Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti'de değişimin sinyalini verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti'de değişimin sinyalini verdi

Parti binasında basın toplantısı gerçekleştiren Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kastamonu Belediye Başkan Adayı Yüksel Aydın’ın hedefinde CHP vardı.

“NEREDEN ÇIKTI BU KASTAMONU SEVGİNİZ?”
Milliyetçi Hareket Partisi Kastamonu Belediye Başkan Adayı Yüksel Aydın’ın açıklamaları şöyle:
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin ekibine muhteşem 3’lü diyorum. Türkiye genelinde ne noktaya geldiklerini, hangi eteklere yapıştıklarını görüyorsunuz. Dolayısıyla buradaki muhteşem 3’lünün yaptıkları güzellemelere kanmayın. Onların yukarıdan hiçbir farkı yok. Bir mağduriyet oynamaya çalışıyorlar. Bunlar o kadar küstahlar ki sakın ola bunların sözlerine kanmayın. Ben bunlara İmamoğlu’nun yancıları, beslemeleri demiştim. Ne kadar haklı çıktım gördünüz. Ben altını dolduramayacağım hiçbir şey söylemedim. Ben kimseye iftira atmam. Ben onun günahını da sevabını da bilirim. Gördünüz değil mi İmamoğlu’nu, Mansur Yavaş’ı? Siz kimsiniz? Siyasi tarihte böyle bir şey gördünüz mü? Şaşırmışlar. Kastamonu’dan ne istiyorsunuz siz? Ekrem İmamoğlu’nun, Mansur Yavaş’ın, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ne işi var Kastamonu’da? Bunlar ne istiyor Kastamonu’da? Nereden çıktı bu Kastamonu sevginiz? Şimdiye kadar neredeydiniz? Sizin Kastamonu’da neyini var? Sadece bu yönüyle değerlendirseniz bile ne yapmak istediklerini görürsünüz. Siz bu Hasan Baltacı’nın terör örgütünün alt ağzı olan birini yönetime koyup Kastamonu halkına ders vermek istediğini anlamıyor musunuz? Lütfen bağlantılara bir bakın. Tehlikenin farkında olun. Bu Selahattin Demirtaş’a terörist diyemiyor. Sonra bu adam mağdur oluyor.”

“YÜKSEL AYDIN SİZİ İFŞA ETMEYE DEVAM EDECEK”
“Ben şehitlikte babamın hayrına tavır göstermedim. Ama vicdanım el vermedi. Programda ifade ettiği sözleri, Türk Bayrağına olan yaklaşımı sadece beni değil, tüm Kastamonu’yu rahatsız ediyor. Benim tavrım bireysel değil. Bunları şehitlikte göremezsiniz. HDP’liyi yönetime alan adamlar için ben ne söyleyeyim. Hasan’a hoş geldin mi diyeyim? Gel kardeşim sarılalım mı diyeyim? Biliyorum ki sizde aynı hissiyattasınız. Ben bunları rahatsız ediyorum. Bundan da memnunum. Yüksel Aydın sizi ifşa etmeye devam edecek.”

“HİKMET ERBİLGİN İZİN VERMEDEN NE HASAN BALTACI, NE DE İLKE KARABACAK EVİNDEN ÇIKAMAZ”
“Hikmet Erbilgin senin ne kadar tehlikeli bir adam olduğunu biliyorum. Hikmet Erbilgin izin vermeden ne Hasan Baltacı, ne de İlke Karabacak evinden çıkamaz. İkisinin de konuşmalarını Hikmet yazar. İşin başı bu adam. Kadıköy’de Bostancı’da da bu adam. Ey kurban olduğum cemaatler size neler söylüyor? Ben neler söylediğini size 8 ay önce söyledim. Şimdi güzellemeler, şirinlikler yapıyorum. Ey Kastamonu. Nasıl bir tehlikenin içindesiniz siz fark etmiyor musunuz?”

“SEN KENDİ KENDİNİ SÖYLEMLERİNLE PAÇAVRA ETMİŞSİN ZATEN”
“Dilek İlke Karabacak, bundan sonra seni hanımefendi kimliğinle görmeyeceğim. İl başkanı olarak göreceğim. Dün akşam Hikmet Erbilgin ‘Yüksel Aydın bu memleketin kadınlarına sizi paçavra yaparım. Dedi’ demiş. Bu kadar Allahsız, kitapsız. Benim söylediğim cümle şu ‘Sayın İlke hanım. Sana karşı cümle kuramıyorum. Hanımefendilere karşı hassas davrandığımın ifadesidir. Lütfen üzerime gelme. Sana cevap vermek zorunda kalırım’ dedim. İnadına üstüme geldi. Ben onu il başkanından öte hanımefendi olarak gördüm. Fakat şunun kadınlıkla ne kadar bağdaştığını söyleyin. Bana ‘Her adam erkektir. Ama her erkek adam değildir’ dedi. Bunu söyleyen İlke Karabacak. Bunu bana il başkanı olarak söylese ne cevap vereyim. Kadın olarak söylese ne cevap vereyim. Sen önce ağzından çıkan sözlere bir baksana. Ondan sonra çıkıyorsun Kastamonu kamuoyuna mağduru oynuyorsun. Sen Hikmet’in yazdıklarını okumaya devam et. Eve ben ‘Seni paçavra ederim’ dedim. Sözümün arkasındayım. Ama benim bir şey yapmama gerek kalmadı. Sen kendi kendini söylemlerinle paçavra etmişsin zaten.”

“SİZİ GERİ DÖNMEMEK İÇİN GÖNDERECEĞİM”
“Kastamonu’nun yüzde 20’si sol seçmen, yüzde 80’i sağ seçmen. Kastamonu insanının size gösterdiği nezaketi siz ne zannediyorsunuz? İlke Karabacak, Hikmet Erbilgin, Hasan Baltacı. Sizi geri dönmemek için göndereceğim. İnşallah bizde Atatürk milliyetçisi Cumhuriyet Halk Partililerle çalışmaya devam edeceğiz.”

Kaynak: TV366