Balcılık mesleğini üç kuşaktır sürdüren ve oğluna da öğreterek dördüncü kuşağa aktaran Arpacı, bal üretimi, bal sağımı ile mesleğin zorlukları ve meşakkatleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Köylerin her geçen yıl boşaldığına dikkat çeken Arpacı, “Köylerimizde üretilen süt, tereyağı, yumurta, kesik, arpa ve buğday gibi ürünlerin yanı sıra hayvancılık, tavuk ve hindi yetiştiriciliği de artık yapılmaz hale geldi. Üreticilerimiz ve hemşehrilerimiz teşvik edilerek köylerini terk etmemeleri için yeni projeler acilen hayata geçirilmelidir. Önceden kendi kendine yeten ülkemizin tekrar bu duruma gelmesi gerekiyor. İnsanlarımız asgari ücretle çalışmak için köylerini terk ediyor, tarlalar ekilmez, evler boş kalıyor. Bu durum bizleri derinden üzüyor” dedi.

"Dedem, babam ve ben üç kuşaktır arıcılık yapıyoruz, şimdi de oğlumu yetiştiriyorum"

Balcılık mesleğiyle ilgili de konuşan Arpacı, “Dedem, babam ve ben üç kuşaktır arıcılık yapıyoruz. Ailemin geçimini bu meslekten sağlıyorum. Bu mesleği çok seviyoruz. Şimdi oğlumu da yetiştiriyorum. Amacım bu meslek ölmesin ve gelecek nesillere örnek olsun” ifadelerini kullandı.

Bu yıl bal üretiminde yaklaşık yüzde 20 oranında verim kaybı yaşandığını belirten Arpacı, “Doğal ortamlarda elde ettiğimiz kestane balı, yayla balı ve çiçek balını müşterilerimizle buluşturuyoruz. Orman gülü balı (deli bal) ise bu yıl yok denecek kadar az oldu. Arıcılık zor bir meslek; kovanların yeri, hava şartları ve bakım çok önemli” dedi.

90 Yıllık Balcılık Geleneği 4. Kuşakla Devam Ediyor (1)

Yaklaşık 90 yıllık aile geleneği olan bal üretiminin hava koşullarına bağlı olduğunu vurgulayan Arpacı, kovanları farklı bölgelere taşıyarak verimi artırmaya çalıştıklarını söyledi. Kestane balını sahil ve yüksek kesimlerde, çiçek balını ise Şenpazar Himmet Köyü ve Ilgaz Dağı’nda 1850 rakımda ürettiklerini belirten Arpacı, sağım işlemlerinin haziran-temmuz ve ağustos aylarında yapıldığını ifade etti.

Ürettikleri balların tamamen doğal ve katkısız olduğunu söyleyen Arpacı, “Arıcılık emek ve titizlik ister. Çalışmazsanız başarılı olmanız mümkün değildir” dedi.

Dördüncü kuşak olarak oğlunun da mesleği öğrendiğini belirten Arpacı, “Yer seçimi ve hava koşulları verimi doğrudan etkiliyor. Bazen alçak kesimlerden verim alamazken, yüksek rakımlı bölgelerden çok kaliteli ürün elde edebiliyoruz. Ilgaz’ın yüksek kesimlerinde ürettiğimiz ballar oldukça kaliteli” diye konuştu.

"Bal bakteri barındırmadığı için doğal bir antibiyotiktir"

Balın sağlık açısından önemli bir ürün olduğunu ifade eden Arpacı, “Bal bakteri barındırmadığı için doğal bir antibiyotiktir. Çeşidine göre bağışıklığı destekleyici etkileri bulunur. Belediye Mahkemealtı’ndaki işyerimizde müşterilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz” dedi.

Arı sütü hakkında da bilgi veren Arpacı, arı sütünü bal ile karıştırarak satışa sunduklarını belirterek, “Arı sütü buzdolabında saklanmalı, tahta veya plastik kaşıkla tüketilmelidir. Günde az miktarda, tercihen sabah aç karnına kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Son olarak bal fiyatlarına da değinen Arpacı, şu an satış fiyatlarının şu şekilde olduğunu belirtti:

Kastamonu'da Erdoğan Berberi kabri başında anıldı
Kastamonu'da Erdoğan Berberi kabri başında anıldı
İçeriği Görüntüle

-Çiçek Balı: 650-700 TL

-Karakovan Balı: 1.000-1.200 TL

-Petek Balı: 900 TL

-Kestane Balı: 2.500 TL

-Orman Gülü Balı (Deli Bal): 4.000-5.000 TL.

Muhabir: Ercan Çatal