu için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bakanlık destek verse de vermese de bu sorunun peşini bırakmayacağız.”

“BELEDİYECİLİK MAZERET ÜRETME YERİ DEĞİL”
Mütevelli’nin ardından söz alan AK Parti Belediye Meclis Üyesi Mehmet Naci Terzi, su krizi ve baraj doluluk oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terzi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994’teki belediye başkanlığı dönemini hatırlatarak şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanımız 1994 yılında belediye başkanıyken muhalifti. İktidarın belediye başkanı değildi. Melen’den kuş uçuşu 170 kilometre mesafeden su getirdi. Sudaki bahanelerin arkasına sığınmadı. Bunun neticesinde belediyede dört yıl kaldı; beş yılı tamamlayamadı. Hatta yargısal sebeplerle içeriye girdi ve bugün Cumhurbaşkanlığı makamına yükseldi. Belediyecilik hizmettir, mazeret üretme yeri değildir.
Elbette ki bu belediye başkanlığı seçilirken, Kastamonu Belediyesi’ne otururken ‘trilyon dolarlık bütçeniz var, alın harcayın’ denilmedi. Buraya seçilen her belediye başkanı bunun böyle olmadığını bilir. Önemli olan bu kaynağı üretmek, bu kaynağı yaratmaktır. Ben de diyorum ki ‘param olsa şuraya bir bina dikerdim’ demek kolay; önemli olan o sermayeyi bulup o binayı dikmektir.
Karaçomak Barajı 1976 yılında yapılmış. Zamanında yaptıranlara teşekkür ederiz. Şu an doluluk oranı yüzde 15,4. Aktif doluluk oranı yüzde 8. Geçen sene aynı tarihte yüzde 26 idi. Yaklaşık 50 günlük su bulunmakta.
İçme ve kullanma suyunu tedarik etmek normalde belediyenin asli görevidir; ilgili hizmet kanununun 15. maddesine göre.
14 Mayıs 2025 tarihinde Karaçomak Barajı’nın yetersiz kalacağı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belediyeye bildiriliyor. Bu doğrultuda da belediye ile DSİ arasında bir protokol imzalanıp sondaj çalışmaları yapılıyor. DSİ de destek veriyor.”
'KARAÇOMAK' TARTIŞMASI MECLİSTE GERGİNLİK YARATTI
Mecliste su sorununun çözüm süreci ve yaşanan gecikmeler üzerine taraflar, sürece ilişkin sorumluluk alanlarını işaret ederek karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. CHP ve AK Parti gruplarının sırayla söz almasıyla tartışmalar sertleşirken, oturumda zaman zaman sesler yükseldi.

“KONUYU ÇİN'E GÖTÜRÜYORSUNUZ”
Tartışmaların ardından Belediye Başkanı Hasan Baltacı söz alarak, gündemin başka başlıklara çekilmesine tepki gösterdi. Baltacı, özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşleri’ni eleştirerek su krizine ilişkin sert ifadeler kullandı. Baltacı’nın konuşmasında öne çıkan ifadeler şöyle:
“Biz Karaçomak Deresi’nden, Karaçomak Barajı’ndan bahsediyoruz. Siz Filistin’e gittiniz, İsrail’e gittiniz, Akdeniz’e gittiniz, Polonya’ya gittiniz, Çin’e gittiniz, Rusya’ya gittiniz ama bir türlü Karaçomak Barajı’na gelemediniz.”
Bakanlıkla iletişim kurmakta zorlandıklarını ifade eden Baltacı, taleplerinin kişisel değil kamusal olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Babamızın işi için, çoluğumuzun çocuğumuzun işi için kimseyi aramıyoruz. Bu şehir için arıyoruz ama telefonlarımıza cevap verilmiyor.”
Baltacı, belediye olarak süreci aylar öncesinden öngördüklerini belirterek Mayıs ayını işaret etti:
“Mayıs ayında uyardık. ‘Su krizi geliyor’ dedik. O gün barajın doluluk oranı yüzde 44’tü. ‘130 günlük suyumuz var’ dediler. Biz de herkes üzerine düşen görevi yapsın dedik.”
Belediyenin yaptığı sondaj çalışmalarına değinen Baltacı, “Üç ayrı noktada sondaj yaptık, saniyede 50 litre su elde ettik. Gürleyik isale hattına vereceğiz. Ama bu su Kastamonu’nun ihtiyacını karşılamıyor. Bizim günlük ihtiyacımız saniyede yaklaşık 350 litre” dedi.
Karaçomak Barajı’ndaki tabloya ilişkin rakamları paylaşan Baltacı, “Barajın doluluk oranı yüzde 15. Aktif, içilebilir su oranı ise sadece yüzde 8” ifadelerini kullandı.
"DSİ BAŞKA BİR ÜLKENİN KURUMU DEĞİL"
DSİ’ye yönelik eleştirilerini sürdüren Baltacı, kurumun sorumluluğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“DSİ başka bir ülkenin kurumu değil. Orada bizim vergilerimizle oturuyorsunuz. O barajın suyunu dolduracaksınız; görev bu.”
Karaçomak Barajı’nın yalnızca içme suyu değil, tarım açısından da kritik olduğunu vurgulayan Baltacı, yaz aylarında daha büyük bir kriz yaşanabileceğini dile getirdi:
“O baraj sadece içme suyu değil, tarımı da besliyor. Yaz geldiğinde köylüyle karşı karşıya mı geleceğiz? Su mu içeceğiz, tarla mı sulayacağız? Bu kabul edilebilir bir durum değil.”
Belediye olarak çözüm üretmek istediklerini belirten Baltacı, DSİ’ye sundukları teklifi de şöyle aktardı:
“Terzi Köyü’nden Karaçomak Barajı’na su aktaralım dedik. ‘Siz yapın, parasını biz ödeyelim’ dedik. ‘Birlikte yapalım’ dedik. Ama cevap bile alamadık.”
Tartışmaların farklı başlıklara çekildiğini söyleyen Baltacı, “Kastamonu’dan bahsediyoruz, konuyu alıp Çin’e götürüyorsunuz. Bizim anlatmak istediğimiz tek şey var: Karaçomak Deresi ve Karaçomak Barajı” ifadelerini kullandı.
"KENDİ MEMLEKETİNDEKİ BARAJI KURUTAN BAKANI BEŞ DAKİKA ORADA TUTMAM"
Baltacı, “O barajı doldurmak Tarım Bakanı’nın görevidir. Ben, Sayın Cumhurbaşkanının yerinde olsam, kendi memleketindeki barajı kurutan bakanı beş dakika orada tutmam. Eskiden olsa affetmezdi. Kendi memleketinde insanlar içme suyuna hasret kalacak, siz orada bakanlık yapacaksınız. Herkes görevini yapsın. Sayın bakan bugüne kadar Kastamonu’yu 13 kez ziyaret etmiş ancak bir kere dahi Karaçomak Barajı’na gitmemiş. Eğer kendisi, 14’üncü seyrü seferini Karaçomak Barajı’na yaparsa çok memnun oluruz”” dedi.
Başkan Baltacı’nın konuşmasının ardından oturuma 5 dakika ara verildi.




