Anahtar Parti Mali İşlerden Sorumlu Kastamonu İl Başkan Yardımcısı Selçuk Yılmaz, yaptığı basın açıklamasında kamu kaynaklarının yönetimi, mali disiplin ve hesap verebilirlik konularını gündeme taşıdı.

Kamu kaynaklarının korunmasının siyasetin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik gücün yalnızca bütçenin büyüklüğüyle değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Kaynakların nasıl kullanıldığının da önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, harcamaların önceliklere göre planlanması ve kamu adına kullanılan her kaynağın hesabının verilebilmesi gerektiğini vurguladı.

“BUGÜN BU HESABI YAPABİLİR MİSİNİZ?”

Açıklamasında geçmiş yıllardaki ekonomik söylemlere de atıfta bulunan Yılmaz, iktidarın sosyal yardım ve asgari ücret üzerinden yaptığı değerlendirmeleri gündeme getirdi.

Yılmaz, “Hani diyorsunuz ya 2002 yılında 2,5 milyon fakire bakıyoruz demiştiniz. Şimdi ise 17,5 milyona çıkardık diye gururlanıyorsunuz. 2002 yılında simit hesabı yapıp asgari ücret hesabı yapmıştınız. Bugün bu hesabı yapabilir misiniz? Ya da fon yolsuzluğunu hesap verebilir şekilde açıklayabilir misiniz?” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ GEÇİM MÜCADELESİ VERİYOR”

Vatandaşın ekonomik şartlar karşısında yaşadığı sıkıntılara da değinen Yılmaz, esnaf ve üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini belirtti.

Yeni Parti'den tarihi miras çıkışı: "Taşköprü bunu hak etmiyor"
Yeni Parti'den tarihi miras çıkışı: "Taşköprü bunu hak etmiyor"
İçeriği Görüntüle

Yılmaz, “Bugün vatandaşımız geçim mücadelesi verirken esnafımız artan maliyetlerle ayakta kalmaya çalışıyor, üreticimiz emeğinin karşılığını almak istiyor. Böyle bir ortamda mali disiplin, tasarruf ve kaynakların verimli kullanılması her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır” dedi.

“BEYTÜLMAL EMANETTİR”

Kamu kaynaklarının yönetiminde yalnızca hukuki kuralların değil, vicdani ve ahlaki sorumluluğun da gözetilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, siyasi kurumlarda şeffaflığın esas alınması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, bu konudaki yaklaşımını, “Bizim anlayışımızda beytülmal emanettir. Emanete sahip çıkmak, yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur” sözleriyle ortaya koydu.

Kamu kaynaklarının kullanımının açık biçimde takip edilebilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Kamu kaynaklarının nereden geldiği, nereye harcandığı ve topluma ne kazandırdığı açıkça ortaya konulmalıdır” dedi.

Siyasi kurumların mali işleyişine de değinen Yılmaz, “Gelir ve giderlerin düzenli kaydedilmesi, harcamaların belgelerle desteklenmesi, mali raporların zamanında hazırlanması ve denetim süreçlerinin titizlikle yürütülmesi kurumsal güvenin vazgeçilmez unsurlarıdır” ifadelerini kullandı.

“ASIL MESELE İSRAFI ÖNLEMEK”

Mali yönetimin yalnızca evrak düzenlemekten ve hesap tutmaktan ibaret olmadığını belirten Yılmaz, kaynakların doğru planlanması ve israfın önlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Yılmaz, “Asıl mesele; kaynakları planlamak, israfı önlemek, sorumlulukları belirlemek ve alınan kararların sonuçlarını takip etmektir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin üretimi destekleyen, vatandaşın yükünü gözeten ve kamu kaynaklarını verimli kullanan bir mali yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu belirten Yılmaz, çözümün sorunları görmezden gelmekten değil, eksikleri tespit ederek çözüm üretmekten geçtiğini kaydetti.

“GÜVEN, SÖZLE DEĞİL UYGULAMAYLA KAZANILIR”

Açıklamasının sonunda şeffaflığın yalnızca siyasi söylem olarak kalmaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, yönetimde güvenin uygulamalarla ortaya çıkacağını belirtti.

Yılmaz, “Çünkü güven, sözle değil uygulamayla kazanılır. Şeffaflık, yalnızca bir söylem değil, günlük yönetim anlayışının parçası olmalıdır” dedi.

Yılmaz, “Makamlar geçici, sorumluluklar kalıcıdır. Milletin emaneti olan kaynakları korumak ve hesabını verebilmek, siyasetin en temel ölçülerinden biri olmalıdır” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Muhabir: Hakan Emiroğlu